4. Hukuk Dairesi 2021/21163 E. , 2024/8234 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/923 E., 2021/1079 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/655 E., 2021/140 K. Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı v…
**4. Hukuk Dairesi 2021/21163 E. , 2024/8234 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/923 E., 2021/1079 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/655 E., 2021/140 K. Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin New York Başkonsolosluğu'nda sözleşmeli sekreter olarak görev yaparken haksız olarak iş akdinin sona erdirildiğini, buna ilişkin idari yargı sürecinin akabinde idari işlemin iptali ile görevine iadesine karar verildiğini, mahkeme kararı ile görevine iade edilmesine rağmen www.yenişafak.com internet haber sitesinde ve www.haber7.com'da 15.10.2018 tarihinde hukuka aykırı haberlerin yayınlandığını, bu yayınlar ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını; imtiyaz sahibi, eser sahibi ve yazı işleri müdürü olan davalıların zarardan sorumlu olduğunu belirterek 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, kararın yayınlanması, saldırıya son verilmesi, yayınlara erişimin engellenmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumlu yazı işleri müdürü olan müvekkili ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, basının somut gerçekliği araştırma görevinin olmadığını, haberin güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve Nokta Elektronik Medya A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi üzerine haberin yayından kaldırıldığını ve tekzip metni yayınlandığını, gazetecinin maddi gerçeği araştırma sorumluluğunun bulunmadığını, haber vermek hakkı kapsamımda güncel bir konu ile ilgili yayın yapıldığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yayınların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kamu yararı gözetilerek hukuka uygun olarak yapıldığı, kişilik haklarına saldırı teşkil edecek söz ve ifadenin bulunmadığı, bir kısım davalılar hakkında davacıya yönelik hakaret ve iftira suçlarından yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; idari yargı süreci devam eden bir konu üzerinden mahkeme kararına rağmen dava konusu hukuka aykırı yapılan yayınlar ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haber ile illiyet bulunmayacak şekilde fotoğrafının da yayınlandığını, "uygunsuz kişisel münasebette" bulunduğu iddiasının şahsiyet hakkını ihlal ettiğini, özlük haklarının iadesinin de haberin aksine ödüllendirme olmadığını, idare mahkemesi kararına dayandığını, haberlerin bu nedenle tamamen gerçek dışı ve hukuka aykırı olmasına rağmen davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş sözleşmesinin feshi yönündeki işlemin iptaline dair idare mahkemesi kararında davacının atılı eylemleri işlemediği yönünde bir sübut bulunmadığı, davacı hakkındaki iddiaların kamuoyu ile paylaşıldığı ve yeniden göreve iade edilmesine dikkat çekildiği, dava konusu haberlerin bütünü itibarıyla görünür gerçekliğe uygun olduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, basının maddi gerçekliği araştırmak ve kanıtlamak yükümlülüğünün bulunmadığı, davaya konu haberlerde kullanılan başlık ve ifadelerin gazetecilik üslubu gereği okuyucunun dikkatini çekmeyi amaçladığından hukuka uygun olduğu, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idari yargı süreci devam eden bir konu üzerinden mahkeme kararına rağmen dava konusu hukuka aykırı yapılan yayınlar ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haber ile illiyet bulunmayacak şekilde fotoğrafının da yayınlandığını, "uygunsuz kişisel münasebette" bulunduğu iddiasının şahsiyet hakkını ihlal ettiğini, özlük haklarının iadesinin de haberin aksine ödüllendirme olmadığını, idare mahkemesi kararına dayandığını, kamuoyu önünde aşağılanmasına sebep olduğunu, haberlerin tamamen gerçek dışı ve hukuka aykırı olmasına rağmen davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 15.10.2018 tarihinde www.yenişafak.com ve www.haber7.com'da yapılan yayınlar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kararın yayınlanması, saldırının önlenmesi ve erişimin engellenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacı New York Başkonsolosluğu'nda sözleşmeli sekreter "olarak görev yaparken yürütülen disiplin soruşturması neticesinde "yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunduğu" gerekçesi ile iş akdinin feshedildiği; idari işlemin iptaline ilişkin açılan davada, Danıştay tarafından davacıya atfedilen eylemlerin sabit olmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı, sözleşmenin feshi suretiyle göreve son verme işleminin atamaya yetkili amir tarafından tesis edilmesi gerektiğinden bahisle işlemin iptal edildiği, görevine iade edilmesinin akabinde de dava konusu haberlerin kaleme alındığı; haberlerin bu yönü ile görünür gerçeğe uygun olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, yayınların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiği...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yayınlarda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.