7. Ceza Dairesi 2023/19900 E. , 2024/3927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/715 D.İş SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Ka
**7. Ceza Dairesi 2023/19900 E. , 2024/3927 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/715 D.İş SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2012 tarihli ve 2011/895 Esas, 2012/1358 Karar sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/21635 Esas, 2014/16479 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklik gereğince uyarlama yapılmasına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/22 ve 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve vekalet ücreti hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/607 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/715 D.İş sayılı kararı ile karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve 2023/107658 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB-2023/107658 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas, 2019/3352 karar sayılı ilâmında yer alan, "İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesi karşısında mercii kararının bu yönden isabetli olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; itiraz merciince, vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüyle dosyanın gereği için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükmü karşısında, mercii Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesince sadece vekâlet ücreti yönünden itirazın kabul edilmesi nedeniyle, tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden merciince katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE "Kanun Yararına Bozma" olağanüstü kanun yollarındandır. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.