8. Hukuk Dairesi 2011/2366 E. , 2011/6536 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Mazıdağı Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 18.01.2011 gün ve 31/10 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ..., kadastro paftasında yol boşluğu olarak gösterilen tapusuz taşınmazın zilyetlik hukuki sebebine…
**8. Hukuk Dairesi 2011/2366 E. , 2011/6536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Mazıdağı Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 18.01.2011 gün ve 31/10 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ..., kadastro paftasında yol boşluğu olarak gösterilen tapusuz taşınmazın zilyetlik hukuki sebebine dayanarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalı ... davayı takip etmemiştir. Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide A harfi ile gösterilen 68,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Bitişik 397 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sütununda tespitin 18.02.2003 tarihinde yapıldığı anlaşıldığına göre, tescile konu taşınmazın da bu tarihte paftasında yol ya da yol boşluğu olarak bırakıldığının kabulü gerekir. Tespit dışı ya da paftasında yol boşluğu olarak bırakılan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilebilmesi için; ilke olarak tespit dışı bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar diğer kazanma koşulları yanında 2 yıllık kazanma süresinin de geçmiş bulunması gerekir (H.G.K'nun 19.03.2003 gün 2003/20-257 Esas, 2003/171 Karar) . 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B. maddesine göre, yollar kadastro haritasında gösterilmekle yetinilir ve kadastro işlemi yapılmış sayılır. Ancak kadastro tutanağı düzenlenmediğinden böyle bir işlem tespit dışı bırakma niteliğindedir. Tescili istenen taşınmazın paftasında yol boşluğu olarak gösterildiği sırada kadastro ekibine itiraz edilmiş olsaydı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4. maddesi gereğince kadastro ekibince böyle yerler hakkında tutanağı düzenlemesi gerekirdi. Davacı bu yola sapmadan doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine dava açılmıştır. Kural olarak, taşınmazın tespit dışı bırakıldığı ya da paftasında yol olarak gösterildiği tarihte kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi kesintiye uğrar ve tespit tarihinden sonra 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar. Ancak, davanın makul süre içinde açıldığı kabul edildiği takdirde bu durumda tespitten ya da paftasında yol olarak gösterildiği tarihten önceki zilyetlik hesaba katılır. Böylece davanın açıldığı tarihe kadar kadastrodan önceki zilyetlik de hesaba katıldığında 20 yıl dolduğu takdirde diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde davanın kabulü gerekmektedir.