Başvuru, nüfus kaydının doğum tarihi ve doğum yeri hanelerinde değişiklik yapılması talebinin reddi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
Başvuru, nüfus kaydının doğum tarihi ve doğum yeri hanelerinde değişiklik yapılması talebinin reddi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/4/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun, 1970 yılında Adana’da cinsiyet bozukluğu rahatsızlığı ile doğduğu ve 1963 yılında doğan ve aynı yıl ölen Mersin nüfusuna kayıtlı kardeşinin nüfus bilgileri üzerinden resmî kayıtlarda adının “” olarak yer aldığı iddiasına dayanılarak kayıtlarda “” olarak görünen isminin “B.”, “erkek” olarak görünen cinsiyetinin ise “kadın” şeklinde değiştirilmesi istemi ile açılan dava sonucunda, Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/1/2001 tarihli ve E.2000/420, K.2001/130 sayılı kararı ile başvurucunun talebi yönünde hüküm kurularak belirtilen değişiklikler nüfus kaydına işlenmiştir. Başvurucu tarafından, yaşının ve doğum yerinin düzeltilmesi istemi ile açılan dava, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2/3/2012 tarihli ve E.2011/474, K.2012/85 sayılı kararı ile daha önceden isim ve cinsiyet açısından tashihlerin yapılması ve kaydın işlem görmesi ile tescil tarihi itibarıyla istenilen tarihin kayda uygun bulunmamasından bahisle reddedilmiştir. Başvurucunun temyiz istemi, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/9/2012 tarihli ve E.2012/7951, K.2012/9301 sayılı kararı ile reddedilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü onanmıştır. Karar düzeltme talebi Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/12/2012 tarihli ve E.2012/13723, K.2012/14173 sayılı kararı ile reddedilmiş, karar 11/3/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. 3/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun maddesi şöyledir: “(1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. (2) Aile kütüklerindeki din bilgisine ilişkin talepler, kişinin yazılı beyanına uygun olarak tescil edilir, değiştirilir, boş bırakılır veya silinir.” 5490 sayılı Kanun’un maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 30/3/2012 tarihli ve E.2011/34, K.2012/48 sayılı kararı ile iptal edilen (1) numaralı fırkasının (b) bendinin ilk cümlesini de içeren hâli şöyledir: “(1) Mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdaki usullere uyulur: a) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. b) Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir. Ad değişikliği halinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir. c) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder. (2) Kişilerin başkasına ait kaydı kullandıklarına ilişkin başvurular Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır.” 23/11/2006 tarihli ve 26355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in maddesi şöyledir: “(1) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. (2) Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir (3) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder.” Belirtilen Yönetmelik’in maddesi şöyledir: “(1) Bir kişinin aile kütüklerine tescil edilmediği ve kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullandığı yolundaki iddia ve bildirimi, doğum ve ölüm olaylarının meydana geldiğini gösteren yetkili makamlarca verilmiş resmî bir belge olmadıkça nüfus müdürlüğünce kabul edilmez ve verilen ölüm tutanakları işleme konulmaz. (2) Resmî belge olarak; a) Sağlık kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak verilen doğum veya ölüme ilişkin belgeler, b) Defin izni ve bunlarla ilgili kayıt örnekleri, c) Diğer resmî dairelerde kişi ile ilgili olarak yapılan kayıt ve işlem örnekleri, ç) İlköğretim ve varsa diğer okullara ait kayıt ve ayrılma tarihlerini gösterir belgeler,kabul edilir. (3) Kolluk kuvvetlerince beyanların doğru olup olmadığı hakkında araştırma yaptırıldıktan sonra düzenlenecek dosya Bakanlığa gönderilir ve verilecek talimata göre gerekli işlem yapılır.”