Başvuru, davanın makul sürede sonuçlandırılamaması, soruşturma evresinde müdafi yardımından faydalandırılmaması, delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında hataya düşülmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; davanın makul sürede sonuçlandırılamaması, soruşturma evresinde müdafi yardımından faydalandırılmaması, delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında hataya düşülmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 20/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 26/1/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 9/2/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Bakanlığın görüşünde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında 5/11/2005 tarihli kavgada gerçekleşen yaralama fiiline ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 6/11/2005 tarihinde bir gün süreyle gözaltına alınmış, aynı tarihli kolluk ifadesini müdafii Fadıl Ünal hazır bulunmak suretiyle vermiştir. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 28/2/2007 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinin E.2007/79 sayılı dosyası kapsamında başlayan yargılamada toplam on beş duruşma yapılmış; Mahkemenin 16/4/2009 tarihli ve E.2007/79, K.2009/260 sayılı kararıyla başvurucu 13 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 27/12/2012 tarihli ve E.2011/4898, K.2012/46313 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma ilamının ilgili kısmı kısmı şöyledir:"Sanıkların üzerine atılı suçlar için yasa maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı itibariyle istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/ maddesine muhalefet edilmesi, (...) bozulmasına karar verildi." Bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada, Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 3/10/2013 tarihli ve E.2013/124, K.2013/726 sayılı kararıyla başvurucunun 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"(...) ağız münakaşasınınkavgaya dönüştüğü, dosyadakiraporlarına görealkollü olan sanıkların üçünün birliktemağdurlara saldırdıkları, sanıkT.nin mağdur E.ye vurduğu sıradasanıklarA. ve Serkan'ın ise, mağdur A.yıdövdükleri,sanık T.ninçıkardığıbıçaklailk önce mağdur E.yibıçakla kolundan dosyadaki raporda tanımlandığı şekildebasit tıbbımüdahale ile giderilebilir şekildeyaraladığı, kolundan bıçakla yaralananmağdur E.yi bırakıp bu kezsanıklar A. ve Serkan'ındövmekteolduklarımağdurA.nın yanına gittiği, bu iki sanığındövmekte olduğu mağdur A.yaelindekibıçağıtekdarbeilesallamak suretiylemağdurA.yı dosyada mahkememizce aldırılan kesin raporu ilebıçakla basit tıbbımüdahaleile giderilemeyecek solgözünün görme işlevini yitirecek biçimdeorganlarından birininişlevini yitirmesine, yine yüzündesabit ize, yaşamını tehlikeye sokan birduruma vehayat fonksiyonlarına etkisi orta (3) derecede olacak şekilde kafa kemiğinde kırığa neden olacak şekilde yaraladığı, sanık T.nin bu şekilde mağdur A.ya bıçağısalladığısırada diğer iki sanığın damağdur A.ya vurmaya devam ettikleri,mağdur A.nıngözündenyaralanması üzerinesanıkların arasından kaçarakolay yerinin önündengeçendevlet karayolunun karşısına kaçmaya çalıştığı,bu sırada sanıkların üçünün de mağdur A.yı kovaladıkları, peşinden yolun karşısına geçtikleri, burada mağdur A.nın yüzünden gözünden akan kanı temizlemeyeçalıştığı sıradasanık A.nın mağdur A.nınkafasına vurmaya devam ettiği,buhususungerekmağdurun anlatımları ve fotoğraf üzerindenmahkememizde yaptığı teşhislevehastanedesanıklarıgörerek bizzat yaptığı teşhislegereksetanıklar...anlatımı ve teşhisleri ile katılan E.nin anlatımı ile sabit olduğu dosya kapsamı ilekesin olarak ortayakonulmuştur." Anılan karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 7/5/2014 tarihli ve E.2014/11557, K.2014/17940 sayılı ilamıyla onanmış ve sonucu başvurucu müdafiine aynı tarihte tefhim edilmiştir. Başvurucu 6/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, .... c) Yüzünde sabit ize, d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,...(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; .... b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, ....Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, ... üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz."