(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10483 E. , 2010/11915 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10483 E. , 2010/11915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı 116 ada 13 numaralı parsel yararına davalılara ait 12 ve 22 numaralı parsellerden geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Bu nedenledir ki geçit hakları kurulurken tarafların yarar ve zarar dengesi, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre belirlenmeli, genel yola çıkmak için davacının ihtiyacını karşılayacak birden fazla seçenek varsa mutlaka ona en yararlı ve an az masraflı olacak yerden değil, geçit hakkı vermekle yükümlü olanlardan da en az zarar görecek olanın veya olanların da durumu dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre karşılanmalıdır. Mahkemece fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.05.2010 tarihli rapor ve krokide belirtilen seçeneklerden A harfi ile gösterilen yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz 1622.00 metrekare, komşu 22 parsel numaralı taşınmaz ise 2442.84 metrekaredir. A seçeneğindeki geçit 66.40 metrekare, B seçeneğindeki geçit ise 70.23 metrekaredir. Davacı taşınmazının geçit gereksinimi bulunduğu sabit ise de davalı taşınmazlarının büyüklükleri, kullanım şekilleri, geçitle yükümlü olacakları miktarlar ve yukarıda açıklanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince geçit hakkının 22 numaralı parselden kurulmasının daha uygun olduğunun gözetilmemesi doğru görülmemiş olup kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ...’ın temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.