Başvuru, olağanüstü hâl döneminde kapatılan eğitim kurumunun zararının tazmini için açılan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, olağanüstü hâl döneminde kapatılan eğitim kurumunun zararının tazmini için açılan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm Başkanı, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne süresinde karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket, Diyarbakır'da bulunan Dicle Fırat Kolejini (Kolej) işletmektedir. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu, ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde bir daha uzatılmayarak son bulmuştur. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç; OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır. OHAL tedbirleri kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle terör örgütleriyle bağlantılı görülen eğitim kurumları, öğrenci yurtları ve dershanelerin faaliyetlerine son verilmiş; kapatılan eğitim kurumları, öğrenci yurtları ve dershanelere ait olan taşınırlar ve taşınmazlarla her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiştir. Bu çerçevede 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendiyle başvurucu Şirket tarafından işletilen Kolej 23/7/2016 tarihinde kapatılmış, Kolejin mal varlığı Hazineye devredilmiştir. 1/9/2016 tarihli 673 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (673 sayılı KHK) maddesinde bazı özel öğretim kurum ve kuruluşları 667 sayılı KHK'nın eki (II) sayılı listeden çıkarılmış, bu özel öğretim kurum ve kuruluşları bakımından 667 sayılı KHK'nın tüm hüküm ve sonuçlarıyla 23/7/2016 tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre başvurucunun sahibi olduğu Kolej 673 sayılı KHK ile yeniden açılmıştır. Başvurucu Şirket, maddi ve manevi tazminat talebiyle Millî Eğitim Bakanlığına karşı Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde isim benzerliği nedeniyle Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile ilişkili başka bir okul ile karıştırılması neticesinde Kolejin 23/7/2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılmasına ve mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesine karar verildiğini, yaptığı itirazlar sonucu yanlışlığın fark edilerek 673 sayılı KHK ile kapatılan okullar listesinden 1/9/2016 tarihinde çıkarıldığını, bu süreçte ciddi bir itibar kaybı yaşadığını, çalışanlarına maaşlarını ödeyemeyecek hâle geldiğini, banka ve ticari işletmeler nezdinde kredisinin sıfıra indiğini, büyük oranda öğrenci kaybı yaşadığını belirterek 000 TL maddi, 000 TL manevi olmak üzere toplam 000 TL tazminatın tarafına ödenmesini talep etmiştir. İdare Mahkemesi 15/12/2016 tarihinde davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucu Şirket tarafından OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK hükmü uyarınca sahibi olduğu özel öğretim kurumunun kapatılması ve devamında yine bir KHK hükmüyle kapsamdan çıkarılması sonrası maddi ve manevi tazminat talebiyle davanın açıldığı ancak söz konusu KHK'ların bir yasama faaliyeti olduğu, KHK'lar ile bahsi geçen eğitim kurumunun kapatılması konusunda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma imkânı tanınmadığı, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemin varlığından söz edilemeyeceği, buna bağlı olarak tazminat talepli davanın esasının incelenemeyeceği belirtilmiştir. Başvurucu Şirket 17/4/2017 tarihinde anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde davanın bir iptal davası olmadığını, tam yargı davası olduğunu, idareyle yapılan görüşme ve itirazlar sonucunda olayın yanlışlıkla olduğunun kabul edildiğini, nitekim Kolejin yeniden açıldığını ancak itibarının zedelenerek kayıtlarının ve kayıt ücretlerinin yarı yarıya azaldığını, sorunun idarenin haksız ve hukuka aykırı işleminden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 7/6/2017 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, kapatma işlemi sonucu uğrandığı iddia edilen zararın tazmini talebinin esastan incelenmesi gerekirken incelenmeden reddedilmesi yönünde verilen kararın isabetli olmadığı değerlendirilmiştir. İdare Mahkemesi 6/11/2018 tarihinde dava dosyasını esastan incelemesi sonucunda davanın reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde 31/10/2016 tarihli 677 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında KHK'nın (677 sayılı KHK) maddesinde OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar çerçevesinde, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniyle kapatılan kurum ve kuruluşların kapatma dolayısıyla hiçbir surette tazminat talebinde bulunamayacağından davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir. Başvurucu 7/1/2019 tarihinde anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde 677 sayılı KHK'nın ilgili hükmünün önce kapatılıp sonradan yanlışlık yapıldığı tespit edilerek açılan kurumlar için değil kapatılıp tekrar açılmayan kurumlar için geçerli olduğunu, idarenin kapatma kararından döndüğünü ancak zararının ve mağduriyetinin giderilmediğini iddia etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi 18/11/2019 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararın gerekçesinde söz konusu KHK'ların bir yasama faaliyeti olduğunu, başvurucu Şirketin sahip olduğu eğitim kurumunun kapatılması ve açılması süreçlerinde bir idari işlemin veya eylemin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın esasının incelenmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına geçilerek davanın reddedilmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğunu değerlendirmiştir. Nihai karar 5/1/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu3/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 667 sayılı KHK'nın maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen;...b) Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları,...kapatılmıştır. (2) ... kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir ... (3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır..." 673 sayılı KHK'nın "Kapsamdan çıkarılan özel öğretim kurum ve kuruluşları" kenar başlıklı maddesi şöyledir: " ...Ekli (1) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurdu, 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı listeden çıkarılmıştır. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası hükümleri, bu özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurdu bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte 23/7/2016 tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir." 677 sayılı KHK'nın "Tazminat taleplerine ilişkin kısıtlama" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler çerçevesinde, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniyle kapatılan kurum ve kuruluşlar tarafından, kapatma dolayısıyla hiçbir surette tazminat talebinde bulunulamaz." 677 sayılı KHK'nın maddesi 6/2/2018 tarihli ve 7083 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucu aynen kanunlaşmıştır.B. Anayasa Mahkemesi Kararı Anayasa Mahkemesi 7083 sayılı Kanun'un maddesinin iptali talebini incelemiş; 13/10/2022 tarihli ve E.2018/78, K.2022/114 sayılı kararı ile anılan maddenin iptaline karar vermiştir. İptal kararının ilgili kısmı şöyledir:"... Buna göre dava konusu kuralla birlikte OHAL KHK’larında yer verilen tedbirlere karşı öngörülen idari ve yargısal başvuru yolları birlikte değerlendirildiğinde, kapatılan kurum ve kuruluşların kapatma dolayısıyla uğramış oldukları zararların tazmini amacıyla herhangi bir idari ve yargısal yola başvurması ve tazminat talebinin idari ve yargı mercileri tarafından etkili bir şekilde denetimi mümkün değildir. Bu durumda dava konusu kural, ilgililerin mahkemeye erişim hakkı ile etkili başvuru hakkını kullanılamaz hâle getirmekte olup bu yolla hak arama hürriyetinin özüne dokunmaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın , , ve maddelerine aykırıdır. İptali gerekir."