4. Hukuk Dairesi 2014/1928 E. , 2014/16600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/10/2013 NUMARASI : 2011/497-2013/493 Davacılar H.. T.. vd vekili Avukat M. N. A. tarafından, davalılar İ.. A.. vd aleyhine 28/12/2011 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili
**4. Hukuk Dairesi 2014/1928 E. , 2014/16600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/10/2013 NUMARASI : 2011/497-2013/493 Davacılar H.. T.. vd vekili Avukat M. N. A. tarafından, davalılar İ.. A.. vd aleyhine 28/12/2011 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalılardan G.. Z.. tarafından yazılan, diğer davalının yayıncısı olduğu "Sığınmacılar" isimli kitapta kişilik haklarına saldırı oluşturacak ifadeler kullanıldığı belirtilerek, manevi tazminat isteminde bulunulmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı G.. Z..'nin "Sığınmacılar" isimli kitapta kendi hayatından bölümler anlattığı, bu anlatımlardan tarafların daha önceden yakın arkadaş oldukları, birlikte ortak işler yaptıkları, davalının da bu konularda bir kısım açıklamalar yaptığı, bu açıklamaların manevi tazminat takdirini gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü demokratik bir toplumun asli temellerinden birini oluşturur. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu sorumluluk "başkalarının şöhret ve haklarının korunması" için sınırlanabilir. Kamuya mal olmuş kişilerle karşılaştırıldığında özel kişilere yönelik haberlerin ve eleştirilerin sınırları daha dar olmalıdır. Dava konusu edilen "Sığınmacılar" isimli kitabın 275. sayfasında davacılar hakkında; "Hanife, Şaban Şerif gibi Arap-Alevi kökenli bir Adanalı'ydı.", "...bir süre karışık mali ilişkiler içinde yaşamışlardı.", "Türkiye'de birtakım karanlık işlerden büyük paralar kazanmış ve o sırada S. K.'ın örgütüyle bağlantılı olduğu söylenen biri, Hanife'yi sekreteri olarak işe almış, ve yüklü miktarda kara parayı Hanife'nin legal alanda temsilciliği ve imzası aracılığı ile piyasaya sürmüştü" şeklindeki ithamlar, hem ayrımcılık işaretleri içermekte, hem de kanıtlanmamış yasadışı eylemlerin adresini göstermektedir. Bu itibarla davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturacak ifadelerdir. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davacılar yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.