Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.[9]Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul -----. İcra Müdürlüğünün 2018/19412 esas sayılı dosyasında açılan icra takibine binaen borçlu vekili tarafından yapılan yetki itirazının yetersiz olduğunu, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin icra dairesi alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi ile sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinin yetkili olduğunu, alacaklının bu üç yerden dilediği yerden icra takibi başlatabileceğini, alacaklı tarafından cari hesap olarak İstanbul icra dairelerinde takibin açılmasının olanaklı olup borçlu tarafın ileri sürdüğü yetki itirazının yersiz olduğunu,davalı ile müvekkilinin sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini ve müvekkilden hizmet aldığını, tarafların tacir olduğunu elektronik yolla keşidre edilen faturalara 6102 sayılı kanunu uyarınca süresi içinde itiraz edilmediğini ve içeriği kabul edilmediğini, mal alan ve buna ilişkin olarak bedeli ödemeyen davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar taziminatına hükmedilmesinin gerektiğini, davalının borca itirazda bulunduğunu,borçlunun itirazının haksız olduğunu, alacağın açıkça belirtildiğini, bu nedenle bu davanın açıldığını ve karşı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının mal varlığının tespiti ile davacının alacağını güvenceye almaya yeter miktar üzerinde mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyecek nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını mahkememizden talep ve dava etmiştir.