(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2754 E. , 2008/6418 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.08.2004 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereğ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2754 E. , 2008/6418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.08.2004 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, yol olarak kullanılan kısmı davalının tel çekmek suretiyle kapattığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava konusu yer kadastro yapılarak çap kaydına bağlanmamış olduğundan kullanılan yolun kadim yol olup olmadığının araştırılması gerekir. Buna göre bir yerin umumun faydalandığı yol olabilmesi için kadimden beri herkesin kullandığı genelin istifadesine sunulmuş yol olması gereklidir. Davacı, dava dilekçesinde kadim yol iddiasına dayanmış ise de, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler genel olarak ifadelerinde bir kağnı arabası geçebilecek genişlikteki çekişmeli yolu davalı tarafından kapatılana kadar davacının kullandığını 10-15 yıl önce davalı tarafından çekişmeli yolun iptal edilerek krokide mevcut yol olarak gösterilen güzergahın kullanılmaya başlandığını ve halen de bu yolun kullanıldığını söylemişlerdir. Taraf anlatımları ile mahalli bilirkişilerin beyanlarından anlaşılacağı gibi dava konusu yerin kadim yol olmadığı, açık olduğu zamanlarda da sadece davacı tarafından kullanılmakla umumun faydalandığı bir yol da olmadığı, davacının kadim yol iddiasını isbat edemediği gibi burasının kadim yol olarak kabulü de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.