11. Ceza Dairesi 2012/12689 E. , 2012/20638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, sahte reçete düzenlemek HÜKÜM : Ortadan kaldırma 1-Katılan vekilinin, sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandı
**11. Ceza Dairesi 2012/12689 E. , 2012/20638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, sahte reçete düzenlemek HÜKÜM : Ortadan kaldırma 1-Katılan vekilinin, sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasadaki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Katılan vekilinin, sanıklar hakkında "sahte reçete düzenlemek" suçundan kurulan "zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma" hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin son reçetenin düzenlendiği 08.05.2000 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5237 sayılı TCK’nun 210. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye paralel olan 765 sayılı TCK’nun 354. maddesi, memur olmayan ya da özel yasalarına göre memur gibi cezalandırılmaları gerekmeyen doktor, eczacı veya sağlık memurunun resmî makamlara sunulmak üzere özel nitelikte belge (sahte reçete) düzenleyip vermesi ve verilen bu belgelerin (sahte reçetelerin) kullanılması suçlarını tanımlayıp yaptırıma bağlamıştır. Memur olan ya da özel yasasına göre memur sayılan doktor, eczacı veya sağlık memurunun resmî görev ve yetkisini kötüye kullanarak görevi gereği sahte reçete düzenlemesi eylemleri, bu maddelerin kapsamına girmemekte olup, suç tarihinde Beykoz Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan sanıkların ... ve...isimli hastaları görmeden ve muayene etmeden ... isimli firmanın getirdiği sağlık karnelerine, doktor ...'ın reçete yazdığı, doktor ...'ın da reçeteleri onayladığı ve bu reçeteler ile...isimli hastaya iki adet işitme cihazı yazıldığı halde bir adet teslim edildiği, diğer hasta ...'e de iki adet cihaz yazıldığı halde hiç cihaz teslim edilmediği ancak, bu kişilere ilişkin faturalarda ikişer adet cihaz teslim edildiğinin belirtildiği ve böylece sanıkların adı geçen hastaları görmeden ve muayene etmeden reçete yazıp ... firması vasıtasıyla katılan kurumun dolandırılması suçuna iştirak ettiklerinin iddia edilmesine göre; adı geçen sanıkların sahte reçete düzenlemek şeklindeki sahtecilik eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80 (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1.) maddelerinde öngörülen “zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğu ve olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmediğinin gözetilmemesi ve her iki sanığın da hastaları görerek reçete yazdıklarını, reçetelerin sahte olmadığını savunmaları, sanık Doktor ...'ın bu beyanının yanında, ayrıca reçeteleri onaylama görevinin olmadığını ve iddianamede iddia edildiği gibi diğer sanık tarafından düzenlenen reçeteyi onaylamadığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; gerek ismi geçen hastaların, gerekse hastahanede çalışan görevlilerin ve ... şirketi adına bu hastahaneye gelen çalışanların dinlenip, gerektiğinde suça konu reçetelerdeki onaylama mahiyetindeki imzanın aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde, eylemin sübutu halinde 765 sayılı TCK’nun 354. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle, davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.