Başvurucu, Büyüknacar Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine açtığı iş akdinin feshinden kaynaklanan tazminat ve alacak davası sonunda hükmedilen bedellerin ödenmediğini, Belediye aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığını belirterek, çalışma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, Büyüknacar Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine açtığı iş akdinin feshinden kaynaklanan tazminat ve alacak davası sonunda hükmedilen bedellerin ödenmediğini, Belediye aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığını belirterek, çalışma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir. Başvuru, 20/5/2013 tarihinde Adana İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/10/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 14/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 27/12/2013 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Büyüknacar Belediye Başkanlığında (Belediye) işçi olarak çalışmakta iken, Belediye Başkanlığınca 23/6/2009 tarihinde, işyerindeki verimi düştüğü gerekçesiyle başvurucunun iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu, 31/7/2009 tarihinde Belediye aleyhine Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi sıfatıyla) açtığı davada, iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar, kötüniyet, iş güvencesi tazminatlarının tahsili ile diğer ücret alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, 4/5/2010 tarih ve E.2009/551, K.2010/355 sayılı kararla başvurucunun yazı işleri müdürü olarak çalıştığı sırada 29 Mart yerel seçimlerinden sonra temizlik işine verildiği, akabinde de iş akdinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 779,00 TL kıdem tazminatının 23/6/2009 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 480,80 TL ihbar tazminatının 100,00 TL'sinin dava tarihinden, 380,80 TL'sinin ıslah tarihi olan 22/3/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, 075,00 TL yıllık izin ücretinin 100,00 TL'sinin dava tarihinden, 975,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, 100,00 TL iş güvencesi tazminatının 100,00 TL'sinin dava tarihinden, 000,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faiziyle birlikte, 600,00 TL ilave tediye alacağının 100,00 TL'sinin dava tarihinden, 500,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile başvurucuya verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, 3/8/2010 tarihinde anılan Mahkeme kararına dayalı olarak Belediye aleyhine Adana İcra Müdürlüğünün E.2010/10062 sayılı dosyasında, hükmedilen tazminat ve alacaklar ile yargılama gideri, vekalet ücreti ve işlemiş faiz toplamı olan 123,76 TL'nin faiziyle tahsili amacıyla ilâma dayalı icra takibi başlatmış ve Belediyeye icra emri gönderilmiştir. Takibin kesinleşmesi sonucu başvurucunun talebi üzerine, Belediyenin Ziraat Bankasında bulunan ve İller Bankasından gelen alacaklarının bulunduğu hesaplarına haciz konulmuştur. Belediye, başvurucu aleyhine 12/11/2010 tarihinde Adana İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı şikâyet davasında, İller Bankasından gelen ödemeler üzerine haciz konulamayacağı iddiasıyla haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 23/11/2010 tarih ve E.2010/1016, K.2010/996 sayılı kararla Belediyeye ait banka hesaplarında bulunan vergi, resim, harç ve İller Bankasından gelen payların nitelikleri gereğince haczedilemeyecekleri gerekçesiyle Ziraat Bankası Pazarcık Şubesinde Belediyeye ait hesapta bulunan 067,84 TL üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/2/2012 tarih ve E.2012/20652, K.2012/4701 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır. Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/2/2013 tarih ve E.2010/46966, K.2013/6641 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır. Karar, başvurucuya 19/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 20/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adana İcra Müdürlüğü 15/12/2014 tarihli yazısında, 29/4/2014 tarihi itibarıyla toplam borcun 547,75 TL olduğunu, dosya kapsamında hiçbir ödeme yapılmadığını, icra dosyasının yenilenerek E.2013/7460 sayılı dosyasında takibin devam ettiğini bildirmiştir. B. İlgili Hukuk 10/12/2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Temyiz dava icrayı tehir etmez. Ancak müstedi indettemyiz haksız çıktığı takdirde mahkümun bihi eda ve teslim edeceğine dair kefaleti kaviye göstermek veyahut mahkümunbih olan nutuk ve eşyayı bir mevkii resmiye depozito etmek veya hasmı tarafından emval ve emlakı haczedilmiş olmak şartiyle Mahkemei Temyiz talep üzerine müstacelen icranın tehirine karar verebilir.Müstedi Devlet ise veya müzahareti adliyeye nail olup da davanın ve hükmün mahiyetine ve ahvali saireye nazaran icranın tehiri icap ediyorsa bila teminat icranın tehirine karar verilebilir.Nafaka hükümleri müstesnadır.Gayrimenkule ve buna mütaallik aynı haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler katiyet kesbetmedikçe icra olunamaz. (Ek:12/6/1979-2248/9 md.) Hükmün kesinleştiği; ilamın altına veya arkasına yazılıp tarih ve mahkeme mührü konmak ve mahkeme başkanı veya hakimi tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir.” 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcranın geri bırakılması için verilecek süre” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.…” 2004 sayılı Kanun’un “Haczi Caiz Olmıyan Mallar ve Haklar” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir: “Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…” 3/7/2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” kenar başlıklı maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”