19. Ceza Dairesi 2017/2045 E. , 2017/3522 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkeme kararının sanığa 22/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği temyiz süresinin son gününün 29 Ekim 2015 Cumhuriyet Bayramına geldiği ve temyiz süresinin resmi tatili takip eden günün …
**19. Ceza Dairesi 2017/2045 E. , 2017/3522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkeme kararının sanığa 22/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği temyiz süresinin son gününün 29 Ekim 2015 Cumhuriyet Bayramına geldiği ve temyiz süresinin resmi tatili takip eden günün mesai saati bitimine kadar uzayacağı gözetilmeden, sanığın asıl karara süresinde itiraz etmesine rağmen mahkemece 11/11/2015 tarihli ek kararla verilen temyiz isteminin reddine dair kararın yerinde olmadığı ve ek kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilerek asıl karara yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Şirket yetkilisi sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi, bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlunun kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısına göre şirketin en son 2014 yılında beyanname verdiği, şikayet tarihinin ise 2009 olduğunun anlaşılması karşısında, şikayet tarihini de kapsayan en son beyanname örnekleri getirtildikten sonra hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,