(Kapatılan)21. Ceza Dairesi 2015/10592 E. , 2017/1016 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş y…
**(Kapatılan)21. Ceza Dairesi 2015/10592 E. , 2017/1016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Heyetin sayın çoğunluğu ile oluşan uyuşmazlık, beraat ile sonuçlandırılmış bir davada hükümden sonraki lehe yasa değişikliği gerekçe gösterilerek usul bozması yapılmasının usul ve yasaya uygun ve sanık lehine olup olmadığı hususundadır. Halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde 1. fıkrasının 1. bendine göre "Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ... karar verilmesi icap ederse temyiz mahkemesi kendisi davanın esasına hükmeder" denilmektedir. Bu maddede açıkca yerel mahkemenin beraat veya düşme kararı dışında verdiği kararlarının dahi toplanan delillere göre vakıanın daha fazla aydınlatılmasının gerekmeyeceği anlaşılırsa temyiz mahkemesinin yerel mahkemenin yerine geçerek beraat kararı verebileceği belirtilmektedir. Buna göre beraat kararı dışındaki hükümlerde bile vakıa daha fazla araştırma ve incelemeyi gerektirmiyorsa temyiz merciince incelenerek beraat kararı verilebiliyor ise çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince lehe yasa değişikliği olsa bile beraat hükmünün esastan incelenerek doğru ise onanmasına karar verilmesi yasa gereğidir ve öncelik içermektedir. Mevcut olayda yerel mahkeme topladığı delillere göre beraat kararı vermiştir.