Başvuru, Genelkurmay Başkanı na yönelik sözlerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerine girişin altı ay süreyle yasaklanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Genelkurmay Başkanı'na yönelik sözlerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerine girişin altı ay süreyle yasaklanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Kamuoyunda Balyoz davası olarak bilinen ve 367 kişinin yargılandığı davada aralarında emekli kuvvet komutanlarının da bulunduğu (Eski Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına'ya Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş; eylemin eksik teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek 20 yıl hapis cezasına indirilmiştir.) ve haklarında mahkûmiyet kararı verilen325 sanıktan 237'sinin hakkındaki mahkûmiyet hükmü ile 36 sanık hakkındaki beraat hükmü 9/10/2013 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır. 88 sanık hakkındaki mahkûmiyet kararı ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi veya beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/06/2014, §§ 11-13). Kararın onanması sonrasında 21/10/2013 tarihinde o dönemki Genelkurmay Başkanıyazılı biraçıklama yapmıştır. Başvurucu 1958 doğumlu, emekli kıdemli piyade albay olup Harbiye 79 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin başkanıdır. Başvurucunun o dönemki Genelkurmay Başkanı'na (muhatap) yönelik olarak 25/10/2013 tarihinde sarf ettiği sözler basında yer almıştır. Başvurucunun ifadeleri şu şekildedir:"Genelkurmay Başkanı'nın Balyoz açıklamasından sonra o koltukta bir gün, bir dakika daha oturmaması lazım" Başvurucunun o dönemki Genelkurmay Başkanı'nın yazılı açıklamasına yönelik sarf ettiği sözlere ilişkin bilgi ve belgeler Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde oluşturulan bir kurula bildirilmiştir. Söz konusu Kurul, başvurucunun muvazzaf personelin amir ve komutanlarına karşı duyduğu güven hissini zedelemeye yönelik aleyhe beyanlarda bulunduğu yönünde değerlendirme yapmış ve başvurucunun 13/11/2013 tarihinden itibaren altı ay süreyle Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sosyal tesislerine girişini yasaklamıştır. Başvurucu, kendisine herhangi bir açıklama yapılmaksızın 27/11/2013 tarihinde Merkez Orduevine;29/11/2013 tarihinde de Gazi Orduevine alınmamıştır. Başvurucu 18/12/2013 tarihinde idareye yazılı olarak başvurmuş ve işlemin gerekçesini sormuştur. Talebine cevap verilmemesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesine (AYİM)iptal davası açmıştır. Dava devam ederken işlemin dayanağının gizli, gizlilik dereceli bir belge (gizli belge) olduğu başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu 20/11/2014 tarihinde gizli belgeyi inceleme talebinde bulunmuştur. Aynı gün gizli belgeyi incelemesine izin verilmiştir. Başvurucuya göre gizli belge kendisinin açıklamasına ilişkin internet çıktısından ibarettir. AYİM 11/12/2014 tarihinde davayı reddetmiştir. Başvurucu karar düzeltme yoluna başvurmuştur. AYİM karar düzeltme talebini de 30/4/2015 tarihinde reddetmiştir. AYİM kararında; dava konusu işleme sebep olan başvurucunun açıklamalarının başvurucu tarafından yapıldığı noktasında tereddüt bulunmadığını belirtmiştir. AYİM emekli subay olan ve sonraki dönemde Harbiye 79 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin başkanlığını yürüten başvurucunun Anayasa ile teminat altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında düşüncelerini açıklayabileceğine ve yanlış bulduğu hareketleri de eleştirebileceğine işaret etmiştir. Bununla birlikte AYİM, başvurucunun yargılananlar arasında bazı muvazzaf ve emekli TSK personelinin de bulunduğu yargılamaya yönelik değerlendirmesi ve üslubunun eleştiri sınırlarını aştığını belirtmiştir. Yasaklama kararının 6/9/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) dava konusu uyuşmazlıkta yasaklamaya dayanak teşkil eden hükümleriyle uyumlu olduğunu ifade etmiştir. AYİM kararında, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun maddesinin (c) bendi ile ve maddelerine ve bu hükümler çerçevesinde askerî kurumun tanımına veher askerin sahip olması gereken manevi değerlere yer vermiştir. AYİM, sosyal tesislerin TSK mensupları arasında dayanışmayı artırmayı, mesleki, kültürel ilişkileri sosyal ve moral ihtiyaçları karşılama amacıyla kurulduğunu belirttikten sonra muvazzaf personelin yanında tabi üye olarak kabul edilen emekli personel tarafından da müştereken kullanıldığını ifade etmiştir. Askerî mahal niteliğinde olan bu tesislerin amacına uygun olarak bir düzen içerisinde idamesi için yararlanma hakkına sahip olanların davranış ve üslup yönünden kabul edilebilir ölçütlere sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. AYİM; başvurucunun eyleminin orduevi ve diğer sosyal tesislerde TSK mensuplarının ve ailelerinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılama, dayanışmayı artırma, meslek ve sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkânları hazırlamaya yönelik niyet ve amacı olumsuz yönde etkilediğini belirtmiştir. AYİM, başvurucunun açıklamalarının TSK'da astlık-üstlük münasebetlerini zedeleyecek, amir ve komutanlara karşı güven hissini yok edecek nitelikte olduğuna işaret ederek sosyal tesislere alınmama işleminde hukuka aykırılık görmemiştir. Ayrıca AYİM geçici süreyi kapsayan yasaklama kararının ölçülü olduğunu belirtmiştir. Karar başvurucuya 15/5/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 10/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 211 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan "Ordu evleri ve askeri gazinolar" başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir:"Silahlı Kuvvetler mensupları arasında tesanüdü artırmak mesleki ve kültürel inkişaflara, sosyal ve moral ihtiyaçları temin gayesi ile büyük garnizonlarda (Tümen ve eşidi askeri kurumlar ile daha büyük kıta ve kurumların, Deniz ve Havada eşitlerinin bulunduğu) ordu evleri kurulabilir." Aynı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"a) (Değişik : 4/7/1988 - KHK - 336/1 md.; Aynen Kabul: 7/2/1990 - 3612/43 md.) Ordu evlerinin kadro, kuruluş, idare, murakabe ve muhasebeleri ile işletme şekilleri ve müştemilatı yapılacak bir yönetmelik ile tesbit ve tayin olunur..." Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin maddesinin fıkrasının bendinin ilgili kısımları şöyledir:" Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklileri orduevlerinin ve askeri gazinoların tabii üyeleridirler.Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin;...ç)Kendisine özel bir görev verilmediği halde görevi ve sıfatı icabı muvazzaflık yaptığı dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan, astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak açıkça aşağılayıcı söz ve davranışta bulundukları çeşitli komutanlık ve resmi kaynaklardan intikal eden bilgi ve belgelerden tespit edilenlerin orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere girişleri, Genelkurmay Başkanlığınca geçici veya sürekli olarak yasaklanabilir."B. Uluslararası Hukuk İfade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi ve kamu görevlilerininitibar hakkının korunmasına ilişkin uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-37; asker kişinin ifade özgürlüğü hakkında uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Adem Talas, [GK], B. No: 2014/12143, 16/11/2017, §§ 21-23; Engin Kabadaş, B. No: 2014/18587, 6/7/2017, §