Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna yapılan başvurunun daha önce Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna yapılan başvurunun daha önce Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; kasten öldürme, yağma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve kasten öldürme suçuna teşebbüs başta olmak üzere birçok suçtan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 19/9/2003 tarihinde gözaltına alınmış 27/5/2008 tarihinde de tutuklanmıştır. Aralarında başvurucunun da bulunduğu sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda 2/10/2012 tarihinde başvurucunun kasten öldürme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçları ile kasten öldürme suçuna teşebbüsten ayrı ayrı hapis cezalarıyla cezalandırılmasına, yağma suçundan beraatine, kasten yaralama ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Kasten öldürme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçları ile kasten öldürme suçuna teşebbüsten verilen mahkûmiyet kararları ve yağma suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Ceza Dairesi (Daire) 24/6/2014 tarihli kararı ile kasten öldürme ve bu suça teşebbüsten verilen mahkûmiyet kararları ile yağma suçundan verilen beraat kararının onanmasına, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen hükmün bozulmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiştir. Yargıtayın resmî internet sitesinde yer alan dosya sorgulama bölümünde, Dairenin bu dosyasına ilişkin olarak "Dosya Sonuç Bilgileri" başlığı altında yer alan "Dosya Kapatma Tarihi" kısmında 4/7/2014 yer almaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca aralarında başvurucunun da bulunduğu beş sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma suçlarından verilen düşme kararları yönünden Daire kararına 16/7/2014 tarihinde itiraz etmiştir. İtiraz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 14/10/2014 tarihinde sanıklardan biri yönünden itirazı kabul etmiş; aralarında başvurucunun da bulunduğu dört sanık yönünden ise itirazın reddine, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna (Genel Kurul) gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) tevdiine karar vermiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarına göre Dairenin 24/6/2014 tarihli kararının ardından davanın sanıkları Mahkemeye farklı tarihlerde dilekçeler sunmuş, adli makamlar da dava dosyası hakkında bilgi verilmesi hususunda Mahkemeye müzekkereler göndermiştir. Mahkeme 30/6/2014 ila 5/5/2015 tarihlerinde anılan dilekçeleri gereği için Yargıtaya göndermiş ve adli makamlara da dosyanın henüz Yargıtaydan dönmediği hususunda açıklamada bulunmuştur. Diğer yandan Genel Kurul, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 12/5/2015 tarihli yazı ile Mahkemenin dava dosyasına yönelik temyiz incelemesi üzerine verilen kararlarla Başsavcılığın itirazı hakkında açıklamalarda bulunup Genel Kuruldaki iş yoğunluğu nedeniyle itiraz incelemesinin zaman alacağını belirtmiş ve kesinleşen hükümlerin infazına başlanabilmesi için yazı ekinde Başsavcılığın itiraznamesi ile Dairenin 24/6/2014 ve 14/10/2014 tarihli kararlarını sunmuştur. Böylelikle anılan belgeler ilk kez İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13/5/2015 tarihli yazısı ile Mahkemeye sunulmuş ve 14/5/2015 tarihinde Mahkemenin UYAP'taki dava dosyasına eklenmiştir. Dava dosyasının devredildiği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (devredilen Mahkeme) tarafından dosya bu Mahkemenin E.2003/122 sırasına kaydedilmiş ve devredilen Mahkeme tarafından düzenlenen 2/6/2015 tarihli tutanakta, Genel Kurul Yazı İşleri Müdürü ile telefonla yapılan görüşme üzerine Genel Kurulun gönderdiği belgelerin doğruluğunun teyit edildiği açıklamasına yer verilmiştir. Devredilen Mahkeme bu doğrultuda başvurucu ve diğer sanıklar hakkında Dairenin 24/6/2014 tarihli kararıyla kesinleşen mahkûmiyet hükümleri yönünden 5/6/2015 tarihinde kesinleşme şerhleri düzenlemiş; bu hükümlere ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/7/2015 tarihli müddetname, tutuklandığı 27/5/2008 tarihinden itibaren ceza infaz kurumunda bulunan başvurucuya 23/7/2015 tarihinde, Dairenin 24/6/2014 tarihli kararı ise 27/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Genel Kurul 30/6/2015 tarihli ve E.2014/1-682, K.2015/265 sayılı kararıyla başvurucu yönünden Başsavcılığın itirazının kabulüne, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan Dairece verilen düşme kararının kaldırılmasına ve Mahkemece bu suçtan verilen mahkûmiyet kararının onanmasına karar vermiştir. Genel Kurul kararı, devredilen Mahkemenin UYAP'taki dava dosyasına 5/11/2015 tarihinde eklenmiştir. Devredilen Mahkeme de bu suçtan kesinleşen hükme ilişkin 6/11/2015 tarihinde kesinleşme şerhleri düzenlenmiştir. Başvurucu; Daire ve Genel Kurul kararlarının kendisine tebliğ edilmediğini belirterek makul sürede yargılanma hakkı başta olmak üzere birçok anayasal hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Daire kararıyla kesinleşen hükümler yönünden 20/7/2015 tarihinde, Genel Kurul kararıyla kesinleşen hüküm yönünden de 9/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 2015/13922 ve 2015/19532 başvuru numaralarına kaydedilen bu başvuruların birleştirilmesinin ardından İkinci Bölüm İkinci Komisyonunun 29/12/2017 tarihli kararıyla makul sürede yargılanma hakkı dışındaki ihlal iddialarının kabul edilemez olduğuna, anılan hakka dair şikâyetin kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2015/13922 başvuru numaralı dosya, sonradan 2015/1784 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen geçici maddeyle Bakanlık bünyesinde oluşturulan başvuru yoluna istinaden, ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görünen İnsan Hakları Tazminat Komisyonunu (Tazminat Komisyonu) işaret ederek 26/12/2018 tarihli kararla başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bunun üzerine başvurucu 26/3/2019 tarihinde Tazminat Komisyonuna başvurmuştur. Tazminat Komisyonu 15/2/2021 tarihli karar ile Dairenin dosyayı kapatıp Mahkemeye gönderme tarihinin 4/7/2014 olduğu, bu durumda nihai kararın en geç üç ay içinde ilgilileri tarafından bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği hâlde 20/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu, dolayısıyla başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmadığı gerekçesi ile başvuruyu reddetmiştir. Başvurucu, karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) itirazda bulunmuştur. Başvurucu, itiraz dilekçesinde; nihai karar olan Yargıtay ilamlarının taraflarına tebliğ edilmediğini, kararı öğrenmesi üzerine süresinde başvuru yaptığını ileri sürmüştür. Bölge İdare Mahkemesi 27/4/2021 tarihli kararla itirazın reddine hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi gerekçesinde; Yargıtay ceza dairelerinin kararlarının taraflara tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, ceza yargılamasında nihai kararın tebliğ edilmediği durumlarda kararın derece mahkemesine ulaşmasından ve böylece gerekçesinin erişilebilir olmasından sonra özen yükümlülüğü kapsamında makul bir süre içinde bireysel başvuru yapmak isteyen ilgililerden karara erişmeleri ve karar gerekçesini öğrenmelerinin bekleneceğini belirtmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, bu kapsamda başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair şikâyetine konu olan yargılama sürecinin 24/6/2014 tarihinde son bulduğuna ve başvuru süresinin bu tarihten itibaren başladığına vurgu yapmıştır. Bölge İdare Mahkemesi, bu tarihi izleyen üç ayın bitiminden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması gerekirken bu sürenin bitiminden çok sonra 20/7/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunduğunu belirterek itirazın reddine hükmetmiştir. Nihai karar 30/6/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edildikten sonra başvurucu 9/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne ve mahkemeye erişim hakkı dışındaki ihlal iddialarının kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi; Daire ve Genel Kurul kararlarının başvurucuya tebliğine ilişkin hususu belirginleştirme amacıyla dosyanın devredildiği Mahkemeden anılan kararların devredilen Mahkeme Kalemine ne zaman ulaştığını ve başvurucuya nihai kararın tebliğ edilip edilmediğini 22/2/2024 tarihli yazı ile sormuştur. Devredilen Mahkemenin 1/3/2024 tarihli cevabında da şu tespitlere yer verilmiştir:i. Yargıtayın 24/6/2014 tarihli kararından sonra karara karşı Genel Kurula itiraz edilmesine ve Genel Kurul tarafından 30/6/2015 tarihinde karar verilmesine kadar geçen süreçte, UYAP üzerinden Genel Kurulun 12/5/2015 tarihli yazısı ekinde Daire kararının ve diğer evrakın gönderildiği ancak fiziki dosyanın gönderilmediği belirtilmiştir.ii. Başvurucu yönünden onanarak kesinleşen hükümlerin 4/6/2015 tarihinde infaza gönderildiği ifade edilmiştir. iii. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Daireye sunduğu 4/6/2015 tarihli ve 2013/255073 sayılı "Hüküm Tesisi" konulu yazı ekinde bir ana klasör dosya, dört ek klasör, altı da ek dosyanın gönderildiği belirtilmiştir.iv. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraznamesinin ve Dairenin ret kararının başvurucu vekiline 13/3/2015 tarihinde tebliğ edildiği açıklamasına yer verilmiştir.