T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/241 - 2025/1565 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/241 KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.10.2023 NUMARASI : 2022/660 Esas 2023/765 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/241 - 2025/1565 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/241 KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.10.2023 NUMARASI : 2022/660 Esas 2023/765 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.07.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı olan ...’un vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup müteveffanın kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 558.446,38 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğramış olup reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, poliçe tanzim tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur itirazında bulunduklarını, yaralandığı bölgelerden müteveffanın emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddin savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 31.05.2023 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın % 80 oranında kusurlu olduğu, sürücü belgesiz ...'a araç kullandırması nedeniyle ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, desteğin yolcu konumunda olup kusursuz olduğu, kazanın meydana gelmesinde desteğin müterafik kusuru nedeniyle % 20 oranında ve hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 21.07.2023 tarihli rapordaki tespit ve garameten paylaştırma hesabından sonra belirlenen tutar üzerinden ayrı ayrı indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 357.405,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan tazminat için hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davacının gerçek zararı olan 859.323,05 TL üzerinden değil poliçe limitinin garameten paylaştırılması sonucu davacının payına düşen kısım üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, gerçek zarar üzerinden hatır ve müterafik kusur indirimi yapıldığında talep edilebileceği zararın 549.966,75 TL olduğunu, dava dışı baba için yapılan hesaplamaya göre de 434.848,93 TL zarar tutarı olup toplam zararın poliçe limiti içinde kaldığını, gerçek zarar üzerinden hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri yapılması, daha sonra bu tutarların limiti aşması durumunda garame hesabı yapılması gerektiğini, davacı ve dava dışı kişinin tazminat tutarlarının poliçe limiti aşmadığını, davacı hakkında yeni bir hesaplama yapılması durumunda asgari ücret verilerinde meydana gelebilecek değişikler konusunda haklarını saklı tuttuklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 03.07.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu konumunda olan davacının kızının vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece 21.07.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ve mahkemece yapılan hesaplamaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan ...'un vefatı nedeniyle annesi olan davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı, yargılama sırasında ibraz edilen 21.07.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, 03.07.2023 tarihindeki kazada vefat eden ...'un davacı annesi ve dava dışı babası için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı ve davacı anne için tazminat tutarının 859.323,05 TL olduğu, dava dışı baba için 679.451,45 TL olduğunun belirtildiği, daha sonra kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 1.000,000,00 TL olduğu belirtilerek garame hesabı yapıldığı, hatır ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasının mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, mahkemece davacı anne ve dava dışı baba için hesaplanan tazminat tutarlarının garame hesabı ile poliçe limitine çekilmesinden sonra belirlenen tutarlar üzerinden % 20 oranında müterafik kusur ve % 20 oranında hatır taşıması ile indirim yapılarak karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur ve hatır taşıması nedeni ile yapılacak indirimlerin gerçek zarar üzerinden yapılması gerekir. Bu durumda davacı anne için belirlenen 859.323,05 TL tazminat tutarından ve dava dışı baba için belirlenen tutardan önce müterafik kusur nedeniyle % 20 oranında ve daha sonra hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında indirim yapıldığında davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 549.966,75 TL olacağı, dava dışı baba için destek tazminatı tutarının 434.848,93 TL olacağı, buna göre her iki tutarın poliçe teminatı içinde olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 549.966,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinafa gelenin sıfatı ile ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 549.966,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve istinafa başvuran taraf lehine olan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 549.966,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 37.568,22 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile tamamlanan 1.873,22 TL harçların mahsubu ile eksik 35.614,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 3.413,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 87.994,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.