Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5229 E. , 2024/7173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5229 Karar No : 2024/7173 DAVACI :... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu düzenleme ile bir kısım binaların pro
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5229 E. , 2024/7173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5229 Karar No : 2024/7173 DAVACI :... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu düzenleme ile bir kısım binaların proje müellifliğini üstlenecek mimarlık mesleği mensupları bakımından birtakım yeterlilik/yetkinlik koşulları getirildiği, meslek mensuplarına yönelik bazı kısıtlamalar öngörüldüğü, mühendislik eğitimi sonucu alınacak ünvanların kimler tarafından kullanılacağı, mesleğe kabul ve ifa koşulları, ayrıca meslek alanında lisans eğitimi sonrasındaki yüksek lisans, doktora, doçentlik, profesörlük aşamalarıyla ilgili düzenlemelerin, mesleki faaliyetler ile tecrübe ve deneyim koşulları, meslek alanları ve yeterlilik koşullarınin 3458, 2547 ve 6235 sayılı yasalarla düzenlendiği, 3194 sayılı İmar Kanununda ve 4708 sayılı yasada da imar ve yapım işlerine ilişkin işlemlerin ve faaliyet alanlarının tanımlandığı, davalı idarece yasalarda düzenlenmeyen bir yetki kullanılarak TMMOB'nin görev ve yetki alanına müdahalede bulunulduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemede yetki unsuru bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı; bilimsel ve teknik esaslar ile hizmet gereklerine aykırı biçimde düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile hariç tutulan yahut dahil edilen yapı grubunun neye göre tespit edildiğinin de belirsiz olduğu, herhangi bir dayanağı bulunmadığı, proje müellifliğinin üstlenilebilmesi için öngörülen; mesleki tecrübe için 5 yıl, yapı ruhsatı alınmış alan için toplamda en az 10.000 m² en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının hangi kriterlere göre tespit edildiğinin de belirsiz olduğu, hiçbir bilimsel ve teknik dayanağı bulunmadığı, meslek yaşının tek başına deneyimin göstergesi olamayacağı gibi bilginin göstergesi olmasının da olanaklı olmadığı, bilgi ve deneyimi ölçme/değerlendirme yöntemlerinin TMMOB'ye bağlı Odalar tarafından belirlenmesi gerektiği, mesleki tecrübe ve deneyimin edinilişi ve mesleki faaliyet ile ilişkisi, mesleki yeterliliğe etkisi ve benzeri hususların belirlenmesi; mühendislik, mimarlık ve planlama mesleklerine ilişkin Anayasal bir kurum olarak örgütlenen ve faaliyet alanı doğrudan bu meslekler ve meslek mensupları olan Odaların yetkisinde olduğu, dava konusu bent düzenlenişi itibariyle belirsizlik içerdiği, hukuki güvenirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının mı sadece proje yapımına dair kriterlerin yarısının mı yeterli sayılacağının anlaşılamadığı, bu durumun idarenin keyfi uygulamalarına yol açabileceği gibi kişiler bakımından da öngörülebilirlği zedelediğinden yargısal denetimi de olanaksızlaştırmakta olduğu, imar ve yapılaşma gibi bütünüyle uygulamayla ilgili bir alanda akademik bir kariyere yönelik ölçütler belirlenmesinin öngörülen faaliyetin niteliği ile bağdaşmadığı, bu durumun can ve mal güvenliği bakımından risk oluşturması dolayısıyla kamu yararına aykırılık taşıdığı, bilimsel ve teknik esaslara da uyarlı olmadığı, davalı idarenin mühendislik alanlarında akademik uzmanlık ile mesleki yetkinliği birbirine karıştırdığı, tıp alanında hizmet veren meslek grupları hariç olmak üzere, akademik uzmanlığın mesleki bilgi birikimi ve deneyiminin göstergesi olarak sayılamayacağı, akademik çalışmalar ile mesleki pratik faaliyetlerin yalnızca tıp fakültelerinde (üniversite hastanelerinde) mümkün olabildiği; yerleşmelerin mimari estetik değerinin artırılması ve şehirlere kimlik kazandırılması kaygısı ile yapıldığı öne sürülen bu düzenlemelerin, belli bir yapı grubuna ilişkin düzenlenmesinin sunulacak mesleki hizmetlerle ilgili bilimsel veri ve araştırmalara dayalı bir tespit yapılmadığını ve temel insan hakkı olan sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkının öncelik olarak görülmediğini göstermekte olduğu, dava konusu düzenlemenin yasa ile öngörülmeyen bir sınırlamanın alt düzenleyici işlem ile öngörülmüş olmasının normlar hiyerarşisine aykırılık taşıdığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI: Dava konusu düzenleme ile yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevinin Bakanlığın bir birimi olan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verildiği, anılan Genel Müdürlüğün bu yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği gibi normlar hiyerarşisinde daha alt seviyede yer alan diğer düzenleyici işlemler yoluyla da kullanabileceği, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne tanınan, mimar ve mühendise (kişilere) ilişkin düzenleme yapma yetkisi olmayıp mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisi olduğu, meslek mensubunca görülen hizmete ilişkin düzenleme yapılmasının, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun görev alanına müdahale anlamını taşımadığı, mimarlık ve mühendislik hizmetleriyle ilgili temel hükümlerin, İmar Kanunu, Çevre Kanunu ve ilgili diğer kanunlarda ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek suretiyle çerçevesinin çizildiği, idari ve teknik ayrıntıların, idarenin düzenleyici işlemleri ile belirlenmesinin yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamayacağı, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi, değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" olarak sayıldığı, dava konusu düzenleme ile de yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevinin Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verildiği, bu yetkinin yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği gibi normlar hiyerarşisinde daha alt seviyede yer alan diğer düzenleyici işlemler yoluyla da kullanabileceği, düzenlemenin mimar ve mühendis kişilere ilişkin düzenleme yapma yetkisi olmayıp mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisi olduğu, meslek mensubunca görülen hizmete ilişkin düzenleme yapılmasının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun görev alanına müdahale anlamını taşımadığı, mevzuat uyarınca mimarlık ve mühendislik mesleğinin icra edilebilmesi için mimarlık ve mühendislik eğitimi veren bir yükseköğretim kurumundan diploma sahibi olmak ve ilgili meslek odasına üye olarak üyelik vasfını korumak için yeterli olup başka bir koşulun varlığı yasal düzenlemelerde yer almadığı; dava konusu düzenlemenin amacının yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması olduğu, 3458 sayılı Kanun ile 6235 sayılı Kanun uyarınca bir üniversiteden yeni mezun olan bir meslek mensubunun odaya kaydını yaptırdığı anda herhangi bir mesleki deneyime sahip olmadan faaliyette bulunabilmesinin mümkün olduğu, diğer yapılara nazaran daha büyük ölçekte ve özellikli nitelikte olduğu değerlendirilen ve kentin yapıtaşları olacağı düşünülen madde hükmünde sayılan umumun kullanımına mahsus yapıların projelendirilmesinin; herhangi bir tecrübeye sahip olmayan meslek mensuplarından ziyade yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensupları tarafından yapılmasına yönelik düzenleme getirilmesinin bu amacı gerçekleştirmede etkin bir yöntem olduğu, bu nedenle kamu yararı amacı taşıdığı, dava konusu düzenleme ile niteliği gereği özellik arz eden yapıların belirli bir mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensuplarınca projelendirilmesi sağlanarak bir taraftan yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması diğer taraftan da sağlıklı ve dengeli yapılaşmanın daha etkin bir şekilde oluşturulmasının amaçlandığı; düzenlemede sayılan yapıların proje müellifliğini üstlenecek müellifin en az 5 yıl mesleki tecrübeye sahip olmanın yanında toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının hepsinin sağlaması gerektiği, tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için de bu şartların yarısının aynı anda sağlanması gerektiği, dolayısıyla düzenlemede dava dilekçesinde iddia edildiği üzere belirsizlik olmadığı, 5 yıllık tecrübeye ve aynı zamanda toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapımın projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan bir mimarın ya da tezli yüksek lisans yapan ve aynı zamanda bu kriterlerin yarısına sahip olan bir mimarın her koşulda üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir mimara oranla daha sağlıklı bir projelendirme hizmeti sunacağı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesiyle; Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 2.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi eklenmiştir. “ç) Devletin güvenlik ve emniyeti bakımından gizlilik arz eden yapılar ile 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve diğer özel kanunlar kapsamında kalan alanlarda yapılacaklar hariç olmak üzere; yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amacıyla, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak umumun kullanımına mahsus olan; resmi binalar, ibadet yerleri, eğitim, sağlık tesisleri, kültürel binalar, eğlence yapıları, konaklama amaçlı binalar, alışveriş merkezleri, ulaştırma istasyonları, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar ile merkezi iş alanları ve idaresince bu kapsamda olduğu değerlendirilen yapıların mimari proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimar olarak en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden mimarlar tarafından üstlenilebilir. Üniversitelerin mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için bu fıkrada belirtilen asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının sağlanması yeterlidir. Bu kapsamda hazırlanan mimari projelerin yöresel mimariye uygun olarak tasarlanması, yapının kullanım fonksiyonunu azami ölçüde yansıtacak mimari öğeler içermesi, giriş cephelerinin binanın kullanım fonksiyonunu öne çıkaran, kolay algılanabilir şekilde tasarlanması ve bu amaçla bina ön cephelerinde cephe ve çatı ile uyumlu olacak şekilde sundurma, portik veya kolonad/sütun benzeri tasarımlarla girişin vurgulanması, cephe tasarımına derinlik kazandırılması, ön bahçelerinde teras, merdiven, rampa ve kot farkı gibi düzenlemeler ile davetkâr bir etki sağlanması gerekir. Ayrıca mimari projenin varsa yapının bulunduğu cadde veya sokakta yer alan ve mimari estetik komisyonunca belirlenmiş olan referans bina cephesindeki mimari öğelere uyumlu olacak şekilde tasarlanması, referans bina bulunmaması halinde sokak silüeti ile uyumlu olarak tasarlanması gerekir.” Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (b) bendi eklenmiştir. “b) Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (c) bendi eklenmiştir. "c) Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi eklenmiştir. "ç) Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir. "d) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz.” Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 7.fıkrasına aşağıdaki (c) bendi eklenmiştir. “c) Yüksekliği 30.50 metreyi geçen konutlar ile inşaat alanı 2.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin ilgili mühendislik bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 7.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi eklenmiştir. "ç) Yüksekliği 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği ise; en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış ve yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir.” 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında; "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.", 8.fıkrasında "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un 44.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde, "Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine; mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi, değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Yukarıda yer verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden dava konusu düzenleme ile yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevinin Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verildiği, bu yetki çerçevesinde yapılan düzenlemenin mimar ve mühendis kişilere ilişkin düzenleme yapma yetkisi olmayıp mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisi olduğu, meslek mensubunca görülen hizmete ilişkin düzenleme yapılmasının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun görev alanına müdahale anlamını taşımadığı sonucuna varıldığından düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Düzenlemede yer alan yapıların proje müellifliğinin üstlenilebilmesi için öngörülen ve yetkili idare tarafından belirlenen kriterlerin (mesleki tecrübe için 5 yıl, yapı ruhsatı alınmış alan için toplamda en az 10.000 m² en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma) belirlenmesi için herhangi bir tecrübeye sahip olmayan meslek mensuplarından ziyade yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensupları tarafından yapılmasına yönelik düzenleme getirilmesinin bu amacı gerçekleştirmede etkin bir yöntem olduğundan dava konusu düzenlemenin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, dava konusu düzenlemenin amacının yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması olduğu, 3458 sayılı Kanun ile 6235 sayılı Kanun uyarınca bir üniversiteden yeni mezun olan bir meslek mensubunun odaya kaydını yaptırdığı anda herhangi bir mesleki deneyime sahip olmadan faaliyette bulunabilmesinin mümkün olduğu, diğer yapılara nazaran daha büyük ölçekte ve özellikli nitelikte olduğu değerlendirilen ve kentin yapıtaşları olacağı düşünülen düzenlemede sayılan kamunun kullanımına özgü yapıların projelendirilmesinin; herhangi bir tecrübeye sahip olmayan meslek mensuplarından ziyade yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensupları tarafından yapılmasına yönelik düzenleme getirilmesinin bu amacı gerçekleştirmede etkin bir yöntem olduğu, dava konusu düzenleme ile niteliği gereği özellik arz eden yapıların belirli bir mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensuplarınca projelendirilmesi sağlanarak bir taraftan yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması diğer taraftan da sağlıklı ve dengeli yapılaşmanın daha etkin bir şekilde oluşturulmasının amaçlandığı sonucuna varılmıştır. Düzenlemede sayılan yapıların proje müellifliğini üstlenecek müellifin en az 5 yıl mesleki tecrübeye sahip olmanın yanında toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarını birlikte sağlaması, tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için de bu şartların yarısının aynı anda sağlanması gerektiği, dolayısıyla düzenlemede herhangi bir belirsizlik olmadığı; 5 yıllık tecrübeye ve aynı zamanda toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapımın projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan bir mimarın ya da tezli yüksek lisans yapan ve aynı zamanda bu kriterlerin yarısına sahip olan bir mimarın her koşulda üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir mimara oranla daha sağlıklı bir projelendirme hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen yapıların proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca dava konusu düzenlemede kat sayısı esas alınarak binaların statik proje müellifliğinin yeterlilik koşulları belirlenmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasın uyarınca bu konuda Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir meslek mensubuna oranla düzenlemede sayılan mesleki deneyime sahip meslek mensubunun daha sağlıklı bir statik proje müellifliği hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen kat sayısı kriterlerinin yapıların statik proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesinin iptali istemiyle davacı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığı tarafından bakılan dava açılmıştır. 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesiyle; Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 2.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi: “ç) Devletin güvenlik ve emniyeti bakımından gizlilik arz eden yapılar ile 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve diğer özel kanunlar kapsamında kalan alanlarda yapılacaklar hariç olmak üzere; yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amacıyla, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak umumun kullanımına mahsus olan; resmi binalar, ibadet yerleri, eğitim, sağlık tesisleri, kültürel binalar, eğlence yapıları, konaklama amaçlı binalar, alışveriş merkezleri, ulaştırma istasyonları, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar ile merkezi iş alanları ve idaresince bu kapsamda olduğu değerlendirilen yapıların mimari proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimar olarak en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden mimarlar tarafından üstlenilebilir. Üniversitelerin mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için bu fıkrada belirtilen asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının sağlanması yeterlidir. Bu kapsamda hazırlanan mimari projelerin yöresel mimariye uygun olarak tasarlanması, yapının kullanım fonksiyonunu azami ölçüde yansıtacak mimari öğeler içermesi, giriş cephelerinin binanın kullanım fonksiyonunu öne çıkaran, kolay algılanabilir şekilde tasarlanması ve bu amaçla bina ön cephelerinde cephe ve çatı ile uyumlu olacak şekilde sundurma, portik veya kolonad/sütun benzeri tasarımlarla girişin vurgulanması, cephe tasarımına derinlik kazandırılması, ön bahçelerinde teras, merdiven, rampa ve kot farkı gibi düzenlemeler ile davetkâr bir etki sağlanması gerekir. Ayrıca mimari projenin varsa yapının bulunduğu cadde veya sokakta yer alan ve mimari estetik komisyonunca belirlenmiş olan referans bina cephesindeki mimari öğelere uyumlu olacak şekilde tasarlanması, referans bina bulunmaması halinde sokak silüeti ile uyumlu olarak tasarlanması gerekir.” Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (b) bendi: “b) Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (c) bendi: "c) Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi: "ç) Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6.fıkrasına aşağıdaki (d) bendi: "d) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz.” Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 7.fıkrasına aşağıdaki (c) bendi: “c) Yüksekliği 30.50 metreyi geçen konutlar ile inşaat alanı 2.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin ilgili mühendislik bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir." Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 7.fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi: "ç) Yüksekliği 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği ise; en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış ve yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir.” eklenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında; "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.", 8.fıkrasında "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un 44.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde, "Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine; mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi, değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının, yasalarda düzenlenmeyen bir yetki kullanılarak TMMOB'nin görev ve yetki alanına müdahalede bulunulduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemede yetki unsuru bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmiş ise de, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi, değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" olarak sayıldığı, dava konusu düzenleme ile de yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevinin Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verildiği, bu yetki çerçevesinde yapılan düzenlemenin mimar ve mühendis kişilere ilişkin düzenleme yapma yetkisi olmayıp mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisi olduğu, meslek mensubunca görülen hizmete ilişkin düzenleme yapılmasının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun görev alanına müdahale anlamını taşımadığı sonucuna varıldığından düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kaldı ki, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükmün daha önce 29/6/2011 tarih ve mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de aynen yer almakta iken söz konusu kuralın Anayasaya aykırılığı iddiası ile açılan bir davada Anayasa Mahkemesinin 29.11.2012 tarih ve E:2011/100, K:2012/191 sayılı kararıyla "... Dava konusu kuralla, yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevi Bakanlığın bir birimi olan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Anılan Genel Müdürlük, bu yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği gibi normlar hiyerarşisinde daha alt seviyede yer alan diğer düzenleyici işlemler yoluyla da kullanabilir" gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu çerçevede, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasın uyarınca bu konuda Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Dava konusu düzenlemenin bilimsel ve teknik esaslar ile hizmet gereklerine aykırı biçimde düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile hariç tutulan yahut dahil edilen yapı grubunun neye göre tespit edildiğinin de belirsiz olduğu iddiasına ilişkin; dava konusu düzenlemede yapı grubu olarak, yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amacıyla, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak umumun kullanımına mahsus olan yapılar esas alındığından davacının yapı grubunun belirlenmesinde belirsizlik bulunduğu iddiasına itibar edilmemiştir. Proje müellifliğinin üstlenilebilmesi için öngörülen; mesleki tecrübe için 5 yıl, yapı ruhsatı alınmış alan için toplamda en az 10.000 m² en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının hangi kriterlere göre tespit edildiğinin de belirsiz olduğu, hiçbir bilimsel ve teknik dayanağı bulunmadığı, meslek yaşının tek başına deneyimin göstergesi olamayacağı gibi bilginin göstergesi olmasının da olanaklı olmadığı, bilgi ve deneyimi ölçme/değerlendirme yöntemlerinin TMMOB'ye bağlı Odalar tarafından belirlenmesi gerektiği, mesleki tecrübe ve deneyimin edinilişi ve mesleki faaliyet ile ilişkisi, mesleki yeterliliğe etkisi ve benzeri hususların belirlenmesi; mühendislik, mimarlık ve planlama mesleklerine ilişkin Anayasal bir kurum olarak örgütlenen ve faaliyet alanı doğrudan bu meslekler ve meslek mensupları olan Odaların yetkisinde olduğu, dava konusu bent düzenlenişi itibariyle belirsizlik içerdiği, hukuki güvenirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak; düzenlemede yer alan yapıların proje müellifliğinin üstlenilebilmesi için öngörülen ve yetkili idare tarafından belirlenen kriterlerin (mesleki tecrübe için 5 yıl, yapı ruhsatı alınmış alan için toplamda en az 10.000 m² en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma) belirlenmesi için herhangi bir tecrübeye sahip olmayan meslek mensuplarından ziyade yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensupları tarafından yapılmasına yönelik düzenleme getirilmesinin bu amacı gerçekleştirmede etkin bir yöntem olduğundan dava konusu düzenlemenin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, dava konusu düzenlemenin amacının yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması olduğu, 3458 sayılı Kanun ile 6235 sayılı Kanun uyarınca bir üniversiteden yeni mezun olan bir meslek mensubunun odaya kaydını yaptırdığı anda herhangi bir mesleki deneyime sahip olmadan faaliyette bulunabilmesinin mümkün olduğu, diğer yapılara nazaran daha büyük ölçekte ve özellikli nitelikte olduğu değerlendirilen ve kentin yapıtaşları olacağı düşünülen düzenlemede sayılan kamunun kullanımına özgü yapıların projelendirilmesinin; herhangi bir tecrübeye sahip olmayan meslek mensuplarından ziyade yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensupları tarafından yapılmasına yönelik düzenleme getirilmesinin bu amacı gerçekleştirmede etkin bir yöntem olduğu, dava konusu düzenleme ile niteliği gereği özellik arz eden yapıların belirli bir mesleki bilgi ve deneyime sahip meslek mensuplarınca projelendirilmesi sağlanarak bir taraftan yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması diğer taraftan da sağlıklı ve dengeli yapılaşmanın daha etkin bir şekilde oluşturulmasının amaçlandığı sonucuna varılmıştır. Asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının mı sadece proje yapımına dair kriterlerin yarısının mı yeterli sayılacağının anlaşılamadığı, bu durumun idarenin keyfi uygulamalarına yol açabileceği gibi kişiler bakımından da öngörülebilirlği zedelediğinden yargısal denetimi de olanaksızlaştırmakta olduğu, imar ve yapılaşma gibi bütünüyle uygulamayla ilgili bir alanda akademik bir kariyere yönelik ölçütler belirlenmesinin öngörülen faaliyetin niteliği ile bağdaşmadığı, bu durumun can ve mal güvenliği bakımından risk oluşturması dolayısıyla kamu yararına aykırılık taşıdığı, bilimsel ve teknik esaslara da uyarlı olmadığı iddialarına yönelik olarak; düzenlemede sayılan yapıların proje müellifliğini üstlenecek müellifin en az 5 yıl mesleki tecrübeye sahip olmanın yanında toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının birlikte sağlaması, tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için de bu şartların yarısının aynı anda sağlanması gerektiği, dolayısıyla düzenlemede herhangi bir belirsizlik olmadığı sonucuna varılmış olup dava konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır. İmar ve yapılaşma gibi bütünüyle uygulamayla ilgili bir alanda akademik bir kariyere yönelik ölçütler belirlenmesinin öngörülen faaliyetin niteliği ile bağdaşmadığı, bu durumun can ve mal güvenliği bakımından risk oluşturması dolayısıyla kamu yararına aykırılık taşıdığı, bilimsel ve teknik esaslara da uyarlı olmadığı, davalı idarenin mühendislik alanlarında akademik uzmanlık ile mesleki yetkinliği birbirine karıştırdığı, tıp alanında hizmet veren meslek grupları hariç olmak üzere, akademik uzmanlığın mesleki bilgi birikimi ve deneyiminin göstergesi olarak sayılamayacağı, akademik çalışmalar ile mesleki pratik faaliyetlerin yalnızca tıp fakültelerinde (üniversite hastanelerinde) mümkün olabildiği; yerleşmelerin mimari estetik değerinin artırılması ve şehirlere kimlik kazandırılması kaygısı ile yapıldığı öne sürülen bu düzenlemelerin, belli bir yapı grubuna ilişkin düzenlenmesinin sunulacak mesleki hizmetlerle ilgili bilimsel veri ve araştırmalara dayalı bir tespit yapılmadığını ve temel insan hakkı olan sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkının öncelik olarak görülmediğini göstermekte olduğu, dava konusu düzenlemenin yasa ile öngörülmeyen bir sınırlamanın alt düzenleyici işlem ile öngörülmüş olmasının normlar hiyerarşisine aykırılık taşıdığı ileri sürülmüş ise de 5 yıllık tecrübeye ve aynı zamanda toplamda en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapımın projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan bir mimarın ya da tezli yüksek lisans yapan ve aynı zamanda bu kriterlerin yarısına sahip olan bir mimarın her koşulda üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir mimara oranla daha sağlıklı bir projelendirme hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen yapıların proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayıca dava konusu düzenlemede kat sayısı esas alınarak binaların statik proje müellifliğinin yeterlilik koşulları belirlenmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu konuda Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir meslek mensubuna oranla düzenlemede sayılan mesleki deneyime sahip meslek mensubunun daha sağlıklı bir statik proje müellifliği hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen kat sayısı kriterlerinin yapıların statik proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.