4. Hukuk Dairesi 2023/4056 E. , 2024/6485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2104 E., 2022/2746 K. HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/528 E., 2020/290 K. Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilme
**4. Hukuk Dairesi 2023/4056 E. , 2024/6485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2104 E., 2022/2746 K. HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/528 E., 2020/290 K. Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 02.06.2014 tarihinde davacıların babaları olan Doç. Dr. ...’i kasten öldürdüğünü, 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yaralamasıyla ve boğazını da kesmek suretiyle insafsızca öldürdüğünü, olaya ilişkin ceza yargılamasının Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/463 Esasından yapıldığını, davalının eylemi sabit görülerek cezalandırıldığını, müteveffanın başarılı bir akademisyen olduğunu, davacı ...’nın üniversiteyi yeni kazandığını, diğerlerinin de öğrenci olduklarını, davacı ...’nin 5 yaşındayken böyle korkunç bir olay sonucu babasını kaybettiğini, davacı ... ile ...’nın ergenlik dönemlerinde bu korkunç olayı gazetelerden, haberlerden öğrendiklerini, üzüntülerini ve yaşadıklarını anlatmanın mümkün olmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında her biri ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.12.2019 tarihli dilekçeyle taleplerini davacı ... için 258.263,84 TL'ye, davacı ... için 932.020,65 TL'ye ve davacı ... için 370.626,38 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılmadığını, delillerin eksik toplandığını ve yanlış değerlendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan 24.02.2020 tarihli bilirkişi ek hesap raporunun denetime elverişli olduğu, ceza dosyası içeriğinden davalının müteveffayı karın bölgesinden bıçak darbeleriyle yaraladığı, müteveffanın yardım istemek için bağırması üzerine de boğazını kestiği, müteveffada 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yarası tespit edildiği, müteveffanın cesedinin üç gün boyunca odasında kaldığı ve koktuğu, fiilin işleniş biçiminin vahim nitelikte olduğu ve davacılarda derin ve ciddi manevi hasar bıraktığı gerekçelesiyle davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 192.820,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, a- 280.273,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 826.034,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkillerinin usulü kazanılmış hakları nazara alınmadan yaptırılan bilirkişi incelemesine göre yapılan hesapta ve maddi tazminata ilişkin verilen ret kararında hukuka uygunluğun olmadığını, mahkemece rapora göre müvekkillerince talep artırımı verilmesine rağmen müvekkiller aleyhinde maddi tazminat ret kısımları için vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya uygunluğun olmadığını, istenen manevi tazminatların yaşanan olay, oluşan infial, müvekkillerin küçücük yaşlarında biricik babalarını bu şekilde kaybetmiş olmaları, halen kendi hayatlarında yaşadıkları derin izler ve tüm hayatlarının derinden ağır ve zor bir şekilde sarsılmış olması ve maalesef bu sarsıntının halen ağır şekilde devam etmesi ve yaşadıklarının tüm hayatlarına derin izler bırakması karşısında asla fahiş olmadığını, kararın redde ilişkin kısmının ve müvekkilleri aleyhinde hükmedilen vekalet ücretlerine ilişkin kısmın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.02.2020 tarihli raporda anne babaya pay ayrılmasının yerinde olduğu, manevi tazminatın dosyasının yerinde olduğu, manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, davanın kısmen ret - kabul durumuna göre takdir edilen vekalet ücretlerinde isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince 27.12.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup 19.11.2019 tarihli duruşmada taraflarına iki haftalık ıslah (talep arttırım) için süre verildiğini, müvekkilleri tarafından 03.12.2019 tarihli talep arttırım dilekçesi sunulduğunu, 17.12.2019 tarihli ara kararda ise mahkemece davalının bu yönde bilirkişi raporuna bir itirazı olmamasına rağmen; müteveffanın anne ve babasının sağ olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiğini, müvekkiller tarafından 31.12.2019 tarihli dilekçe ile davalının destek payları hususunda bilirkişi raporuna bir itirazının olmadığı müvekkiller lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, müvekkillerinin babalarının annesi ile babasının uzun yıllar önce boşanmış olduğu, dedenin maddi durumunun çok iyi olduğunu müteveffanın ise ancak annesi ile son bir kaç yıldır görüşmeye başladığının belirtildiği ancak mahkemece müvekkillerin usuli kazanılmış hakları nazara alınmadan yaptırılan bilirkişi incelemesine göre yapılan hesapta ve maddi tazminata ilişkin verilen ret kararında hukuka uygunluk bulunmadığını, mahkemece rapora göre müvekkillerince talep arttırımı verilmesine rağmen müvekkilleri aleyhinde maddi tazminatın ret kısımları için vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminata ilişkin talebin tümden kabulü gerektiğini, manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle müvekkilleri aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasten öldürme nedeniyle geride kalan davacı çocukların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 ve 47 nci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendime 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davalının eyleminin Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olması ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olay tarihi, olayın meydana geliş biçimi, davalının eyleminin ağırlığı, davacıların öldürülenin çocukları olmaları, ceza dosyası içeriğinden "davalının müteveffayı karın bölgesinden bıçak darbeleriyle yaraladığı, müteveffanın yardım istemek için bağırması üzerine de boğazını kestiği, müteveffada 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yarası tespit edildiği, müteveffanın cesedinin üç gün boyunca odasında kaldığı ve koktuğu", fiilin işleniş biçiminin vahim nitelikte olduğu, küçük yaşlarda olan davacıların olayı gazete ve haberlerden öğrenmeleri nedeniyle üzerlerinde derin ve ciddi manevi hasar bıraktığı ve yukarıdaki ilkeler ile özellikle olayın vehameti göz önüne alındığında davacının talebinin makul olduğu göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları çok azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.