11. Ceza Dairesi 2015/8361 E. , 2016/1504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I) Sanık ... hakkında 09.09.2005 tarihli
**11. Ceza Dairesi 2015/8361 E. , 2016/1504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I) Sanık ... hakkında 09.09.2005 tarihli tapu kaydı belgesi yönünden “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı bir sebebin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II) Sanıklar hakkında verilen diğer kararlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1) Sanık ... tarafından sanık ...'e gerçeğe aykırı olarak düzenlettirilen 24.08.2006 günlü tapu kaydı belgesinin hazırlandığı tarihte, Malazgirt Tapu Sicil Müdürlüğünün 16.07.2008 günlü yazısında ...'in müdür vekili olarak görev yapmadığının bildirilmesi karşısında sanıkların eylemlerinin TCK'nun 204/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini, 2) Sanıklar ... ve ... için 09.09.2005, sanıklar ... ve ... için 24.08.2006, sanık ... için 26.09.2006 tarihli belgeler kullanılarak işlenilen nitelikli dolandırıcık suçları açısından Mal Müdürlüğünün 28.03.2013 günlü yazısında ...'in oluşan kamu zararını 04.04.2008 tarihinde giderdiği, ... ve ... yönünden ise banka hesaplarından tahsili yoluna gidildiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar hakkında TCK'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Sanık ... tarafından sanık ...'e 26.09.2006 günlü tapu kaydı belgesinin gerçeğe aykırı olarak düzenlettirildiğinin ve DGD için kullanılarak haksız menfaat temin edildiğinin iddia ve kabul olunması, sanık ...'ın suçlamayı kabul etmemesi, sanık ...'nin sahte belge düzenlemediğini savunması, 16.08.2010 tarihli ekspertiz raporunda suça konu belge üzerindeki imzanın sanık ...'ın eli ürünü olmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'ın atılı “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarını işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin, somut ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilmediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, bu gerekçe doğrultusunda sanık ...'nin sahtecilik eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesi kapsamında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4) Sanık ... hakkında sahte tapu kaydı belgesi düzenlemesi sebebiyle açılan kamu davasında, UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanığın Malazgirt İlçe Tapu Sicil Müdürlüğünde müdür vekili ve veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yaptığı sırada gerçeğe aykırı belgeler düzenlediğine ilişkin benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle derdest olan ve temyiz incelemesi sırası bekleyen kamu davaları bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın benzer nitelikteki Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/358, 2012/393, 2013/325, 2014/92, 2015/17, 2015/104, 2015/128, 2015/166, 2015/266, 2015/267, 2015/380, 2015/381 Esas sayılı dava dosyaları ile varsa benzer eylemleri nedeniyle açılmış başka davaların akıbeti araştırılıp mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ... müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.