11. Ceza Dairesi 2020/4431 E. , 2023/9341 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/20 E., 2016/53 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,…
**11. Ceza Dairesi 2020/4431 E. , 2023/9341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/20 E., 2016/53 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına ve 10,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında kurulan hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ya da 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, hakkındaki yakalama kararlarından kaçmak amacıyla amcasının oğluna ait kimlik bilgilerini haiz ancak üzerinden kendi fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanı temin ettiği ve olay günü kendisinden şüphelenen kolluk güçlerine bu kimliği ibraz ettiği, akabinde gerçek ismini açıkladığı anlaşılmıştır. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş ve hakkındaki yakalama kararlarından kaçmak amacıyla amcasının oğluna ait kimlik bilgilerini haiz fakat üzerinde kendisinin fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanını temin ettiğini beyan etmiştir. 3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 11.12.2015 tarihli; "Bahse konu nüfus cüzdanının ... orijinal olduğu, ayrıca söz konusu nüfus cüzdanı üzerinde fotoğraf değişikliği ile bilgi haneleri üzerinde fiziksel veya kimyasal olarak tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulguya rastlanılmadığı," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 4. Mahkemece, suça konu nüfus cüzdanının sanık ve müdafiinin hazır bulunduğu 18.02.2016 tarihli celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve aldatma niteliğinin bulunduğuna dair kanaatin açıklandığı belirlenmiştir. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenletip bununla nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı aldığının iddia olunması karşısında, bu husus nüfus müdürlüğünden araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Mahkemece, sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği erteleme ya da 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmış ve "Sanığın geçmişteki hali, sabıkalı oluşu, yargılama sırasında her hangi bir pişmanlık göstermeyişi göz önüne alındığında cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye olumlu bir kanaat gelmediğinden" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden bahse konu hükümlerin uygulanmaması takdir kılınmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 5. Mahkemece kurulan hükümde; a. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2015/17569 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, b. Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesi kapsamında terkin edilecek miktarın altında kaldığı gözetilmeden hazineye yükletilmesi gerekirken sanıktan tahsiline karar verilmesi, Hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (5) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozmaya konu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 8 inci paragrafında yer alan; "TCK 54. maddesi uyarınca" ibaresinin hükümden tamamen çıkarılması ve yargılama giderlerine hükmedilen 9 uncu paragrafında bulunan; "sanıktan tahsiline" ibaresi çıkarılarak yerine "Hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL'den daha az olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği hazine üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.