12. Ceza Dairesi 2020/5049 E. , 2023/5400 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/413 E., 2015/345 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürü…
**12. Ceza Dairesi 2020/5049 E. , 2023/5400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/413 E., 2015/345 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 45.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/131073 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği; 1. Kararın eksik inceleme ile verildiğine, 2. Kusur tespitine, Yerel mahkemece ceza hukukumuzdaki temel ilke olan cezalandırma yerine asli olarak ıslah etme ilkesini hiçe sayarak hukuka aykırı davranmış ve mahkumiyet verilmiş olduğuna, 3. Müvekkilinin beraatine şayet aksi kanaat hasıl olur ise lehe olan hükümler uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine,İlişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği; 1. Kararın eksik inceleme ile verildiğine, 2. Mahkumiyet kararının paraya çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile; "...Gerek soruşturma aşamasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile Trafik Bilirkişisi tarafında düzenlenen rapor gerekse kovuşturma aşamasında mahkememizde yapılan keşif sonucu bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunda; Sanık sürücü ...'ın meydana gelen olayda dikkatsiz,tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesi gereği asli ve tam kusurlu olduğu, yayalar ..., ... ve ...'in ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın üzerine atılı taksirle iki kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu açısından aranan kriterler somut olay açısından değerlendirildiğinde;yukarıda antalıtan şekilde gerçekleşen olayda sanığın üzerine atılı suçu işlediği tam bir vicdani kanaatle sabit görülmüş ve sanık hakkında TCK 85/2 maddesi uyarınca ceza tayin edilmiştir. Sanık hakkında ceza tayin edilirken olayın oluşuna göre suçun işleniş biçimi,meydana gelen zararın ağırlığı,sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlık derecesi gözönünde bulundurulmuş ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulmuş, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında hükmolunan ceza; sanığın daha önceden adli sicil kaydında sabıkasının olmaması,sanığın kişiliği,sosyal ve ekonomik durumu,olaydan duyduğu pişmanlık,olayın oluş şekli ve olaydan sonra kaçmaması gibi hususlar gözetilerek TCK 50/4 ve TCK 50/1-a maddesi delaletiyle sanık lehine değerlendirilmiş ve TCK 52/1-2. madde uyarınca , tayin olunan ceza günlüğü takdiren 20 TL'den olmak üzere 45.600,00 TL adli para cezasına çevrilerek sanığın bu para cezasını TCK 52/4. maddesi uyarınca 24 eşit taksitte ödemesine, TCK 53/6. maddesi hükmü gereğince de 1 yıl 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına..." şeklinde gerekçelerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 45.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Olay günü saat 11:55 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 31 N 7912 plakalı otomobili ile meskun mahal dışında, asfalt kaplama iki şeritli yolda Hatay istikametinden ... istikametine seyredip, 12. Km'deki olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracı ile sağa savrulup, yolun sağındaki bankette beklemekte olan yayalar ..., ... ve ...'e çarpması ve akabinde de yol dışı kalması sonucu, ... ve ...'in öldüğü, katılan ...'in nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. 3. Ölenlerin kesin ölüm sebebini belirleyen, ... Cumhuriyet Başsavcılığına ait 20.06.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi zaptında, ...'in kesin ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı olarak genel vücut travması, beyin kanaması ve multi organ yaralanması olduğunun tespit edildiği, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına ait 20.06.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi zaptında, ...'in kesin ölüm sebebinin trafik kazası ile uyumlu olarak genel vücut travması ve beyin kanaması sebebi ile ölümün gerçekleştiğinin tespit edildiği, katılan ...'ye ait doktor raporlarına göre hayati tehlike geçirdiği, vücudunda birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmaktadır. 4. Kaza tespit tutanağında; olay mahallinin meskun mahal dışında, iki şeritli 7 metre genişliğinde düz ve eğimsiz yolda, gündüz meydana geldiği, sürücü ...'ın aracına ait, kaplama içerisinde 36.4 metre yol dışında 52 metre olmak üzere toplam 88.4 m lastik izi bulunduğuna, çarpmanın ise yolun sağındaki bankette meydana geldiğine dair tespitlere yer verildiği; kusura ilişkin olarak da, sanığın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 52/1-b ve 56/1-a maddelerini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, yayaların kusurlarının olmadığının bildirildiği; soruşturma aşamasında alınan 23.07.2014 tarihli trafik bilirkişi raporunda da; sanığın “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği; yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 01.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda da; sanığın 2918 sayılı Kanun'un 47/d ile 52 inci maddelerini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, yayaların kusurlarının olmadığı belirtildiği görülmektedir. 5. Yargılama aşamasında alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 26/08/2015 tarihli raporda; "... Mevcut verilere göre; A- Sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu hakimiyetini kaybettiği aracı ile sağa savrularak, yolun sağında, bankette beklemekte olan yayalar ..., ... ve ...'e çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile K.T.K.'nun 52/b Maddesi gereğince asli ve tam kusurludur. B- Yayalar ..., ... ve ..., gündüz vakti, olay mahallinde, yol kenarındaki bankette bekledikleri sırada, sanığın kullandığı ve hakimiyetini kaybedip, savrularak gelen aracının sadmesine maruz kaldıkları olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışları olmadığından, sonuçta atfı kabil kusurları yoktur..." görüşü bildirilmiştir. 6. Olayın tanıkları S.T., A.B.'nin anlatımları, kaza tespit tutanağı, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, olay yeri krokileri, olay yerine ait fotoğraflar, katılan ...'ye ait doktor raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 7. Sanığın atılı suçlamaları kabul ettiği ve yargılama aşamasında alınan savunmasında; "Olay tarihinde ... plakalı araçla Antakya ilinden Altınkaya beldesine doğru seyir halinde idim, yol kenarında ağabeyim çalışıyordu, kendisine bir malzeme vermem gerektiği için aracımı sağa çekip durdum, kendisine malzemeyi verdim, hatta bu sırada arkadan ambulansın geldiğini, sesi vasıtasıyla fark ettim ve ağabeyim de fark etti, hemşire olduğum için hassasiyetimden dolayı ağabeyimin de ikazı ile fazla oyalanmadan tekrar kalkış yaptım, 300 metre kadar ilerledikten sonra hızımda yanlış hatırlamıyorsam 50 km hızla devam ederken bir anda kaza yaşandı, aracımın vitesi 3. Viteste idi, ben yolun sağından ilerlerken bir anda kendimi sol şeritte geçmiş halde buldum, ... zikzak çizmeye başlayınca karşı taraftan gelen araca çarpmamak için direksiyonu tarlaya kırdım, vefat eden ve yaralanan şahıslarda tarlanın kenarında bekleyen şahıslarmış, araca ne olduğunu hatırlamıyorum, ancak ben kendimde idim, sağlıkçı olmam sebebiyle kendimde olduğumu iyi biliyorum, alkolde almamıştım, muhtemelen araçta teknik bir arıza olmuş olabilir, zaten daha öncede beyan etmiştim tekerim patlamış olacak ki, hakimiyetimi bir anda kaybettim, yoksa hızım çok azdı, zaten kaza yaşandıktan sonra da müdahale etmek istedim ancak ambulanstaki arkadaşlar beni uzaklaştırdılar, yaşananlardan dolayı çok üzgünüm." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. 8. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece katılan ... hakkında 10.04.2015 tarihinde, ... ve ... hakkında ise 26.06.2015 tarihinde katılma kararları verildiği, katılanların yargılama aşamasında alınan ifadelerinde; Katılan ...'in "İddianamede anlatılan olayları anladım. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. başka eklemek istediğim birşey yok." dediği, Katılan ...'in, "İddianamede anlatılan olayları anladım. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. başka eklemek istediğim birşey yok." dediği, Katılan ...'in, "Olayı tam olarak hatırlamıyorum. ... Ve ... ile birlikte minibüs bekliyorduk, karşıdan gelen ... bize çarptı, bu olaydan sonra herhangi bir şey hatırlamıyorum. Bizim tedavi sürecinde sanığın bize herhangi bir yardımı olmadı. Arayıp sormadı, şu an ne kadar maddi zararımın olduğunu bilmiyorum. Maddi zararımı öderse dahi şikayetimden vazgeçmem. Davaya katılma talebim vardır" dediği belirlenmiştir. 9. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Kusur Durumu Yönünden; Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu keşfe dayalı trafik bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 26/08/2015 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu hakimiyetini kaybetmesi sonucu iki kişinin ölümüne, bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu kazada tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümleri Yönünden; Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 2 yılın üzerinde olduğu, böylece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal olarak mümkün olmaması sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup,sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir 4. Lehe Hükümler Yönünden; Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, takdiri indirim maddesinin uygulandığı ayrıca tayin edilen hapis cezasının paraya çevrildiği, erteleme hükümlerinin ise uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Sonuç Cezanın Hapis Cezası Olması Gerektiği Yönünden; Dosya içeriğine göre sanığa atılı 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulamasının mümkün olduğu, Mahkemece "Sanık hakkında hükmedilen hürriyet bağlayıcı cezanın sanığın kişiliği, olayın oluş şekli, sanığın olay sonrası ve yargılama sürecinde dosyaya yanısayan davranışları, sanığın sosyal ve ekonomik durumu gibi hususlar göz önüne alınarak" gerekçelerle paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasının dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. C. Gerekçeli karar başlığında ölen ...'nın isminin iki defa yazılması ve gerekçeli karar içeriğinde "iddia" başlıklı paragrafın hatalı yazılması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. D. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.