8. Hukuk Dairesi 2015/10532 E. , 2017/12540 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Alacaklı vekili, borçlunun 6487 sayılı Yasa gereğince maktu vekalet ücreti üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğini, İcra Müdürlüğünce mak…
**8. Hukuk Dairesi 2015/10532 E. , 2017/12540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Alacaklı vekili, borçlunun 6487 sayılı Yasa gereğince maktu vekalet ücreti üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğini, İcra Müdürlüğünce maktu tarife esas alınarak müvekkiline borç muhtıra gönderildiğini, 6487 sayılı Yasanın 1983 sonrası el atmalar için de maktu vekalet ücreti hesaplanmasını gerektiren 13.fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nin 2013/95 Esas sayılı kararı ile iptal edildiğini, ilam konusu el atmanın 1983 sonrası olduğunu, avukatlık ücret tarifesine göre alacak miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini belirterek muhtıranın iptalini talep etmiş, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici 6. maddesinin 7. fıkrasında; "Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir." Yine 13. fıkrasında da: "4.11.1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafından kamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehine hükmedilen tazminatlar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleri uygulanır." düzenlemeleri mevcuttur. Ancak 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli, 2013/95 Esas 2014/176 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra, yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa'nın 11. maddesinde, Anâyasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi düzenlenmiş, 1 38. maddesi ise hakimlere herşeyden önce Anayasa'ya uygun olarak hüküm verme yetkisi tanımıştır. Anayasa'nın 11. ve 138. maddeleri, hakime Anayasa'ya aykırılığı saptanmış, yasa hükmünü iptal kararı yürürlüğe girmemiş olsa bile uygulamama yetkisini hatta yükümlülüğünü vermektedir. Zira iptal edilen hükmün uygulanması, hak arama hürriyetinin içini boşaltma anlamına gelecek ve Hukuk Devleti ilkesi ihlal edilmiş olacaktır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay'ın iptal kararının yürürlüğe girmemiş olması halinde dahi Anayasa'ya