T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1507 Esas KARAR NO: 2026/213 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2024 NUMARASI: 2023/244 Esas, 2024/92 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ger…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1507 Esas KARAR NO: 2026/213 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 03/04/2024 NUMARASI: 2023/244 Esas, 2024/92 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili adına tescilli "...şekil" markasını ifade, şekil, renk ve kompozisyon bakımından taklit eder nitelikteki “... ...” ibaresi ile ürünlerini internet sitesi üzerinden satışa sunarak, müvekkili şirkete ait marka ile iltibas yaratacak şekilde marka hakkına tecavüz fiillerini gerçekleştirdiğini ileri sürerek, davalının fiilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine önlenmesine, ürünlerin satışının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine, tescilli "..." ve "...Şekil" markası, logo, ambalaj ve dizaynına tecavüz sureti ile imal edilen ürünlerin, ambalajların, etiketlerin bununla ilgili tanıma vasıtalarının ve imalinde kullanılan kalıp, klişe, makine, alet ve edevatın imha yolu ile tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının marka hakkına tecavüz edildiği iddiasını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacının iddiasının aksine ''... ...'' ibaresinin müvekkili tarafından hiçbir zaman satışa sunulmak suretiyle kullanılmadığını, müvekkiline ait davacı tarafa ait tescilli marka ile müvekkilinin ürünlerinde kullanılmak sureti ile satışa sunulduğu iddia edildiği ibare arasında iltibas bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin internet sitesini 2008 tarihinden itibaren aktif olarak kullandığı nazara alındığında davacının 5 yıldan daha fazla süredir buna sessiz kalmış olma ihtimalinin de bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2022/72 Esas, 2023/1488 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacının davalının markaya tecavüz eylemlerine ilişkin delil olarak, dava dilekçesi ekinde davalıya ait olduğu ileri sürülen internet sitesine ait ekran görüntüleri ve fuar standı fotoğrafına dayandığı, davalının internet sitesi ve fuar görüntüsüne ilişkin delilleri inkar ettiği, davacı tarafça davadan önce veya dava sırasında yapılan bir delil tespiti ya da e tespitin de bulunmadığı, istinaf ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda da dava dilekçesi ekinde yer alan Ek-3 belgesinde “.......” görüntüsünün davalı taraf ile bir ilgisinin olmadığı, ...... görüntüsünün kayda alındığı dönemde dava dışı www...com adresinde yer alan şu anda www...com adresine yönlendirildiği tespit edilen firma sahiplerine ait olduğu ve Ek-3'de yer alan davaya konu logonun davalı tarafından yerleştirilmediği ve davalının bu görüntüden sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafça www...com.tr adresinde ... ... marka ... satışının yapıldığı ifade edilmiş iken, bahse konu davalı tarafa ait olduğu tespit edilen www...com.tr adresli internet sitesinin daha önce düzenlenen bilirkişi raporların döneminde de olduğu gibi son alınan rapor sırasında da www...com.tr alan adının erişime kapalı olduğu ve arşiv kayıtlarından kaldırıldığının tespit edildiği, bu hali ile davacı tarafça davaya konu edilen ve marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemlerin davalı tarafça yapıldığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ...+Şekil ibaresinin davalı tarafından hiçbir zaman kullanılmadığı ve kullanımının kanıtlanamadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafa ait dilekçelerin ikrar niteliğinde olduğunu, dosyada bulunan tüm bilirkişi raporlarında, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiğini, yemin delilinin hatırlatılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının markaya tecavüz eylemlerine ilişkin delil olarak, dava dilekçesi ekinde davalıya ait olduğu ileri sürülen internet sitesine ait ekran görüntüleri ve fuar standı fotoğrafına dayandığı, davalının internet sitesi ve fuar görüntüsüne ilişkin delilleri inkar ettiği, davacı tarafça davadan önce veya dava sırasında yapılan bir delil tespiti ya da e tespitin de bulunmadığı, istinaf ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda, fuar stand görüntüsünün davalı taraf ile bir ilgisinin olmadığının, fuar standının görüntüsünün kayda alındığı dönemde dava dışı www...com adresinde yer alan şu anda www...com adresine yönlendirildiği tespit edilen firma sahiplerine ait olduğunun ve davalının bu görüntüden sorumlu tutulamayacağının tespit edildiği, davacı tarafça adresinde ... ... marka ... satışının yapıldığı iddia edilen www...com.tr internet adresinin kaldırma kararı öncesi ve sonrasında alınan bilirkişi raporları sırasında kapalı olduğu, arşiv kayıtlarına da ulaşılamadığı, davalının ikrarının söz konusu olmadığı, davacının ileri sürdüğü markaya tecavüz fiilerinin HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca yemine konu olamayacağı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davnın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/02/2026