1. Hukuk Dairesi 2014/14122 E. , 2014/18240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 29. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2014 NUMARASI : 2013/284-2014/40 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil
**1. Hukuk Dairesi 2014/14122 E. , 2014/18240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 29. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2014 NUMARASI : 2013/284-2014/40 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davacı Mukrime tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalının kullanımdan men edildiği, ihtarnamenin tebliğ edildiği 19.6.2010 tarihinden 19.10.2010 tarihine kadar ecrimisil isteyebileceği; diğer davalılar açısından intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı Mukrime yönünden davanın kısmen kabulüne; diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu üzerinde fırın işletmesi bulunan 5979 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1190/2400 payının bir kısım davacıların mirasbırakanı B..G..'e ait olduğu, 1210/2400 payının ise ortak mirasbırakan M.. G..'e ait iken, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılar tarafından da 4.2.2010 tarihinde davacı Melahat'a satılıp devredildiği, davacıların, dava konusu taşınmazın mirasçılar arasında yapılan paylaşımda Bayram ve davacı Melahat'ın eşi olan dava dışı M.. G...'e düştüğünü, 2003 yılından beri taşınmazın üzerindeki fırın işletmesi ile birlikte tamamının davalı tarafından kullanıldığını, elde edilen gelirden kendilerine ödeme yapılmadığını ileri sürerek 16.12.2010 tarihinde eldeki davayı açtıkları, taşınmazın davalı tarafından 19.10.2010 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile dava dışı kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesi ve ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, maddi zarar yoksa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmaz yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) Öte yandan, eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olaya gelince; çekişmeye konu taşınmaz her ne kadar tapuda arsa vasfında ise de üzerinde fırın işletmesinin bulunduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre bu işletmenin ortak mirasbırakan M.. G..'den mirasçılarına intikal ettiği ve ecrimisil istenilen 14.8.2003 tarihinden taşınmazın tahliye edildiği 19.10.2010 tarihine kadar söz konusu fırın işletmesinin davalının kullanımında olduğu tartışmasızdır. Ne varki, davalı tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğundan ecrimisilin dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için istenilebilmesi mümkündür. Ortak mirasbırakandan intikal eden işletme niteliğindeki taşınmazlarda intifadan men koşulu aranmayacağından taşınmazda paydaş olan muris Bayram ve M.. G..'ün mirasçıları olan davacılar Mukrime, Yasin ve Hilmi lehine 16.12.2005 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerekirken intifadan men koşulu aranmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı Melahat'in ise muris M.. G...'ün mirasçısı olmadığından tapuda pay satın aldığı tarihten itibaren taşınmazın tahiye edildiği 19.10.2010 tarihine kadar payı oranında ecrimisil isteyebileceği kuşkusuzdur. Ayrıca, mahkemece yapılan keşif neticesinde bilirkişilerce düzenlenen rapor yukarıda belirtilen ilke ve usullere aykırı olduğundan hüküm kurmaya yeterli değildir. Hâl böyle olunca; davacılar Mukrime, Yasin ve Hilmi yönünden dava tarihinden 5 yıl öncesinden başlatılmak suretiyle 19.10.2010 tarihine kadar (taşınmazda murisleri Bayram ve M.. G..'den intikal eden tüm payları dikkate alınarak) miras payları oranında belirlenecek ecrimisile karar verilmesi, mirasçı olmayan davacı Melahat yönünden tapuda pay edindiği tarihten 19.10.2010 tarihine kadar payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi, ayrıca ecrimisil hesabında yukarıda değinilen ilke ve usul çerçevesinde bilirkişilerce ilk dönem için ecrimisil miktarı belirlenmesi, sonraki yıllar için ise ÜFE artış oranı uygulanmak suretiyle takip eden dönemler için ecrimisil hesap edilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacıların belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.