Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1485 E. , 2024/703 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1485 Karar No : 2024/703 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İnşaat ve Gıda San.…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1485 E. , 2024/703 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1485 Karar No : 2024/703 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İnşaat ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali İstemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, davalı idarece, anılan ödeme emri içeriğindeki vergi borçlarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığı, dosyaya sunulan tebliğ alındıları arasında 2012 yılına ilişkin bir adet tebliğ alındısının bulunduğu, ancak bu tebliğ alındısının okunaksız olduğu, alındının üst kısmında ''iade'' şerhinin bulunduğu, alındıda tebliğ edilen belgeye ilişkin bir bilginin bulunmadığı, kime ait olduğu belli olmayan bir imzanın yer aldığının görüldüğü, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davalı idarece ortaya konulamadığından, anılan ödeme emrinde yer alan alacağın tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, davalı idarece, anılan ödeme emri içeriğindeki vergi borçlarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 09/11/2016 tarihinde şirket adresine, 23/11/2016 tarihinde şirket kanuni temsilcisinin ikamet adresine gönderildiği ancak tebliğ edilemediği, bu hususa ilişkin olarak düzenlenen tebliğ alındılarında sadece dağıtıcının ad soyad ve imzasının bulunduğu, akabinde ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, ödeme emrinin şirkete tebliğ edilemediğine ilişkin olarak düzenlenen tebliğ alındılarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 102. maddesine aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı açık olduğundan, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirilmeyen alacakların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriğinde 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin yer aldığı ve düzenlenen sahte belgelerin 2011/Haziran, Temmuz, Ağustos, Kasım dönemlerinde yasal kayıtlara intikal ettirildiğinin görüldüğü, bu durumda, sahte belge kullanma fiilinin gerçekleştiği, diğer bir deyişle alacakların doğduğu dönemde ve alacakların vadesinin rastladığı dönemde, şirketteki hisselerini 11/03/2011 tarihinde devreden davacının asıl borçlu şirketin ortağı olmadığı ve bu alacakların davacıdan talep edilemeyeceği açık olduğundan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketlerden tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, usulüne uygun yapılan takip işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.