10. Hukuk Dairesi 2025/7745 E. , 2026/233 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/334 E., 2025/505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2023/386 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rap…
10. Hukuk Dairesi 2025/7745 E. , 2026/233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/334 E., 2025/505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2023/386 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 14.03.2017 tarihinde davalı firma nezdinde çalıştığı esnada arkadaşının bir anlık dikkatsizliği nedeniyle iş kazası geçirdiğini, davacının kaza nedeniyle sol el 2. , 3. ve 4. parmaklarından ağır derecede yaralandığını, 2. parmağının boğum altından, 3. parmağı ise tam boğum altından kesildiğini, 4. parmağı ile ilgili olarak ise fizik tedavisinin devam ettiğini ve davaya konu iş kazası nedeniyle gelişen psikolojik sorunları ile ilgili tedavilerinin devam ettiğini, davacının kalıcı maluliyeti açısından 11.07.2017 tarihinde ... Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu ve % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, bu kapsamda ... 2. İş Mahkemesi 2017/252 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve ... Devlet Hastanesinin % 15 oranlı raporu dikkate alınarak 115.000,00 TL tazminat tutarı üzerinden davalı ile sulh olunduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından yapılan tespitte ise davacının beden gücü kayıp oranının % 10,30 olarak belirlendiğini, davalı ile sulh olunması akabinde davacının kazaya bağlı arazlarının nüksettiğini ve davacının mevcut arazının ... Devlet Hastanesinin raporu ile de sabit olduğu üzere % 45 oranına yükseldiğinin tespit edildiğini, sulh ile sonuçlanan ... 2. İş Mahkemesi 2017/252 Esas sayılı dosyası nezdinde kabul edilen maluliyet oranının artması nedeniyle, davacının mesleğinde kazanma gücü kaybının da arttığı gözetilerek yaralanmasına sebebiyet veren davalıdan kalıcı iş gücü kaybı zararının tazmini gerektiğini beyanla 10.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirkette yaşanan iş kazası sebebi ile davacının daha önce ... 2.İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtığını, söz konusu bu davada davacının; 15.03.2017 tarihinde tarihinde 16:00-24:00 vardiyası çalışması sırasında saat 19:00 sıralarında 408 no'lu konvektör preste çalıştığı sırada sacı ayarlamak için bakımcıların kullandığı kapıyı açıp müdahale ettiği sırada yardıma gelen Ahmet Domurcuk isimli kişi ile işlemi gerçekleştirirken sol eli pres kalıbı arasında kalarak işaret ve orta parmağının uç kısmında ezilme meydana geldiğini iddia ederek, söz konusu iş kazası nedeniyle uğramış olduğu tüm zararının tazminini talep ettiğini, yargılama sırasında davacı asılin 06/10/2017 havale tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile 115.000,00 TL'nin kendisine ödenmesinden dolayı sulh olduklarını bildirdiğini ve ... 2.İş Mahkemesi tarafından tarafların sulh olması gerekçesi ile davanın konusuz kalmasına karar verilerek dosyanın kapatılarak kesinletiğini, bu aşamadan sonra davacının kesin hüküm sebebi ile aynı olaya dayalı olarak dava açma hakkının bulunmaması sebebi ile davanın ön inceleme aşamasında reddinin gerektiğini, davacının olay sebebi ile maluliyetinin daha sonradan %10,3 olduğunun tespit edildiğini, davacı davasında her ne kadar ilk yargılama esnasında maluliyetinin %15 olduğunu ileri sürmüş ise de, yine dilekçesinde bahsedildiği üzere maluliyetin yalnızca %10,3 seviyesinde olduğunu, davacının geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasının ... 2.İş Mahkemesinin 2018/201 Esas sayılı dosyası ile devam etmekte olduğunu, bu dosyanın yapılan yargılamasında davacının maluliyet oranının %10,3 seviyesinde olduğunun YSK raporu ile tespit edildiğini, rapora davalı tarafça itiraz edilmesi sebebi ile dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini ve incelemenin devam ettiğini, ancak davacının maluliyet seviyesinin iddia edildiğinin aksine %45 seviyesinde hiçbir zaman olmadığını, iş kazasına konu olayda davacı yapmaması gerektiği halde konvektör pres makinesinde bakımcıların kullandığı makine kapağını açarak kalıp bölümündeki saçın ayarını yaptığı sırada arka makinede çalışan diğer bir operatörün yapmaması gerektiği halde yardıma geldiğini, her iki işçinin güvenlik önlemini bypass etmek için kapıdaki güvenlik mandalını devre dışı bıraktığını ve hileli bu davranışları sonrasında davalı şirketin önlemek üzere onca eğitim verdiği ve güvenlik tedbiri aldığı kazanın meydana geldiğini, bu olaya da her iki işçinin kolaycılığa kaçmak için pres makinesindeki güvenlik önlemini bypass etmesinin sebep olduğunu, davacının kaza sırasında 10 yıldan fazla süredir operatör olarak görev yaptığını, dolayısıyla pres makinesinde bir kişinin çalışması gerektiğini ve yardım alınmadan saçın düzeltilmesi gerektiğini bildiğini, davalı şirkette yapılan işe özel ve genel iş güvenliği eğitimleri verildiğini, kullanması gereken uygun nitelikteli kişisel koruyucu donanımların temin edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davaya konu 15.03.2017 tarihli iş kazası nedeniyle davacı tarafından davalıya karşı ... 2.İş Mahkemesinin 2017/252 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup, Mahkemenin 2017/273 Karar sayılı 11.10.2017 tarihli kararı ile "sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına " dair karar verilmiştir. Davaya konu iş kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranı SGK İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 26.08.2019 tarihli kararı ile %10,3 olarak belirlenmiş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da 08.06.2020 tarihli rapor ile sürekli iş göremezlik oranının %10,3 olduğuna ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verilmiştir. Eldeki davada davacının maluliyet oranının tespiti yanında, maluliyet oranında bir artış meydana gelmişse maluliyetin hangi tarihten itibaren arttığı hususunda Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor talep edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu 31.10.2022 tarihli raporunda davacının iş göremezlik derecesini %12 olarak belirlemiştir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunduğundan bu konuda son merci olan Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan maluliyet oranına ilişkin rapor talep edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunun 07.09.2023 tarihli raporunda davacının eldeki davaya konu 15.03.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan sürekli iş göremezlik oranı %11,3 olarak belirlenmiştir. Dava dilekçesindeki beyan ve talepler incelendiğinde, davacı tarafın dava dilekçesinde "...bu kapsamda vekil eden tarafından ... 2. İş Mahkemesi 2017/252 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş ve ... Devlet Hastanesi'nin % 15 oranlı raporu dikkate alınarak 115.000,00 TL tazminat tutarı üzerinden davalı ile sulh olunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından yapılan tespitte ise müvekkilin beden gücü kayıp oranının % 10,30 olarak belirlendiği bildirilmiştir. Davalı ile müvekkilin sulh olunması akabinde müvekkilin kazaya bağlı arazları nüksetmiş ve müvekkilin mevcut arazının ... Devlet Hastanesi'nin raporu ile de sabit olduğu üzere % 45 oranına yükseldiği tespit olunmuştur. Müvekkilin sulh ile sonuçlanan ... 2. İş Mahkemesi 2017/252 Esas sayılı dosyası nezdinde kabul edilen maluliyet oranın artması nedeniyle, müvekkilin mesleğinde kazanma gücü kaybının da arttığı gözetilerek yaralanmasına sebebiyet veren davalıdan kalıcı iş gücü kaybı zararının tazmini gerekmektedir. ..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Buna göre tarafların ... 2.İş Mahkemesinin 2017/252 Esas sayılı dosyasında %15 maluliyet oranı üzerinden sulh oldukları sabittir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 14.03.2017 tarihinde davalı firma nezdinde çalıştığı esnada arkadaşının bir anlık dikkatsizliği nedeniyle iş kazası geçirdiğini, ağır derecede yaralandığını, davacının kalıcı maluliyeti açısından 11.07.2017 tarihinde ... Devlet Hastanesi ne başvurduğunu ve % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, ... 2. İş Mahkemesi 2017/252 Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiklerini, ... Devlet Hastanesinin % 15 oranlı raporu dikkate alınarak 115.000,00 TL tazminat tutarı üzerinden davalı ile sulh olunduğunu, davalı ile sulh olunmasının akabinde davacının kazaya bağlı arazlarının nüksettiğini ve davacının mevcut arazının ... Devlet Hastanesinin raporu ile sabit olduğu üzere maluliyetinin % 45 oranında yükseldiğinin tespit edildiğini, davacının maluliyet oranının artması nedeniyle davacının mesleğinde kazanma gücü kaybının da arttığı gözetilerek yaralanmasına sebebiyet veren davalıdan kalıcı iş gücü kaybının da arttığı gözetilerek kalıcı iş gücü kaybı zararının tazmini maksadıyla ... 3 İş Mahkemesi 2021/201 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak Mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak hatalı bir şekilde karar verildiğini, dosyaya sunulan ATK raporlarına yapılan itirazlarının neticesinde itirazlarını karşılar mahiyette rapor düzenlenmediğini, dosyada bulunan ATK raporlarındaki değerlendirmelerinin dava konusu uyuşmazlığa çözüm olabilecek nitelikte olmamasına rağmen Mahkemece bu yöndeki itirazları dikkate alınmadan hatalı olarak davanın reddine karar verdiğini, ATK tarafından artan maluliyete ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmadığını, doğal olarak davacının artan maluliyeti olup olmadığına ilişkin tespit yapılmadığını, *artan maluliyet hususunun tespit edilmesi ve yönetmelik farkının açıklanması yönünde rapora itiraz edildiğini ve dosyanın Adli tıp Üst Kuruluna gönderildiğini ancak 14.09.2023 tarihli ilgili üst kurul raporunda da 3 ihtisas kurulu raporunda belirtilen tespitlerin aynı şekilde yapıldığını, bu kapsamda davacının maluliyetinin artıp artmadığının aynı yönetmelik hükümleri kapsamında tespiti gerektiğini, dosyaya gelen ATK raporlarının dosyadaki verilerle ve diğer Kurum ve hastanelerden alınan sağlık kurulu raporları ile çelişkili olduğunu ve hükme esas alınamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.