Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2193 E. , 2024/3072 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2193 Karar No : 2024/3072 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi, Eşrefoğlu …
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2193 E. , 2024/3072 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2193 Karar No : 2024/3072 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi, Eşrefoğlu İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan yapılan ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, mağdure E.Ö.'ye karşı 2015 yılındaki eylemleri sebebiyle 12 yıl 6 ay hapis cezası, mağdure E.Ö.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, mağdure R.G.K.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle 12 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, dolayısıyla cezai yargılama sonucunda davacının disiplin cezasına konu eyleminin yargı kararı ile sabit olduğu ve disiplin soruşturma raporu ile suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İsnat edilen fiilleri işlemeyecek bir kişi olarak bilindiği ve çevresinde babacan bir öğretmen olarak tanındığı, idari soruşturmada tanık ifadelerine başvurulmadan eksik inceleme yapıldığı, 2017 yılında gerçekleştiği iddia edilen olayın tamamen soyut ve gerçek dışı olduğu, ceza davasında müşteki olarak bulunan B.Ö. isimli öğrenci velisi ile aralarında husumetin bulunduğu, sınıf düzeni ve ödev konusunda anlaşmazlık çıktığı, bu kişi tarafından verilen şikayet dilekçesi sonucunda adli ve idari sürecin başlatıldığı, müştekinin daha sonrasında ileri sürülen iddiaların tamamen yanlış anlamadan ibaret olduğu ve dilekçesinin işleme konulmamasının gerektiğini belirtmesine rağmen dikkate alınmadığı, mağdure E.Ö.'nün 3. sınıftan beri öğretmenini sevmediğine ilişkin ve ifadesinden kısa süre önce gerçekleşen bir olaydan dolayı verilen disiplin yaptırımından dolayı seni şikayet edeceğim şeklindeki beyanları ile tanık ifadeleri dikkate alındığında üzerine atılı suçlamaların gerçek dışı olduğunun açık olduğu, eğer iddia edildiği gibi bir eylem gerçekleşmiş olsa idi sınıftaki öğrencilerden en az bir tanesinin olayı görmesinin gerektiği, öğrencilerin bu konudaki beyanlarının dikkate alınmadığı, ceza yargılaması sürecinin devam ettiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Konya ili, Selçuklu ilçesi, Eşrefoğlu İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, çocuğun cinsel istismarı suçundan dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında adı geçen mağdure E.Ö.'ye karşı 2015 yılındaki eylemleri sebebiyle 12 yıl 6 ay hapis cezası ile mağdure E.Ö.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile mağdure R.G.K.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının mahkumiyetine dair kararın kaldırılarak, mağdure E.Ö.'ye karşı 2015 yılındaki eylemleri sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de eylemin sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile mağdure E.Ö.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de eylemin sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile mağdure R.G.K.'ye karşı 2017 yılındaki eylemleri sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de eylemin sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; Temyiz aşamasında ise Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının mağdure R.G.K.'ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hüküm yönünden sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, davacının mağdure E.Ö.'ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hüküm yönünden, sanığın aşamalarda katılan anne B. ile gece geç saatlere kadar mesajlaştıklarına ve konuştuklarına dair beyanı dikkate alındığında sanık ile katılan anne arasındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarının dosya arasına getirtilerek sanığın bu yöndeki ve diğer husumet savunmalarının dosyada yer alan delillerle birlikte değerlendirilmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde bu konuda herhangi bir tespitte yapılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, a. Bölge Adliye Mahkemesince suç tarihlerinde on beş yaşından küçük katılan mağdureye yönelik iradeyi etkileyen herhangi bir sebep olmaksızın gerçekleştirilen cinsel eylemler nedeniyle "TCK 103/1-b" maddesi delaletiyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunduğu, b. Sanığın katılan mağdureye yönelik 2015 ve 2017 yıllarında bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla kez gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle tek cezaya hükmedilip, cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerekirken, ayrı iki suç kabul edilerek fazla ceza tayininin hukuka aykırı bulunduğu belirtilerek, bozma kararı verildiği ve yargılamanın devam ettiği uyap kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/06/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.