3. Hukuk Dairesi 2014/16724 E. , 2015/10830 K. "" MAHKEMESİ : BOZKIR ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2014 NUMARASI : 2013/215-2014/158 Taraflar arasında görülen tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği…
**3. Hukuk Dairesi 2014/16724 E. , 2015/10830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOZKIR ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2014 NUMARASI : 2013/215-2014/158 Taraflar arasında görülen tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı tüketicinin şikayeti üzerine, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı tarafından, " Elektrik enerjisi tüketim bedeli faturalarının ekstresinde yer alan kayıp-kaçak bedeli olan 44,50 TL'nin tüketiciye ödenmesine ” şeklinde karar verildiğini, anılan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, ek kararı ile hükmün kesin olarak verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili süresi içerisinde bu ek kararı temyiz etmiştir. Dava; elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli hakkında verilen Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının itiraz yolu ile iptali istemine ilişkindir. Davaya konu kayıp-kaçak bedeli miktar itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; kayıp/kaçak ve diğer bedellerin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan bu bedele münhasır olmayıp, sonraki faturaların düzenleme biçimine de etkisi olacağı, bir başka deyişle kararın ard etkisinin bulunduğu ve bu yöndeki talebinde devamlılık arz eden bir isteme ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Yine, kayıp/kaçak bedeli ve diğer bedellerin uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, kayıp-kaçak bedelinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, konu ile ilgili mevzuat hükümlerinin ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine; dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiştir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 günlü ve 2009/13-122 E. 2009/189 K., 13/10/2010 günlü 2010/13-406 E. 2010/503 K. sayılı kararlarında da aynı hususlara değinilmiştir.