(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/15652 E. , 2011/17305 K. ... ile Türkiye Satranç Federasyonu Başk. Vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 9.3.2010 gün ve 380-68 sayılı hükmün Dairemizin 18.4.2011 tarih ve 15447-6040 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, davalı ... ile Türk Milli takımında oynam…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/15652 E. , 2011/17305 K.** **"İçtihat Metni"** ... ile Türkiye Satranç Federasyonu Başk. Vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 9.3.2010 gün ve 380-68 sayılı hükmün Dairemizin 18.4.2011 tarih ve 15447-6040 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, davalı ... ile Türk Milli takımında oynaması konusunda 10 yıl süreli olarak 8.9.2005 tarihinde sözleşme akdettiklerini, sözleşmenin davalı federasyon tarafından 18.8.2008 tarihinde haksız ve hukuki gerekçeden yoksun olarak feshedildiğini, davalıya ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshini düzenleyen hükmü uyarınca 2 yıllık faaliyet desteği, 2009 yılı Ağustos ayına kadar olan ücret alacağı ile 3 maaş net kıdem tazminatının talep edildiğini, bakiye 6 yıllık ücret alacağı hakkının saklı tutulduğunu, ancak ihtarnameye yanıt alınamadığını ileri sürerek fazlasını saklı tutarak toplam 15.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, sözleşme gereğince satranç sporcusu olan davacının Türkiye'de ve Milli Takımda oynaması karşılığında kendisine ücret ve benzeri maddi menfaatler sağlanmasının kararlaştırıldığını, daha önceleri yabancı ülke milli takımlarında oynayan davacının Türkiye'de ve Türk Milli takımında oynamasını sağlamak amacıyla bu sözleşmenin imzalandığını, özellikle sözleşmenin 9. maddesinde bu konuya yer verildiğini, federasyonun sözleşme feshedilinceye kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, mevzuat gereğince yaz olimpiyatlarını takip eden 6 ay içinde federasyonların başkan ve yönetim ve denetleme organlarının seçiminin yapıldığını, davacının da yapılacak bu seçimlerde başkan adayı olacağını söyleyerek muhtelif ortamlarda federasyon aleyhine propaganda yaptığını, bu durumun 18 Ağustos 2008 Tarihinde Türkiye Satranç Federasyonu resmi internet sitesinde de yer aldığını, davacının eleştiri boyutunu aşarak federasyonun itibarını sarsıcı ifadeler kullandığını, yurt dışında yabancı sporcu ve yöneticilere de aynı şekilde beyanlarda bulunduğunu, ayrıca 2011/15652-17305 davacının yabancı liglerde oynama mevzuatına uymayarak Yunan liginde oynadığını ve disiplin kurulundan 3 ay hak mahrumiyeti cezası aldığını, davacı sporcunun sadakat borcuna aykırı davrandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün taraflarca temyizi sonunda hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, bu kere davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi sonrasında, davacı tarafından açılan alacak davasında Mahkemece verilen kabul kararı sonrasında temyiz sonucu her ne kadar Dairemizce “davacının gerek internet ortamında ve gerekse yabancı yönetici ve sporcular nezdinde federasyon aleyhinde beyanlarda bulunduğu sabit olup, sporculuk ve sportmenlik etiği içinde düşünüldüğünde, davacı sporcunun sözleşme ile hizmet verdiği Kurum ve yöneticilerine karşı yapmış olduğu demeç ve söylemlerden kabulün aksine eleştiri boyutları içinde kabul edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, davacı sporcunun talimatnamedeki açık hükme nazaran izin almaksızın yabancı bir ligde de faaliyet gösterdiği açıktır. Her ne kadar bu husus fesih ihtarnamesinde belirtilmemiş ise de, yargılama sırasında ileri sürülmüş olması nedeniyle nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de; karar düzeltme talebi sonucu yapılan değerlendirmede öncelikle davacıya gönderilen fesih bildiriminde yazılı olmadığı halde, bilahare dava açıldıktan sonra ibraz edilen davalı federasyonun 11.09.2008 tarihli disiplin cezasına ilişkin kararın 18.8.2008 fesih tarihinden sonra alındığı ve bu haliyle ceza kararının fesih gerekçesi dışında kaldığı ve feshe esas alınamayacağı belirgindir. Davacının yabancı devlet liginde bulunan bir takımda oynaması ile bir ülke adına satranç oynaması hususlarının birbirlerinden farklı konular olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının sadece Türkiye Milli takımında oynama yönünden sorumluluğunun bulunduğu, yerli veya yabancı bir ligde oynama yönünden kısıtlılığının bulunmadığı gibi esasen milli takım görevini aksatması hususları da varit bulunmadığına göre bozmanın bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bunun dışında davacının söz ve eylemlerinin eleştiri boyutlarını aşıp aşmadığı hususları değerlendirilmiş olup, öncelikle yabancı bir sporcuya ait e posta yönünden yapılan değerlendirmede, 2011/15652-17305 sözlerin açıkça anlaşılamaması yanında, bu verinin tarihi ile fesih tarihinin aynı olması hususları dikkate alındığında e postanın delil niteliği tartışmalı bulunmuş, bunun yanında davalı federasyon tarafından yapılan basın açıklamaları, davacının adaylık süreci birlikte değerlendirildiğinde, davacının söz ve eylemlerinin yönetiminin uygulamalarını tartışmak, eleştirmek amacını taşıdığı, seçim süreci içerisinde tansiyonun yüksek olmasının hayatın olağan akışına uygun olması hususları ve diğer tanıkların anlatımlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda davacının söz ve eylemlerinin taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı olarak feshine imkan tanımadığı, feshin haksız olduğu açık olduğu halde, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçe ile onanması gerekirken, zuhulen az yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından, davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 18.4.2011 gün, 2011/15447, 2011/6040 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verilerek temyiz dilekçelerinin incelenmesine geçilmiştir. 2-Taraf vekillerinin ayrı ayrı temyiz dilekçeleri değerlendirilmiş, ancak mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde bulunması sebebiyle yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 18.4.2011 gün 2010/15447 E., 2011/6040 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.