(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8235 E. , 2008/9223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve şerh terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, Tasfiye halindeki T.... Bankası A.Ş. vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçes…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8235 E. , 2008/9223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve şerh terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, Tasfiye halindeki T.... Bankası A.Ş. vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kayıt üzerindeki şerhlerin terkini suretiyle mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir. Kayıt maliki şirket, davayı kabul etmiş, bir kısım davalılar davanın reddini savunmuş, davalılardan ... Finans A.Ş. savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, Tasfiye halindeki T.... Bankası A.Ş. ve Hazine temyiz etmiştir. Çekişme konusu 58 numaralı bağımsız bölüm tapuda 18.12.1997 tarihinde kurulan kat irtifakı sonucu davalılardan ... İnşaat A.Ş. adına kayıtlıdır. Davalı şirket temsilcisi yargılamanın 31.05.2005 tarihli oturumunda davayı kabul ettiğinden HUMK.nun 92 ve 95. maddeleri hükmünce kabul kati bir hükmün sonuçlarını meydana getirir. Ancak; 58 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının incelenmesinden; kayıt üzerinde hangi gerçek veya tüzel kişi lehine konulduğu anlaşılamayan birden çok haciz şerhlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanununun 91. maddesi hükmünce gayrimenkulün haczi ile tasarruf hakkı, Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Yine yasanın 1010. maddesine göre, tasarruf yetkisi kısıtlamaları şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı da ileri sürülebilir. Çünkü, haciz şerhinden amaç bu şerhlerin konulduğu tarihten sonra alacaklının haklarını o taşınmaz mal üzerinde sonradan hak edineceklere karşı korumak ve üçüncü kişilerin uyarılmasını sağlamaktır. Diğer taraftan, icrayı hacizli bir taşınmazın sanki hacizsiz bir taşınmaz gibi bir işleme konulması mümkündür. Ne var ki, İcra ve İflas Kanunun 132. maddesine göre borçlunun alacaklının rızası olmadan hacizli taşınmaz üzerindeki tasarrufları alacaklının haklarını ihlal edemez ve onu ihlal ettiği ölçüde de bu tasarruflar geçersizdir.