Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1597 E. , 2024/3078 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1597 Karar No : 2024/3078 DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... / ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_ÖZETİ : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca davacıların istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TET
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1597 E. , 2024/3078 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1597 Karar No : 2024/3078 DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... / ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_ÖZETİ : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca davacıların istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, hususları düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davacılar" kısmında, Ahmed Ahmadshah ve ... isimlerine yer verildiği; dilekçe içeriğinde, karı-koca olduğu anlaşılan Ahmed Ahmadshah ve ...'ın müşterek çocuklarıyla birlikte istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazandıkları, Türk vatandaşlıklarının geri alınması nedeniyle çocuklarıyla birlikte mağdur olduklarının belirtildiği görülmektedir. Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacıların çocuğu/çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiştir. Bu durumda, davacıların çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı var ise bu kararın da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir. Öte yandan, dilekçe ekinde davacılar adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunulmadığı gerekçesiyle davacılardan ve Av. ...'dan usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin istenilmesine ilişkin 05/06/2024 tarihli ara kararımız üzerine dosyaya sunulan vekaletnamenin ... ile Norolhoda Khair Mohammad adına düzenlendiği, ...'ın isminin yer almadığı ve başka bir vekaletnamenin de sunulmadığı görüldüğünden, işbu dilekçe ret kararı üzerine yenilenecek dilekçe ekinde, ... adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin aslı veya onaylı bir örneğinin ya da ... ile Norolhoda Khair Mohammad'ın aynı kişiler olduğunu ortaya koyan resmi belgelerin de dilekçe ekinde sunulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.