Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bil
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalı şirketten zirai alanda kullanılmak adına damlama boruları ve buna bağlı ek parçalara ilişkin alım yapmakta olduğunu, alım satım işlemi ise; davacı ödeme yapmakta daha sonra ihtiyat duyduğu malzemeleri sipariş vererek davalı şirketten temin ederek işlemi gerçekleştirdiğini, davacı şirket 09/02/2019 , 22/09/2019, 25/02/2019 ve 25/04/2019 tarihlerinde davalı şirketten damlama boruları ve ek parçalarda çıkan ayıplar neticesinde ayıp ihbarı yapılması adına davalı şirket yetkilileri ile görüşmeler yapıldığını, bunun üzerine davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde söz konusu malların ayıplı olduğu kabul edildiğini, davalı şirket ile de ayıp konusunda mutabık kalınarak davacı şirket tarafından 08/05/2019 tarihli 32.769,75 TL tutarlı iade faturası tanzim edildiğini ve söz konusu iade faturası davalı şirket tarafından da kabul edilerek ticari defterlere işlendiğini, taraflar arasında bahsedildiği gibi bir anlaşma olmasına ve bu anlaşmaya istinaden mutabakat sağlandığı, ticari defterlere işlenmesine ve bu yönde vergi dairelerine bildirim yapılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından davacının kalan cari hesabı ödenmediğini, davalı şirket tarafından 11/10/2019 tarihli 10.358,13 TL bedelli "fiyat farkı" konulu fatura düzenlenip davacı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından verilen sürede cari hesaba ilişkin ödeme yapılmaması üzerin davacı tarafça İzmir 16. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde işbu icra takibine itiraz edilerek icra takibi durdurulduğunu belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında müvekkili şirketçe üretilen zirai alanda kullanılmak üzere damlama boruları ve ek parçalarının alım satımına ilişkin ticari ilişki ve buna bağlı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının davacı müvekkili şirketçe teslim edilen emtianın ayıplı olduğu gerekçesi ile müvekkili şirket adına A-11367 nolu 05.08.2019 tarihli, 32.769,75-TL tutarında iade faturası düzenlediğini ancak davalı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığı gibi, söz konusu fatura içeriğine uygun şekilde bir mal iadesi de gerçekleştirmediğini, bu itibarla davalı şirket fatura içeriğini yani iade faturasına konu malları müvekkili şirkete iade etmediğinden, iade edilmeyen emtia dikkate alınarak müvekkili şirketçe 11.10.2019 tarihli ve 10.358,13-TL bedelli fatura düzenleyerek muhataba gönderdiğini, davalının söz konusu faturayı müvekkili şirkete haksız olarak iade ettiğini, davalı söz konusu fatura bedelini ödemediğinden aleyhine İzmir 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine de itiraz ettiğini, itirazın iptali için İzmir Arabuluculuk bürosuna ... arabuluculuk numarası ile zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak arabulucuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının borca itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafından takibe itiraz dilekçesinde hukuka uygun bir itiraz gerekçesi ileri sürülmediği gibi, takibe konu cari hesap borcunun müvekkili şirkete ödendiğine ilişkin bir ödeme belgesi de ibraz edilmediğini, bu nedenle davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davacının alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMAMahkememizin ... Esas sayılı dosyasında Davalı ... Ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından dosyaya sunulan 28/09/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü olduğunu, davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, davaya konu icra takibi İİK'nun 58/3. Maddesine aykırı olduğunu, davacı " ayıplı mal " ve " iade faturasına konu malların teslim edildiği " yolundaki iddialarını ispatla mükellef olduğunu, davacı davalı şirketten satın aldığı malların ayıplı çıktığını ve bu hususun davalı şirketçe kabul edildiğini iddia ettiğini, davacının bu yöndeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar tacir olup, ayıp ihbarlarını yasa ile belirlenen süreler içinde yazılı olarak yapmakla mükellef olduklarını, davacı ayıp mal iddiasında ise öncelikle bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ancak Davacı tarafından davalı şirkete yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davacı davalı şirket adına A-11367 nolu 05.08.2019 tarihli, 32.769,75-TL tutarında iade faturası düzenlemiş ise de davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığı gibi, söz konusu fatura içeriğine uygun şekilde bir mal iadesi de gerçekleştirmediğini, bu itibarla alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirket alacağını dayandırdığı fatura içeriğini yani iade faturasına konu malları davalı şirkete iade ettiğini ispatla mükellef olduğunu, kaldı ki; davaya konu faturada, fatura muhatabı olan davalı şirketin imzası bulunmadığını, dolayısıyla bu haliyle fatura, muhatabı olan davalı şirket için medenî usûl hukukunda kesin delillerden olan senet niteliğinde de olmadığını, bu nedenle yine hiç bir kabulü içermemek kaydı ile, davacı iade faturasına konu malları davacı şirkete usulüne uygun olarak iade ettiğini yazılı delil ile kanıtlamakla mükellef olduğunu, davacı iddialarının aksine davalı şirket davacı şirketten alacaklı olduğunu, davacının ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı adına iade edilmeyen emtia dikkate alınarak davalı şirketçe 11.10.2019 tarihli ve 10.358,13-TL bedelli fatura düzenlendiğini ve muhataba gönderildiğini, ancak davacı söz konusu faturayı davalı şirkete iade ettiğini, davalı söz konusu fatura bedelini ödemediğinden Davalı aleyhine İzmir 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı icra takibine de itiraz etmiş olup, itirazın iptali için taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, bu nedenle alacaklı olduğunu iddia eden davacı davalıdan alacaklı değil, askine davalı şirkete borçlu olduğundan davacının davasının bu yönü ile de reddi gerektiğini belirterek davacının haksız davasının yetki ve esas yönünden reddine, davacının alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 09.02.2019, 22.02.2019, 25.02.2019 ve 25.04.2019 tarihlerinde davalı şirketten almış olduğu damlama boruları ve ek parçalarda çıkan ayıplar neticesinde ayıp ihbarı yapılması adına davalı şirket yetkilileri ile görüşmeler yapıldığını; bunun üzerine davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde söz konusu malların ayıplı olduğunun kabul edildiğini, davalı şirket ile de ayıp konusunda mutabık kalınarak müvekkili şirket tarafından 08.05.2019 tarihli, 32.769,75 TL tutarlı iade faturası tanzim edildiğini ve söz konusu iade faturasının davalı şirket tarafından da kabul edilerek ticari defterlere işlendiğini, taraflar arasında belirttikleri gibi bir anlaşma olmasına ve bu anlaşmaya istinaden mutabakat sağlanıp; ticari defterlere işlenmesine ve bu yönde vergi dairelerine bildirim yapılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından 11.10.2019 tarihli, 10.358,13 TL bedelli "Fiyat Farkı" konulu fatura düzenlenip müvekkili şirkete gönderildiğini, o tarihlerde davacı şirket ile fiyat farkına konu olabilecek bir alışveriş yapılmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu faturayı İzmir 26. Noterliğinin 18.10.2019 tarih ve 10210 yevmiye nolu İhtarnamesi ile iade ettiğini, daha sonra davacı şirketin Beşiktaş 6. Noterilğinin 24.10.2019 tarih ve ...Yevmiye Nolu İhtarname ile yine 11.10.2019 tarihli, 10.358,13 TL bedelli faturayı müvekkili şirkete tebliğ ettiğini, kendilerinin de söz konusu ihtarnameye İzmir 6. Noterliğinin 30.10.2019 Tarih .............. Yevmiye No ile cevap vererek gönderilen faturayı iade ettiklerini, davacı şirketin "Fiyat Farkı" adı altında kesmiş olduğu faturanın da neye istinaden bir fark oluştuğu, söz konusu faturanın ne olduğu anlayamadıklarından davacı şirketin göndermiş olduğu 11.10.2019 Tarihli, 10.358,13 TL bedelli "Fiyat Farkı" isimli faturayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterleri ile Vergi Dairesine bildirilen BA-BS formları incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı olduğunun görüleceğini, "Fiyat Farkı" isimli faturayı kabul etmemeleri sebebiyle cari hesap alacaklarının ortaya çıktığını ve İzmir 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacıların işbu icra takibine itiraz etmesi üzerine İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile taraflar arasındaki cari hesap alacağına ilişkin yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle dava açılmış olduğunu ve işbu davanın halen derdest olduğunu, her iki dava konusunun da taraflar arasındaki cari alacağa dayanması, bir dosyada verilecek olan kararın diğer dosyayı da etkileyecek olması ve usul ekonomisi sebebiyle iş bu dava dosyasının İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, neticeten davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.