10. Hukuk Dairesi 2024/1231 E. , 2024/3117 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3016 E., 2023/3236 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/446 E., 2021/223 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ve zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın…
**10. Hukuk Dairesi 2024/1231 E. , 2024/3117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3016 E., 2023/3236 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/446 E., 2021/223 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ve zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kuruma 2017 yılı itibariyle emekliliğe hak kazanması dolayısıyla başvuruda bulunduğu, davalı Kurumca kayıtları incelenerek 2207123666 tahsis numarasıyla dosya açıldığı, davacının doğum borçlanması yaptığı, emeklilik işlemlerinin yapıldığı ve emeklilik aylığının bağlandığı, daha sonra Kurum tarafından 1989 tarihli sigorta girişinin kısa vadeli sigorta kollarına tabi olduğu gerekçesiyle emekli aylığının durdurulduğu yönünde kendisine bilgi verildiği, buna ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun gereği dava açmadan önce Kuruma başvuruda bulundukları, Kurumca 11.12.2019 tarihli yazı cevabıyla davacının 1989 - 1993 yılları arasındaki çalışmalarının SSK kayıtlarında uzun vadeli olarak geçiyor olsa da bunun sehven yapılan bir hatadan kaynaklandığı, kısa vadeli sigorta olduğu, bu sebeple emekliliğe esas teşkil edemeyeceği yönünde bilgi verildiği, davacının davalı Kurumun emeklilik onayından sonra işten çıktığı ve doğum borçlanması yapıp ödeyerek emekli olduğu, hem işini kaybettiği, hem de borç altına girdiği, ciddi bir hak kaybına uğradığı iddiasıyla davalı Kurumun 2207123666 tahsis numaralı emeklilik işleminin iptaline dair kararının kaldırılmasına, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi kaybın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda 489261-34 işyeri sicil numarasıyla işlem gören Bakırköy Kız Meslek Lisesi unvanlı işyerine ait 01.01.1987 - 30.04.1993 yılları arasında verilen 4 aylık dönem bordrolarında yapılan incelemede kısa vade sigorta kollarına (stajyer öğrenci) tabi olması gerekirken sehven tüm sigorta kollarından (uzun vade sigorta kolları) bildirim yapıldığının tespit edildiği, davacının dosyasının tetkikinde 489261-34 işyeri sicil numaralı Bakırköy Kız Meslek Lisesi unvanlı işyerinde geçen 01.10.1989 - 30.09.1990 tarihleri arası 240 günlük çalışmasının kısa vadeli sigorta kollarına tabi verildiğinin saptandığı, davacının 01.10.1989 - 30.09.1990 tarihleri arası çalışmalarının kısa vadeli sigorta kollarına çevrildiği, emeklilik hesabında dikkate alınmadığı, günlerinin iptali sonrası 01.11.2017'den itibaren geçerli olan 2207123666 tahsis numaralı emekliliğinin iptal edildiği, davacının kasıtlı ve kusurlu davranışları nedeniyle kendisine Kurumca yersiz ödemeler yapıldığı, Kurumun herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yaşlılık tahsis talebinde nazara alınan 01.10.1989 - 30.09.1990 arasında tüm sigorta kollarından yatan primlerinin geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının SGK giriş bildirgesinde işvereninin Bakırköy Kız Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi olduğu ve bu okulun davacıyı staja gönderdiği, dinlenen tanıkların da staj yaptığını beyan ettikleri, stajyer çalışmasında kısa vadeli sigorta kollarından prim ödeneceği uzun vade sigorta kolundan prim tahakkuk edilmeyeceği mevcut yasal düzenlemeyle belirlenmiş olup, her ne kadar davacı fiilen çalıştığını beyan etmekte ise de dinlenen tanıkların haftanın 2 günü okulda 3 günü staja gittiklerini beyan ettikleri, bu bölümün uygulama eğitimi olduğu, stajyer olarak kısa vadeli sigorta kollarından primi yatması gerekirken uzun vadeli sigorta kolundan yatırılmış primlerin Kurum tarafından iptalinin mevcut yasal düzenlemelere göre yerinde olduğu, kısa vadeli sigorta kolundan yatan primler arasında ihtiyarlık primi bulunmadığı, bu sürelerin başlangıcı sigortalılık başlangıcı olarak sayılmaması ve giderek de davacının bundan sonraki ilk prim ödeme tarihi 10.02.2006 olduğundan bu tarih nazara alındığında 58 yaş 7000 gün şartı gerektiğinden talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamadığı, diğer taraftan doğum borçlanması için tüm sigorta kollarından tescil şartı değil yasanın yalnızca tescil şartını aramakta olduğu dikkate alındığında davacının doğum borçlanmaları geçerli olduğu gibi bu borçlandığı süre kadar sigortalılık başlangıcı da geriye gideceğinden mevcut duruma göre giriş tarihi 1081 gün geri götürülerek 09.02.2003 tarihi olacağından yine talep tarihinde 58 yaş ve 7000 gün şartı arandığından ve yasal koşulları oluşturmadığından yaşlılık aylığının kesilmesi yolunda ki Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının bir diğer talebi olan Kurum işleminin iptal edilmemesi halinde bakiye hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın tarafına ödenmesi talebine ilişkin olup, bu bakımdan Kurumun Bakırköy Kız Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi'nin vermiş olduğu dört aylık bildirge, aylık bildirge ve yatan primler üzerinden işlem yaptığı, dönem bordrosunun işveren tarafından verilerek priminin yatırılmış olması durumu karşısında Kurumun bir kusurunun bulunmadığı ve Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının staj süresi olarak belirtilen tarihlerde yalnızca staj yapmadığı ve fiilen çalıştığı dikkate alınarak sosyal güvenlik hakkı kapsamında bu döneme ait sigortalarının emeklilik için esas alınması gerektiği, bu hususun yerel mahkemece hiç bir surette nazara alınmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2010/106 sayılı Genelgesinin dikkate alınmadığı, ilgili genelge bakımından davacının ilk sigorta tescil tarihinin 02.10.1989 tarihi olduğu, bu tarihten sonra ilk doğum borçlanma tarihinin sigorta kayıtlarında da yer aldığı üzere 03.09.1992 olduğu ve bu tarihin esas alınarak ilgili mevzuat nispetinde değerlendirme yapılması gerektiği, ayrıca tazminat taleplerinin hiç bir şekilde incelemeye alınmadığı, Kurum kayıtlarını yanlış tuttuğundan bahisle davacının emekliliğini iptal etmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ve zararın tazmini davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 ve Geçici 81, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 uncu maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.