Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1008 E. , 2024/6325 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1008 Karar No : 2024/6325 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mankemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONU
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1008 E. , 2024/6325 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1008 Karar No : 2024/6325 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mankemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, silahlı özel güvenik kimlik kartının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı bulunduğundan bahisle iptal edilmesine ilişkin Bursa Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 21/03/2022 tarih ve E:2019/1, K:2022/1486 sayılı bozma kararına uyularak, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil edebilecek FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, irtibatı veya iltisakı olduğuna yönelik herhangi bir bilgi ve tespit bulunmadığının, dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen tespitin ise, davacının Asya Katılım Bankasında yer alan hesabının maaş hesabı olduğu, örgüt liderinin talimatından sonra hesap bakiyesindeki artışın rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı, davacının adı geçen bankanın TMSF'ye devrinden aylar önce hesabındaki parayı çektiği anlaşıldığından, tek başına davacının özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmasına engel olabilecek nitelik taşımadığının, davalı idarece yargılama sürecinde de bunun dışında başkaca bir iddia ve belgenin ortaya konulmadığının anlaşılması karşısında davacının özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin davacıya yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; özel güvenlik görevlilerinin kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette görev ifa ettiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Bursa Valiliği tarafından; özel güvenlik hizmetinin yürütülmesi aşamasında görev yapan kişilerin suç şüphesinden uzak olması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının vekili olmadığından lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen gerekçe değiştirerek onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize Konu Kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi: 1- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuatta, özel güvenlik görevlileri hakkında gerek kimlik belgesi ve çalışma izni verilmesi gerekse bunların yenilenmesi sırasında güvenlik soruşturması yapılacağı, söz konusu soruşturmanın sonucu olumlu olanlara ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıyanlara çalışma belgesi düzenleneceği, çalışma şartlarını kaybeden ve güvenlik soruşturması olumsuz olanların da belgelerinin iptal edileceği düzenlenmiştir. 2- Bu kapsamda da, dava konusu olayda, davalı idare tarafından davacı hakkında 4045 sayılı Kanun uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak, dava konusu işlem tesis edilmiş olup, işlemin sebep unsuru olarak, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gösterilmiştir. 3- Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve anılan birimlerin bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair kanuni düzenleme olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olup; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dava konusu işlem tarihinden sonra eklenen (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 4- Bununla birlikte, dava konusu işlemin (3) no. lu paragrafta belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış olmasının, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmadan ya da başkaca hiçbir işleme gerek olmadan davalı idarece doğrudan özel güvenlik kimlik kartı düzenlenmesi ve çalışma izni verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır. 5- Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra idarelerce yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 14. maddesiyle de 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı kuralına yer verilmiştir. Davalı idarece, yukarıda belirtilen iptal gerekçesi doğrultusunda 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir güvenlik soruşturması yapılabileceği ve neticesine göre yeni bir işlem tesis edilebileceği de kuşkusuzdur. 6- Bu itibarla, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyize Konu Kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği kurallarına yer verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında verilen kararda, davacı lehine 5.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığı vekil aracılığıyla takip etmeyen davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçe değiştirerek ONANMASINA, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.