9. Ceza Dairesi 2024/4252 E. , 2025/177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/260 E., 2014/315 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar .... ve .... müdafiinin kanuni süresinden sonra yap
**9. Ceza Dairesi 2024/4252 E. , 2025/177 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/260 E., 2014/315 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar .... ve .... müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde; 1. Sanıklar ..., ... ve ....'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 2. Suça sürüklenen çocuk ...'ün ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan mağdurenin ruh sağlığını bozmalarına rağmen anılan ağırlaştırıcı maddenin haksız şekilde uygulanmadığına ve kararın bu nedenle bozulması talebine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle beyan dışında delil bulunmadığına, katılan mağdurenin ailesinden korkarak müvekkiline suç isnat ettiğine, alınan raporlarda livataya ilişkin bulgu tespit edilmediğine, DNA örneklerinin müvekkiline ait olmadığına, sanığın olay yerinde bulunmadığına, iletişim kaydına rastlanmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, şartları oluşmasına rağmen indirim hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. E. Suça Sürüklenen Çocuk ... ile Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle katılan mağdurenin etki altındaki çelişkili beyanlarına göre hüküm tesisinin hatalı olduğuna, eylemin en fazla cinsel istismar düzeyinde kaldığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının da oluşmadığına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, 30.05.2014 tarihli Adli Tıp Kurulu 6. İhtisas Dairesi rapor içeriği dikkate alındığında Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... ile Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Suça sürüklenen çocuk ...'ün 18.12.2011 tarihli kolluk ifadesinde sanık ...'yı suçlayıcı beyanlarda bulunması nedeniyle sanık ... ile aralarında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerektiği gözetilmeden, aynı avukat tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1-b ve 5271 sayılı Kanun'un 152. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlerde olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda değişkenlik gösteren soyut beyanları, sanığın aşamalardaki savunması, iç beden muayene raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, katılan mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafileri ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... ile Sanıklar .... ve .... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ... yönünden esası incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, suça sürüklenen çocuk ile sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Üye ...'ın karşı oyuyla ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a, 103/2 ve 109/1, 109/3-f, 109/5 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, sayın çoğunluk atılı suçlardan mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı düşüncesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki ayrılık suçun sübutuna ilişkindir. Sanık ile katılan mağdurenin (mağdurenin) sosyal medya üzerinden tanışıp arkadaş oldukları, bir süre mesajlarla iletişimlerini sürdürdükten sonra, buluşmaya başladıkları hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mağdureyi sabaha karşı evlerin dışında tanık .... ile konuşurken gören katılan anne, mağdur kızını sorguladığında, sanık ile beş gün önce aralarındaki mesajlaşmaları ailesine gösterme tehdidi ile mağdureyi bölgedeki fındıklık alana götürüp livata eyleminde bulunduğunu öğrenmiş ve gece 05:00'da polis 155 hattını arayarak şikayetini intikal ettirmiş olup, bu suretle gerçekleşen intikalin doğal olduğu anlaşılmıştır. Katılan mağdurenin kollukta bir kez, Cumhuriyet savcılığında üç kez ifadesi alınmış, tüm ifadelerinde özü değişmeyen bir şekilde sanık ...'ın eylemlerini ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Kovuşturma aşamasında Ağır Ceza Mahkemesinde mağdurenin isteği üzerine eski ifadeleri okunup hatırlatılmış ve mağdure sanığın zorla ırzına geçtiğini söylemekle yetinmiş ve ayrıntılı bir anlatımda bulunmamıştır. Aynı celsede hazır bulunan sosyal hizmet uzmanı, mağdurenin aşırı anksiyete ve korku yaşadığına dair gözlemini bildirerek, davaya konu olaydan sonra geçirmiş olduğu ağır travma yüzünden yatılı psikolojik tedavi aldığını, intihar girişimlerinde bulunduğunu, ailesinin mağdurenin maruz kaldığı olaylar nedeni ile 2-3 defa mevcut adreslerinden taşınarak ikamet yerlerini değiştirdiklerini, mağdurenin olaylardan/olaydan sonra ağlama nöbetleri, uyku ve beslenme bozukluğu, kabus ve halüsinasyon görme, evden kaçma, derslerinde başarısızlık, insanlara güvensizlik gibi sorunlar yaşadığı yönünde bilgiler edinildiğini, halen sosyal yaşantısını normal olarak sürdürmekte sorunlar yaşadığını, intihar eğilimi gözlemlendiğini bildirmiş, bunun yanında adli tıp kurumundan alınan raporda da mağdurenin eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulup intihar girişimlerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu saptamalar birlikte değerlendirildiğinde, mağdurenin kovuşturma aşamasında detaylı anlatımda bulunamamasının içinde bulunduğu olumsuz hal nedeniyle olduğu şüphesizdir. Diğer sanıklardan telefon numarasını temin ederek ısrarla mağdur ile konuşmak isteyen, intikal günü konuşmak için mağdureyi dışarıda bekleyen tanık ..... ile gece 05:00 sıralarında sokaktaki görüşmesini fark eden annesinin, kızı mağdureden öğrendiği olayları adli makamlara intikal ettirmesi üzerine ifadesi alınan mağdure, bu tanığın kendisine yönelik cinsel bir eyleminin olmadığını beyan etmesi mağdurenin esasında ifadelerindeki samimiyetini de göstermektedir. Özellikle intikalden önce maruz kaldığı son istismar vakası olan sanığın eyleminden beş gün sonra mağdurenin yapılan iç beden muayenesinde anal mukozada laserasyon tespit edilmesi de mağdurenin aşamalardaki tutarlı beyanını doğrulamaktadır. Tüm yargılama süresince sanık ve mağdure arasında bir husumet iddiasında da bulunulmamıştır. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde eylemin sübut bulduğu kanaatinde olduğumdan, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eylemin sübut bulmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına dair görüşüne katılamıyorum.