4. Hukuk Dairesi 2012/14382 E. , 2013/12067 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı(k.davalı) ... tarafından, davalı(k.davacı) ... aleyhine 08/01/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne dair verilen 19/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşılık davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**4. Hukuk Dairesi 2012/14382 E. , 2013/12067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı(k.davalı) ... tarafından, davalı(k.davacı) ... aleyhine 08/01/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne dair verilen 19/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşılık davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşılık davalının asıl davada kurulan hükme yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşılık davalının karşılık davada kurulan hükme yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3-Davacı-karşılık davalının karşılık davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarına gelince: Asıl ve karşılık dava haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-karşılık davalı tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; davalı-karşılık davacının yaralanmasının niteliği ve derecesi ile yukarıda gösterilen ilkeler göz önünde tutulduğunda, davalı-karşılık davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece, daha alt düzeyde bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.