9. Ceza Dairesi 2023/527 E. , 2023/8540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/845 E., 2021/1707 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, tehdit özel hayatın gizliliğini ihlal etmek HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şantaj, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine B
**9. Ceza Dairesi 2023/527 E. , 2023/8540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/845 E., 2021/1707 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, tehdit özel hayatın gizliliğini ihlal etmek HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şantaj, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli, 2021/646 Esas ve 2021/1050 Karar sayılı kararı ile; sanığın, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçlarından mahkûmiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/845 Esas, 2021/1707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince hükümlerin usulsüz kesinleştirilerek infaza verildiğinin anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümlerin infazının durdurulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, müvekkilinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, yine İlk Derece yargılaması esnasında avukat istemesine rağmen avukatsız olarak tutuklu olduğu halde hakkında hüküm verilerek savunma hakkının kısıtlandığını, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğini ve müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak yapılan inceleme neticesinde müvekkil hakkında beraat kararı verilmesini, aksi halde dosyadaki usul eksikliklerinin giderilmesi için dosyanın bozularak İlk Derece Mahkemesine tekrar gönderilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şantaj, Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal etmek Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında,sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.01.2022 tarihli, 2021/410 Esas ve 2022/8 Karar sayılı kararı nazara alındığında; cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi gereğince de İlk Derece Mahkemesince resen bir müdafii de tayin edilmediği, sanığa atılı cinsel saldırı suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü, eylemin silahtan sayılan bıçakla işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın hükmedilen cezada yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, silahla işlenen cinsel saldırı suçu bakımından kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu ve yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda 5237 sayılı Kanun'un uygulanan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında temel cezanın 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü, eylemin silahla işlenmesi halinde cezanın takdir hakkı kullanılmaksızın aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince bir kat artırılması halinde cezanın alt sınırının 4 yıl hapis cezası olacağı, suçun cinsel amaçla işlenmesi durumunda ise bu cezanın aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranında artırılması halinde cezanın alt sınırının 6 yıl hapis olacağı dikkate alındığında; adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa müdafii atanmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, müdafii bulundurulmadan yargılamaya devam edilerek sanık hakkında hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şantaj, Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal etmek Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/845 Esas, 2021/1707 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönlerden incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.