10. Hukuk Dairesi 2023/5592 E. , 2023/6085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/884 E., 2023/23 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikle
**10. Hukuk Dairesi 2023/5592 E. , 2023/6085 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/884 E., 2023/23 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. Davalı SGK Başkanlığı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/230-2015/364 sayılı kararı ile "davanın kabulüne, Davacının davalı şirket bünyesinde 01.03.1999- 10.02.2012 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının ve çalıştığı bu sürenin tamamının diğer davalı SGK'ya bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 02.05.2016 tarih ve 2015/16166 -2016/8626 sayılı kararında; "Yapılacak iş, davalı işveren adına tescilli işyeri bulunup bulunmadığını, bulunuyor ise hangi tarihler arasında kanun kapsamında olduğunu davalı Kurumdan sormak, davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, davalı şirketin vergi mükellefiyetinin hangi tarihlere ilişkin olduğunu tespit etmek, ticaret sicili kayıtlarını istemek, davalı yanın 1998-2003 yılları arasında işyerini üçüncü bir şirkete kiraladığına, bu tarihlerde faaliyette bulunmadığına ilişkin savunmasını açıklaması, dayanağı belgeleri ibraz etmesini istemek, davacının ve beyanına başvurulan tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, tuğla fabrikası olan davalı işyerindeki yükleme-boşaltma işinin mevsimlik çalışmayı gerektiren bir iş olup olmadığını, davalı işyerinde yılın tamamında çalışılıp çalışılmadığını araştırıp belirlemek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "davanın kısmen kabulüne, 1-Davacının, davalı Saran Tuğla Kiremit San. ve Tic. AŞ. nezdinde bir hizmet akdine bağlı oolarak -01.04.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 270 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 270 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 270 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 270 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 240 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 174 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 33 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 270 gün, çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 39 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 270 gün, çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 43 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 270 gün, çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 29 günün kuruma bildirilmediğinin, -01.04.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 270 gün çalıştığı ve bu dönemde çalışılan 28 günün kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının yılın 12 ayı çalıştığını, kararın gerekçe ve hüküm kısmı uyuşmadığını, söz konusu dönemlerde 270'er gün çalıştığı, kuruma bildirilmeyen sürelerin 33, 39, 43, 29 ve 28 gün bildirilmediği belirtildiği, hatta 2006- 2009 arası ve 2011 yılına ilişkin hiçbir saptamada bulunulmadığını, hüküm kısmında ise farklı tarih ve sürelerden bahsedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili; Yargıtay kararında belirtilen hususların araştırmayıp dikkate alınmadığını, kararın tüm yönleriyle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı SGK Başkanlığı vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin değerlendirilmediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir. Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. 3. Değerlendirme Eldeki davada, davacının 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının talep konusu dönemde hiç bildirimi olmadığı, Mahkemece verilen 23.11.2022 tarihli kısmen kabul kararının gerekçe kısmında "aynı isimdeki tanık ...'ün Hizmet cetveli esas alınarak eksik gün tespitlerinin yapıldığı, kısa kararda bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiği, bilirkişi raporundaki hatanın gerekçeli kararın yazımı sırasında farkedildiği, davacının üretim sezonu başlangıcı olan 01.04.1999 yılında davalı işveren şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığı, 01.04.1999-31.12.1999 ilâ 01.04.2011-31.12.2011 tarihleri arasında her yıl 1 Nisan ve 31 Aralık tarihleri arasında çalıştığı" denmiş hüküm kısmında ise, "2007 ve 2008 yılları dahil edilmeden 01.04.1999-31.12.1999 ilâ 01.04.2010-31.12.2010 tarihleri arasında çalıştığına ancak kuruma bildirilmeyen sürelerin her yıl farklı olduğuna" karar verilerek, toplam gün süreleri de hatalı hesaplanmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulup, kuruma bildirilmeyen süreleri göstermek suretiyle dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.