4. Hukuk Dairesi 2015/6329 E. , 2016/5108 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/01/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i…
**4. Hukuk Dairesi 2015/6329 E. , 2016/5108 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/01/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş: hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, .... İl Genel Meclisi üyeliği görevini yürütmekte iken ve mahalli seçimlerde tekrar aynı görev yönünden adaylığını açıkladığını, bunun üzerine hakkında, 11/03/2014 tarihinde www......com isimli internet haber sitesinde "aday adaylık süreci tamamlandı! İşte Adaylar" başlığı ile haber yapıldığını, davalının bu haberin yorum kısmına kimliğini gizler nitelikle "....." rumuzuyla "bu ilçede ... ile ....'den başka insan yok mu da her seçimde temcit pilavı gibi öne sürülüyorlar, ne yapmışlar ceplerini doldurmaktan başka, saygılar” şeklinde sözlerle yorumda bulunduğunu, davalının yaptığı bu yorum nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek, uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir. Davalı, haber sitesinde yapmış olduğu yorumun bizzat davacıya yönelik olmadığını, ..... ilçesinde artık değişiklik yapılması farklı kişilere siyaset imkanı tanınması gerektiğini düşündüğü için "başka insan yok mu" cümlesini kullandığını, davacıyı toplumda küçük düşürmek gibi bir gayesinin bulunmadığını, davacının manevi değerlerinin zedelenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece, davalının yaptığı yorumun davacının siyasi faaliyeti kapsamında yaptığı işlerle ilgili yapılabilecek eleştiri kapsamını aşıp davacının yaptığı işi eleştirmenin ötesinde kişilik haklarına doğrudan saldırı niteliği taşıdığı gerekçesiyle istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli 48876/08 başvuru no lu kararında "İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan <> ya da <> için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların <> onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...:" ifade etmektedir.