5. Ceza Dairesi 2006/12841 E. , 2010/4311 K. Irza geçme suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemi reşit olamayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2005 gün ve 2005/90 Esas, 2005/444 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelener…
**5. Ceza Dairesi 2006/12841 E. , 2010/4311 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemi reşit olamayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2005 gün ve 2005/90 Esas, 2005/444 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İddianame içeriğine göre dava açıldığı halde hüküm verilmeyen kaçırıp alıkoyma suçundan dolayı dosyanın mahkemesince ele alınarak zamanaşımı süresince karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın işlediği iddia ve kabul edilen reşit olmayanla rızası ile cinsi münasebette bulunma eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu, kovuşturulması şikayete bağlı olmadığı ve daha fazla ceza öngördüğü için lehine olan 765 sayılı yasanın 416/3, 418/2 ve 59. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği, bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte suç aleyhe olan bu düzenlemeden önce işlendiğinden, TCK.nun 7/2. maddesi gereğince hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, CMK.nun 253 ve 254. maddelerine uygun biçimde uzlaşma girişiminde bulunulması, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; Hükümden sonra 19.12.2006 günü yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, TCK.nun 7/2. maddesi gereğince koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemesince değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.