DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1140 E. , 2024/1289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1140 Karar No : 2024/1289 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... ... 6-... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR : 1-... 2-... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/10/2023 tarih ve E:2022/2249, K:2023/4044 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu i
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1140 E. , 2024/1289 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1140 Karar No : 2024/1289 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... ... 6-... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR : 1-... 2-... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/10/2023 tarih ve E:2022/2249, K:2023/4044 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan toplam 116 taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/10/2023 tarih ve E:2022/2249, K:2023/4044 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilebileceği; kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamanın Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Cumhurbaşkanı) görevleri arasında olduğu, Davacılar tarafından, ihaleye çıkarılan taşınmazlardan bazılarının kadastral aykırılıklar sebebiyle satışının mümkün olmadığı, bazı parsellerin çakıştığı, çakışan parsellerin sınır ve yüzölçümü düzenlemesi yapılıp parsel çakışması giderilmeden ihaleyle satılmasının hukuka aykırı olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince zilyetlikle hak sahibi oldukları parsellerin Kadastro Kanunu'nun 6. ek maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığından tescil işlemlerinin henüz kesinleşmediği, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, ... ada ... parselin mescit, ... ada ... parselin mezarlık, ... ada ... parselin kanal olduğu, ... ada... ve ... parsel ile ... ada ... parselin imar planında "bölgesel/kentsel spor alanı"nda kaldığı, kamunun açık kullanımına ayrılan alanların satılarak özel mülkiyete konu edilmesinin hukuka aykırı olduğu, satışa konu taşınmazlar üzerinde şahıslara ait muhdesat ve zilyetlik olduğu hâlde taşınmazların usulüne uygun tahliyesi sağlanmadan satılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumun ihale sonucunda yer teslimi aşamasında hukukî sorunlara sebebiyet vereceği, taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarında bulunan 2/B şerhleri kaldırılmadan satış ve devir işlemleri yapılmasının mümkün olmadığı, 2/B şerhlerinden doğan hakları gözetilmeden taşınmazların satışı hâlinde haklarını üçüncü kişilere karşı öne süremeyecekleri, hukukî sorumluluğun sadece tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesindeki zilyede ve malik olan idareye yöneltilebildiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, Her ne kadar davacılar tarafından söz konusu iddialar ileri sürülmüş ise de, davalı idarece özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlar hakkında kapsamlı bir çalışma yürütüldüğü, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler doğrultusunda taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, tapu kayıtlarında davalı oldukları tespit edilen taşınmazlar hakkında bilgiler edinilerek davaları kesinleşmiş olanların üzerinde bulunan şerhlerin terkin ettirildiği, davaları devam eden ve tapu kayıtlarında ihtiyati tedbir şerhi bulunan parseller ile orman vasıflı ... parselin ihaleye çıkarılmadığı, tapu kayıtlarında 3083 sayılı Toplulaştırma Kanunu'na göre şerh bulunan taşınmazların satışı hakkında ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşleri alınarak satışa dahil edildiği, tapu kaydında arkeolojik sit ve korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunan taşınmazlara ilişkin gerekli izinlerin alındığı, taşınmazların bazılarındaki 2/B şerhlerinin geçerliliğini kaybettiğinin tespit edildiği, ayrıca kadastro çalışmaları sırasında tapu kayıtlarına işlenilen 2/B şerhlerinin terkin işlemlerinin ... Tapu Müdürlüğünce yapıldığı, İhale Şartnamesi'nin 15. maddesine göre, ekonomik değer ifade eden muhdesatların bedelinin alıcı tarafından ödeneceği, ihaleye konu alanın geniş olması ve çok eski yerleşim yerleri çevresinde bulunması nedeniyle de mescit, mezarlık, kanal ve spor alanı vasfında parseller olabileceği, imar planı aşamasında bu alanların vasfına uygun olarak imar fonksiyonlarının verilebileceğinin değerlendirildiği, davacılardan bazılarının kendileri veya altsoy/üstsoyları tarafından 2/B listelerine itiraz talebiyle açtıkları davaların reddedildiği, bir kısmının istinaf incelemesi sonucunda onanarak kesinleştiğinin belirtildiği, Bu itibarla, 11/12/2019 tarih ve 1817 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazlar ile hissedar olduğu taşınmazlardaki Maliye Hazinesi adına kayıtlı hisselerin ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, bu alanlarda varsa kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsislerin kaldırılmasına, taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 29/10/2023 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan gerekli izin ve görüşler ile yapılan kapsamlı çalışma sonucunda taşınmazların satışına ilişkin olarak davalı idarece pazarlık usulüyle ihaleye çıkıldığı, 4 teklif verilen ihalenin en yüksek teklifi veren istekli üzerinde bırakıldığı ve ihalenin Cumhurbaşkanınca onaylandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin Cumhurbaşkanı tarafından yerine getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, temyize konu kararda çelişkili hususların yer aldığı, ihale edilen taşınmazlarda bazı parsellerin çakıştığı, çakışan parsellerin sınır ve yüzölçümü düzenlemesi yapılıp parsel çakışması giderilmeden ihale edilemeyeceği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince zilyetlikle hak sahibi oldukları parsellerin Kadastro Kanunu'nun 6. ek maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığından tescil işlemlerinin henüz kesinleşmediği, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, satışa konu taşınmazlar üzerinde şahıslara ait muhdesat ve zilyetlik olduğu hâlde taşınmazların usulüne uygun tahliyesi sağlanmadan satılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumun ihale sonucunda yer teslimi aşamasında hukukî sorunlara sebebiyet vereceği, taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarında bulunan 2/B şerhleri kaldırılmadan satış ve devir işlemleri yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca ... ili, ... ilçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde bulunan toplam ... taşınmazın ... sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Devam eden süreçte, davacılar vekili Av. ... tarafından ... tarihinde sunulan dilekçe ile davacılardan ... ve ...'ın ... Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiğini belirterek vekillik görevinin sona erdiğini beyan ettiği, buna rağmen 24/01/2023 tarihli savcı düşüncesinin adı geçen davacılara tebliğ edilmeyip ... tarihinde yalnız diğer davacıların vekili olan Av. ......'e tebliğ edilerek esas hakkında karar verildiği ve bu kararın da anılan davacılara tebliğ edilmediği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinde; " (...) 6. Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda maddi olay kısmında anlatılan süreç ile metnine yer verilen mevzuat hükmünün birlikte değerlendirilmesi sonucunda, savcı düşüncesinin davacıların tamamına tebliğ edilmemesi nedeniyle temyizen incelenmekte olan dosyanın usulüne uygun şekilde tekemmül etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dosyanın usulüne uygun şekilde tekemmül ettirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken bu durum dikkate alınmadan verilen temyize konu kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 12/10/2023 tarih ve E:2022/2249, K:2023/4044 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Kesin olarak, 05/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.