başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucular iline bağlı bornova karşıyaka ve konak ilçelerinde ikamet etmektedirler a çed raporunun uygun bulunması açılan dava t m madencilik san ve tic aş şirket ili menderes ilçesi efemçukuru köyünde belirlenen alanda altın madeni arama ve işletilmesi için çed raporu verilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur bu başvurunun değerlendirilmesi amacıyla komisyon kurulmuş tarihinde efemçukuru köyü kıraathanesinde çed
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucular iline bağlı bornova karşıyaka ve konak ilçelerinde ikamet etmektedirler a çed raporunun uygun bulunması açılan dava t m madencilik san ve tic aş şirket ili menderes ilçesi efemçukuru köyünde belirlenen alanda altın madeni arama ve işletilmesi için çed raporu verilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur bu başvurunun değerlendirilmesi amacıyla komisyon kurulmuş tarihinde efemçukuru köyü kıraathanesinde çed sürecine halkın katılımı toplantısı yapılmıştır çevre ve orman bakanlığı tarihinde altın madeni için çed raporunun uygun bulunmasına çed olumlu karar vermiştir başvurucular çed olumlu işlemine karşı tarihinde mahkemesinde iptal davası açmışlardır mahkeme jeoloji ve maden mühendislerinden oluşan bir teknik bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapmıştır bilirkişi kurulu raporunda gerek madenin işletilmesi sırasında gerekse de işletme faaliyetinin sona ermesinden sonra çevreye zarar verilmemesi veya zararın en aza indirilmesi hususunda ulusal ve uluslararası standartların gerektirdiği bütün tedbirlerin alındığı belirtilmiştir başvurucular rapora itiraz ederek maden işletmesinin faaliyetlerinin ili güzelbahçe ilçesi çamlı köyünde devlet su genel müdürlüğünce yapılması planlanan çamlı barajına etkilerinin tartışılmadığını belirtmişlerdir mahkeme ise bilirkişi kurulu raporunu hükme esas alarak tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde tarafların bilirkişi raporlarına itirazları da değerlendirilmiş ve tarafından çamlı barajının yapımından vazgeçildiği tespitine yer verilmiştir mahkeme bilirkişi raporundaki açıklamalar doğrultusunda çed olumlu kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır temyiz edilen karar danıştay altıncı dairesince tarihinde onanmıştır başvurucuların karar düzeltme istemleri aynı dairenin tarihli ilamıyla reddedilmiştir nihai karar başvuruculara tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucular tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır b maden kapasitesinin artırılmasına verilmesine tarihli açılan dava çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından tarihinde şirketin maden işletmesinin kapasitesinin artırılmasına ilişkin projesine çed olumlu belgesi verilmiştir türk mühendis ve mimar odaları birliği tmmob çevre mühendisleri odası tabip odası ile başvuruculardan arif ali cangı tarafından bu işlemin iptali istemiyle tarihinde açılan davada mahkemesi tarihinde davanın kabulüne ve çed olumlu belgesinin iptaline karar vermiştir mahkeme mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunu hükme esas almıştır bu raporda keşif sırasında alınan örneklerin yapılan analiz sonuçlarına göre sülfür ve bazı ağır metal elementlere ait değerlerin çed raporları içeriğinde belirtilen seviyelerin üzerinde olduğu tespitine yer verilmiştir başvuru numarası karar tarihi temyiz edilen karar danıştay dairesinin tarihli ilamıyla bozulmuştur daire bilirkişi raporunda yapılan eleştirilere yönelik olarak davalıların bazı cevaplarına yer vermiştir bu hususlar üç temel noktada toplanmaktadır davalı idare ve müdahil şirket incelemeyi yapan araştırma merkezi laboratuvarının hiçbir ulusal veya uluslararası akreditasyon kurumundan analiz için akreditasyona sahip olmadığını öne sürmüşlerdir bunlara göre türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu bursa test ve analiz laboratuvarı ve kanadada bulunan bir laboratuvarın sonuçları çed raporu içeriğinde belirtilen değerler ve dünya kabuk ortalaması değerleriyle örtüşmektedir ayrıca çed raporunda belirtilen analizinden çok daha ayrıntılı ve doğru sonuçlar ortaya koyan yapay yağış özütlenebilirlik prosedürü testinin uygulandığı ifade edilmiştir yine maden alanı ve çevresinde maden işletmeye başladıktan sonra ortalama arsenik derişimlerinin işletmenin faaliyete başlamadan önce yapılan ölçümler neticesinde ortaya çıkan değerlerle uyumlu olduğunun genel müdürlüğünce bildirildiği tespitlerine yer verilmiştir daire bütün bu hususların araştırılması için çevre mühendisi maden mühendisi kimya mühendisi jeoloji mühendisi ve hidrojeoloji mühendisi olmak üzere dışındaki üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir ulusal yargı ağı bilişim sisteminden uyap yapılan sorgulama sonucuna göre davanın ilk derece mahkemesi önünde derdest olduğu görülmektedir c maden kapasitesinin artırılmasına verilmesine tarihli açılan dava çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından tarihinde şirketin maden işletmesinin kapasitesinin artırılmasına ilişkin projeye çed olumlu belgesi verilmiştir bu işlemin iptali istemiyle açılan davada mahkemesi tarihinde davanın kabulüne ve çed olumlu belgesinin iptaline karar vermiştir mahkeme kapasite artırımı işleminin iptaline ilişkin mahkemesinde görülen davaya atıfta bulunarak dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığını gerekçe göstermiştir temyiz edilen karar danıştay dairesinin tarihli ilamıyla bozulmuştur daire dava konusu işlemin dayanağı olan tarihli çed olumlu kararının yargılama sonucunda verilecek karara göre davanın karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir uyaptaki sorgulama sonucuna göre davanın ilk derece mahkemesi önünde derdest olduğu görülmektedir d maden açma ve çalışma ruhsatı verilmesi açılan dava özel tarafından şirkete altın ve gümüş madeni işletilmesi için tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiştir tmmob ile ege çevre ve kültür platformu derneği tarafından bu işlemin iptali istemiyle izni veren idare aleyhine tarihinde mahkemesinde dava açılmıştır şirket de müdahil olarak yargılamaya dahil edilmiş mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde işletmenin çevre kirliliğine yol açacağı ve ekolojik dengeyi bozacağına ilişkin iddiaların çed olumlu kararına yönelik davada değerlendirilerek reddedildiği başvuru numarası karar tarihi belirtilmiştir mahkeme bu çed olumlu kararına dayanılarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varmıştır temyiz edilen karar danıştay sekizinci dairesinin tarihli ilamıyla onanmıştır karar düzeltme talebi de aynı dairenin tarihli ilamıyla reddedilmiştir iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı çevre kanununun tanımlar kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir bu kanunda geçen terimlerden çevre canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik fiziksel sosyal ekonomik ve kültürel ortamı çevresel etki değerlendirmesi gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları eder sayılı kanunun çevresel etki değerlendirilmesi kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum kuruluş ve işletmeler çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay izin teşvik yapı ve kullanım ruhsatı verilemez proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez çevresel etki değerlendirmesine tabi projeler ve stratejik çevresel değerlendirmeye tabi plan ve programlar ve konuya ilişkin usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme özel ve aile hayatına saygı hakkı kenar başlıklı maddesi şöyledir herkes özel ve aile hayatına konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik kamu güvenliği ülkenin ekonomik refahı düzenin korunması suç işlenmesinin önlenmesi sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir avrupa hakları mahkemesi çevresel meselelere ilişkin başvuruları iki açıdan incelemektedir buna göre söz konusu müdahalelerin esas bakımından sözleşmenin maddesine uygunluğunun yanı sıra karar alma süreci de bir bütün olarak ayrıca değerlendirilmektedir kararlarında çevresel meselelerin usul boyutu bağlamında çevresel bilgi edinme hakkı çevresel karar alma süreçlerine katılım hakkı ve başvuru numarası karar tarihi çevresel konularda yargısal yollara başvurma hakkı şeklindeki usule ilişkin güvencelere vurgu yapıldığı anlaşılmaktadır hattan ve krallık taşkın ve taşkın ve kararında bkz esas yönünden çevre ile ilgili uyuşmazlıklarda devletlerin geniş bir takdir yetkilerinin bulunduğu belirtilmiştir usule ilişkin yükümlülükler yönünden yapılan değerlendirmede ise çevresel etki değerlendirmesi sürecine değinilmiş ve başvurucuların bu kapsamda gerekli bilgi ve belgelere ulaşabildikleri vurgulanmıştır buna karşılık idari yargı kararlarına rağmen altın madeni ocağı faaliyetlerinin devam etmesine izin verilmesinin bu kararlarla belirlenmiş olan başvurucuların usule ilişkin elde ettikleri güvenceleri ortadan kaldırdığını tespit etmiştir bu gerekçeyle sözleşmenin maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir aynı yöndeki kararlar için bkz ve b no b no aydın ve kk b no kararında bir baraj ve hidroelektrik santrali yapımı projesinin çevresel etkisine yönelik şikayeti incelemiştir uyuşmazlık konusu baraj inşaatı ile hidroelektrik santralinin yapımına henüz başlanmadığına dikkat çekmiştir sözleşmenin maddesinin olası bir hak ihlalinin önlenmesini güvence altına almadığını hatırlatmış ve başvurucuların da başvuru konusu projenin çevreye olumsuz etkilerine ilişkin inandırıcı kanıtlar ortaya koyamadıklarına karar vermiştir ayrıca başvurucuların ikamet ettiklere yere önem vermiş ve başvurucuların projenin yapıldığı yerde ikamet etmediklerini tespit etmiştir bu sebeplerle başvurucuların özel hayatlarına bir müdahalenin bulunmadığını kabul etmiştir v