3. Ceza Dairesi 2021/15417 E. , 2023/1095 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1991 E., 2017/1040 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık vasisi ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren…
**3. Ceza Dairesi 2021/15417 E. , 2023/1095 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1991 E., 2017/1040 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık vasisi ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık vasisinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.08.2017 tarihli ve 2017/91 Esas, 2017/72 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 20 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2017 tarihli ve 2017/1991 Esas, 2017/1040 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ayrıntılı inceleme yapılmadan ve gerekçesiz olarak karar verildiğine, sanığın sosyal medya paylaşımlarının propaganda suçu için aranılan cebir, tehdit, şiddet içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven, teşvik eden fiiller olmadığına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına, suç ve cezada orantılılık ilkesinin çiğnenmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. Sanık vasisinin temyiz istemi özetle; suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, paylaşımların daha çok yorum yapma şeklinde seyrettiğine, sanığın eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığa ait herkese açık Facebook isimli sosyal medya hesabı üzerinde yapılan inceleme neticesinde kolluk tarafından yapılan açık kaynak tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sanığın; 08.12.2013 tarihinde "PKK/KCK silahlı terör örgütünün sokak eylemlerine katıldığkları anlaşılan iki adet örgüt mensubunun yüzleri kapalı barikat arkasında çekilen fotoğraflarını paylaştığı ve paylaşımın üst kısmına GEWER( Yüksekova) diye yazdığı, fotoğrafın altına da Kürtler sürekli polisin havaya açtığı ateş sonucu hayatlarını kaybediyor , bilmeyenlerde sanık ki Kürt bir kuş türüdür şeklinde yorum yaptığı " sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK silahlı terör örgütünün, bu amacını gerçekleştirmek doğrultusunda güneydoğu ve doğu anadolu bölgelerinde gerçekleştirdiği hendek kazma ve barikat kurma şeklindeki eylemlerine katılan örgüt mensuplarının fotoğraflarını paylaşarak örgütün giriştiği şiddet içerikli eylemleri desteklediği, ayrıca altındaki yorum ile fotoğraf içeriği bir arada değerlendirildiğinde sanığın kolluk güçlerinin teröristlerle giriştiği mücadeleyi örgütün amacı ve hedefi doğrultusunda sanki sivil insanlara yapılıyormuş gibi göstermeye çalıştığı, bu haliyle bu paylaşımın , PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici mahiyette kabul edilmesi gerektiği, 09.12.2013 tarihinde" siyah zemin üzerinde susma kan kokar nefesiniz... GEWER şeklinde bir görseli paylaştığı,paylaşımın altına da kürtler tek olmalı eğer tek olmazsanız gidersiniz tek tek şeklinde yorum yaptığı" sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK silahlı terör örgütüne karşı kolluk görevlilerince girişilen mücadelenin masum ve sivil insanlara yönelik yapıldığı izlemini vermek istediği, örgütün de Türkiye Cumhuriyeti devletinin masum insanlara katliam yaptığı yönünde uluslararası kamuoyunun desteğini almaya yönelik hedef ve amacıda nazara alındığında sanığın örgütün bu hedefini gerçekleştirmeye yönelik propaganda faaliyetinde bulunduğu, bu paylaşımın da PKK/KCK silahlı terör örgütünün silahlı faaliyetlerini meşru gösterme , özendirme, teşvik etme mahiyetli mahiyette kabul edilmesi gerektiği, 10.12.2013 tarihinde "PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olan ve Pariste öldürülen Sakine Cansız ve diğer iki kadın teröristin fotoğrafını paylaşarak, Hayatını halkının geleceğine adamış bu üç değerli kürt kadın siyasetçinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz yorumunda bulunduğu", sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK silahlı terör örgütünün üyesi olan kişileri siyasetçi olarak masum biriymiş gibi göstermeye çalıştığı ayrıca bu uğurda silahlı mücadele edip ölenlerin unutulmayacağı, kahramanlaştırılacağı izlenimini vererek örgütün gerçekleştirdiği silahlı mücadeleyi özendirmeye çalıştığı, bu paylaşımında PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 28.09.2014 tarihinde, "PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütü mensubu bir teröristin elinde silah olan fotoğrafını paylaştığı, fotoğrafın üzerinde gerekirse stalingrad direnişini kobanide tekrarlarız şeklinde yazının yazılı olduğu", sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütünün, silahlı faaliyetlerini ve teröristlerini masum gösterme çabası içerisine girdiği, silahlı mücadeleyi destekler şekilde direnişden bahsettiği, böylelikle bu paylaşımın da PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici mahiyette kabul edilmesi gerektiği, 02.10.2014 tarihinde, "Türk Silahlı Kuvvetler mensupları ile İşidli teröristler arasında birliktelik olduğu ve Türkiye'nin teröristlere destek verdiği izlemini oluşturmak amacıyla bir fotoğraf paylaştığı" sanığın bu paylaşımıyla özellikle PKK/KCK silahlı terör örgütünün propaganda amaçlı olarak kullandığı tezi savunduğu, bunu doğru göstermek için nerede ve nasıl çekildiği belli olmayan ve doğrulanmayan fotoğrafları kullanarak Türkeyi Cumhuriyeti Devletini silahlı örgüt mensuplarını destekler şekilde göstermek istediği, bu haliyle PKK/KCK silahlı terör örgütünün hedef ve amacı doğrultusunda hareket ederek sanki PKK/KCK mensupları terörist değilmiş İşid saldırısına karşı vatanlarını savunuyorlarmış gibi izlenim vermeye çalıştığı, buna bağlı olarak da PKk/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 05.10.2014 tarihinde, "Bugün kürt halkının kendi askeri gücü olmasaydı kobanideki sivil kürthalkını kim koruyacaktı, Suriye mi, Türkiye mi ? İran mı? Pekiyi kürtler silah bıraksın diyenlere inanan çeş kürtler size ne demeli? Kobani düşerse kürt kadınları işide kalırsa gidip kalemle mi yoksa yarı entel beyninizlemi geri alacaksınız? Tabi sizde namus kavramı hala kalmışsa velhasıl kürtler bu kurtlar sofrasında asla silah bırakmamalı" şeklinde bir yazı paylaştığı, içerikten de anlaşılacağı üzere kürtler adına silahlı mücadele eden terörist gurupların asla silah bırakmaması gerektiğini savunarak silahlı mücadeleyi teşvik ettiği, PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 05.10.2014 tarihinde, " Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Silahlı Kuvvetlerinin İşid terör örgütüne destek verdiği izlenimini oluşturmaya yönelik bir paylaşım yaptığı ve İşte kahraman Türk askerimiz ,İşid ile savaşıyormuşuz gibi çek panpa yorumunu yaptığı, "sanığın bu paylaşımıyla özellikle PKK/KCK silahlı terör örgütünün propaganda amaçlı olarak kullandığı tezi savunduğu, bunu doğru göstermek için nerede ve nasıl çekildiği belli olmayan ve doğrulanmayan fotoğrafları kullanarak Türkeyi Cumhuriyeti Devletini silahlı örgüt mensuplarını destekler şekilde göstermek istediği, bu haliyle PKK/KCK silahlı terör örgütünün hedef ve amacı doğrultusunda hareket ederek sanki PKK/KCK mensupları terörist değilmiş İşid saldırısına karşı vatanlarını savunuyorlarmış gibi izlenim vermeye çalıştığı, buna bağlı olarak da PKK/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 05.10.2014 tarihinde, "Hiç kimse PKK yı ile İş-it le aynı kefeye koyamaz, PKK olmasa Türkiye çoktan bitikti "şeklinde yorumda bulunduğu, sanığın bu paylaşımıyla açıkça PKK/KCK silahlı terör örgütünü masum, meşru göstermeye kalkıştığı, böylelikle PKK/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 05.10.2014 tarihinde ,"Diren Kobae etiketi ile siyah zemin üzerinde kürtçe dili ile Yaşasın Direnme -direniş YPG" şeklinde bir görseli paylaştığı, sanığın bu paylaşımıyla PKK/KCK/YPG silahlı terör rögütünün silahlı mücadelesini özgürlük direnişi şeklinde gösterdiği ve böylelikle PKK/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 07.10.2014 tarihinde, "Terörist Bahoz Erdal'ın bıraksınlar düşman gelsin bakalım... Bu daiş bilmiyor mu ? Kobaniye girmek çok zordur,Kobanide kalmak çok zordur Kobaniden çıkmak imkansızdır şeklinde sözünü paylaştığı " sanığın bu paylaşımıyla PKK/KCK/YPG silahlı terör rögütünün silahlı mücadelesini özgürlük direnişi şeklinde gösterdiği ve böylelikle PKK/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 07.11.2014 tarihinde, "YPG örgütünün silahlı militanlarının ve örgütün sözde bayrağının olduğu iki adet videoyu paylaştığı" sanığın bu paylaşımıyla PKK/KCK/YPG silahlı terör rögütünün silahlı mücadelesini özgürlük direnişi şeklinde gösterdiği ve böylelikle PKK/KCK/YPG'nin silahlı mücadelesini haklı, meşru ve masum göstermeye çalışarak PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, 09.12.2015 tarihinde, "PKK/KCK silahlı örgüt mensubu bir teröristin ffotoğrafını paylaşarak, kokun gelir yoldaş, tüm güllerden, sesin gelir yoldaş,dağ başlarından,şiir olmuş dolaşırsın dilden dile güneş oldun yoldaşım.doğdun bu akşamlara şeklinde yorumda bulunduğu" sanığın bu paylaşımıyla PKK/KCK/YPG silahlı terör rögütünün silahlı mücadelesini ve mücadele edenleri kahramanlaştırarak , unutulmayacakları izlenimini vererek meşru göstermeye çalıştığı, özendirdiği, bu paylaşımın da PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özellikte kabul edilmesi gerektiği, 09.02.2016 tarihinde, "nasıl şengalde direndiyse nasıl kerkükte direndiyse nasıl rojjovada direndiyse, nasıl rojova halkı kobanide hasekide direndiyse sur halkı, cizre halkı amed halkı kısacası bütün kürdistan halkı bu soykırıma karşı faşist saldırıya karşı direniyorlar, PKK de bu direnişin ruhudur bilincidir . Şeklinde yorum paylaştığı" sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK silahlı terör örgütünün, bu amacını gerçekleştirmek doğrultusunda gerçekleştirdiği hendek kazma ve barikat kurma şeklindeki eylemlerine müdehale eden kamu görevlilerinin sanki soykırım yapıyormuş , sivil halkı öldürüyormuş veriyormuş gibi göstermeye çalıştığı, örgütün de belirtilen tarihlerde bu yönde bir amacının ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini sivil insanları katlediyormuş, ibadethanelere zarar veriyormuş gibi gösterme gayretlerinin olduğu da dikkate alındığında , sanığın açıkça örgütün ideolojisi çerçevisinde örgütün amaçladığı doğrultuda propaganda faaliyetinde bulunarak, PKK/KCK silahlı terör örgütünü ve amacını masum gösterme çabası içerisine girdiği, böylelikle bu paylaşımın da PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici mahiyette kabul edilmesi gerektiği, 28.11.2016 tarihinde, "dağlara karşı örgütün zafer işaretini yapan kendi fotoğrafını paylaştığı ve kış basmadan yine dağlar geçit verin gideyim şeklinde yorum yaptığı" sanığın bu paylaşımıyla ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütünün kırsalda yani dağlarda giriştiği mücadeleyi özendirmeye çalıştığı, bu fotoğrafta dağlara yönelik örgütün üyelerinin kullandığı zafer işaretinin yapılmasının sanığın dağlardaki silahlı mücadele yürüten teröristlere özlemini, dayanışmasını, desteğini belirtmek için yapıldığının açık olduğu, durduk yere bir insanın dağa taşa karşı zafer işareti yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ancak sanığın açık şiddet içeren diğer paylaşımları da gözetildiğinde bu paylaşımın sanığın özlem duyduğu, desteklediği, fikren ve ideolojik olarak katıldığı bir silahlı mücadeleye karşı teşvik eden, özendiren, bir paylaşım olarak izah edilebileceği, sanığın böylelikle PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici paylaşımda bulunduğu, Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen dökümanlarla ilgili olarakta bu titap ve dergiler hakkında herhangi bir yasaklama kararının olmadığı, ele geçirilen titap çeşitlerinin birer adet oldukları, sanığın savunmasının aksine bu kitapların başkalarına dağıtmak veya ulaştırmak amaçlı bulundurulduğuna dair dosyada somut delil olmadığı anlaşılmakla bu dökümanlar atılı suç açısından mahkememizce suç unusuru olarak kabul edilmemiş, kararın kesinleşmesine müteakip sahibine iadesine karar verilmiş, Sanığın bunun dışındaki paylaşımlarının ise PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özelliklerinin bulunmadığı anlaşılmakla atılı suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, Sanığın yaptığı yukarıda ayrıntılı olarak tek tek belirtilen paylaşımların PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özelliği taşıdığı, hiçbirinin Anayasada teminat altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kalmayacağı, sanığın paylaşımların yapıldığı facebook hesabının kendisine ait ve herkese açık olduğunu ve paylaşımları kendisinin yaptığını ikrar ettiği, böylelikle sanığın üzerine atılı yayın yoluyla silahlı örgüt propagandası suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla; Sanık eylemine uyan 3713 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmış, temel ceza tayininde, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saiki, suç konusunun önem ve değeri, propaganda içerikli paylaşımların içerikleri itibarıyla PKK/KCK silahlı terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterici veya övücü ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edici özelliğinin ve sayısının fazlalığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı ile sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Sanığın eylemini herkese açık sosyal paylaşım sitesi Facebook da yayın yoluyla yaptığı anlaşılmakla cezası 3713 sayılı Kanun'un 7/2-2. cümle uyarınca 1/2 oranında arttırılmış, sanığın eylemlerini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez zincirleme şekilde yaptığı anlaşılmakla , sanığın cezası TCK 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılmış, sanığın soruşturma aşamasında eli kanlı terörist başı hakkında kürtlerin lideri ifadesini kullandığı, yargılama aşamasında da bu ifadelerini tekrar ettiği, sanığın bu şekilde dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği de nazara alındığında gerçek somut bir pişmanlığından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uygulanmamış, sanık hakkında hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; -Sanığın kabule alınan propaganda eylemlerinin sayısı nazara alınarak 5237 sayılı Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha fazla oranda arttırım yapılması gerekirken alt sınırdan arttırım yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. -Sanığın propaganda eylemlerinin sayısı temel cezanın tayininde nazara alınmayacak ise de, diğer teşdit gerekçeleri yerinde olmakla bu husus da bozma nedeni yapılmamıştır. Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2 nci maddesi şöyledir: “(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır: a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.) b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; 1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, 2. Slogan atılması, 3. Ses cihazları ile yayın yapılması, 4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.” ……. Tarihi seyir içinde Kanunun 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.02.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanunla, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur. Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir. Aynı maddede, 7.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. 18.7.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanunla, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma" suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir. Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunla suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, AİHM’in bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır. Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanunun 10 maddesi ile, 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3. fıkra eklenmiştir. Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile de 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır. TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir. TMK 7/2, 1 inci cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için: 1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi, 2) Yapılan propagandanın; • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sanığın kendisine ait olduğunu bildirdiği Facebook hesabına ilişkin olarak düzenlenen Açık Kaynak Tespit Tutanağı'nda; atılı suça ilişkin birden fazla paylaşım yapıldığının tespit edildiği, sanığın paylaşımlarının kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, yapmış olduğu paylaşımların PKK/KCK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği, örgüt mensuplarının kırsala giderek şiddet ve saldırı faaliyetleri yürütmelerinin övüldüğü, açıklama ile de paylaşımın sahiplenildiği, örgüte sempatiyi artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı nazara alındığında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2017 tarihli ve 2017/1991 Esas, 2017/1040 sayılı Kararında sanık vasisi ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.