11. Ceza Dairesi 2017/4031 E. , 2021/7610 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ... ve ...’ın reçeteleri tahrif ederek ilaç eklemesi yaptıkları sanık ...’ın da bu eyleme iştirak ederek sisteme fazladan ilaç girildiğinin bu şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda; suçtan doğrudan doğruya zarar görenin Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu, bu nedenle şikayetçi ... Bakanlığının davaya katılma hakkının bulunmadığı, usulsüz verilen katılma karar…
**11. Ceza Dairesi 2017/4031 E. , 2021/7610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ... ve ...’ın reçeteleri tahrif ederek ilaç eklemesi yaptıkları sanık ...’ın da bu eyleme iştirak ederek sisteme fazladan ilaç girildiğinin bu şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda; suçtan doğrudan doğruya zarar görenin Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu, bu nedenle şikayetçi ... Bakanlığının davaya katılma hakkının bulunmadığı, usulsüz verilen katılma kararının da hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği de değerlendirilip, ... vekilinin süre tutum dilekçesi verdikten sonra 23.12.2013 havale tarihli dilekçesi ile hükmün onanmasını talep ettiği, dilekçesinin temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde bulunduğu kabul edilerek sanıkların yalnızca resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede ; 1-) Sanıklar ... ve ...’ın haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar ... ve ...’ın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Adli Emanetin 2012/65 ve 2012/83 sıralarında da kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı TCK'nin 54.maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "Adli Emanetin 2012/65 ve 2012/83 sırasında kayıtlı emanet eşyaların 5237 sayılı TCK’nin 54/1. Maddesi uyarınca müsaderesine" ilişkin cümlenin çıkartılarak yerine "Adli Emanetin 2012/65 ve 2012/83 sıralarında kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...’ın reçeteleri tahrif ederek ilaç eklemesi yaptıkları sanık ...’ın da bu eyleme iştirak ederek sisteme fazladan ilaç girildiğinin bu şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığının iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık ...’ın soruşturma ve kovuşturma aşamasında verdiği beyanlarında 2009 yılında çocuğunun rahatsızlığı sebebiyle Kelkit’ten ...’e taşındığını, eczanedeki işleri kalfaların yürüttüğünü, reçetelere ilaç eklenmesi, ilaç sayısının fazla yazılması, sisteme bu şekilde giriş yapılması ile ilgili bilgisinin olmadığını, gerçekleşen kurum zararını ödediğini savunması, diğer sanıklar ... ve ...’ın müfettişe verdikleri beyanlarından itibaren her aşamada verdikleri beyanlarında tahrifatı ve sisteme ilaç girişlerini kendilerinin yaptıklarını, gerçekleştirdikleri bu eylemleri veresiye ilaç vermeleri neticesinde ellerinde kalan fazladan ilaç küpürlerinin sisteme girişini gerçekleştirmek amacıyla yaptıklarını, eczane sahibi ...’ın bu durumdan haberinin olmadığını savunmaları karşısında; tüm dosya kapsamından sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı gözetilerek, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.