8. Ceza Dairesi 2012/33122 E. , 2012/39715 K. "İçtihat Metni" Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1, 168/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Gemlik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2012 tarihli ve 2011/79 esas, 2012/55 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete ile y
**8. Ceza Dairesi 2012/33122 E. , 2012/39715 K.** **"İçtihat Metni"** Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1, 168/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Gemlik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2012 tarihli ve 2011/79 esas, 2012/55 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla işlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un hükümlerinden yararlandırılması yönündeki talebinin reddine ilişkin Bursa 2. İnfaz Hakimliğinin 30/07/2012 tarihli ve 2012/513-511 sayılı kararına yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın kabulüne dair (BURSA) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.08.2012 tarihli ve 2012/785 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesine göre, itirazı yerinde gören merciinin, aynı zamanda itirazın konusu hakkında da karar vermesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.11.2012 gün ve 62262 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 20.11.2012 gün ve KYB-2012/285474 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen yasa yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulması nedeniyle, bu yasayolu dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/32 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da yasaya aykırılık halleri açıklanıp, bunların uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olduğu belirtilmiş ve usule ilişkin aykırılık hallerinin, hükme etkili olması halinde ancak yasa yararına bozma konusu yapılabileceği, esaslı olmayan hatalarda kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Somut olayda hükümlünün 24.07.2012 tarihli dilekçesi ile açık cezaevine nakil hakkını kazandığını, bu konuda karar verilmesini talep etmesi üzerine Bursa 2. İnfaz Hakimliğince talebin reddine dair verilen karara vaki itiraz üzerine, itiraz merciince verilen 27.08.2012 gün, 2012/785 sayılı kararda "hükümlünün 03.07.2012 tarihinde açık ceza infaz karumuna geçme hakkı kazandığını belirtilerek talebin kabulüne ve infaz hakimliği kararının kaldırılmasına karar verilmişdir. Kararda sanığın talebinin yerinde görüldüğü ve açık cezaevine geçme hakkının doğduğu belirtilmiş olduğundan, yeniden itiraz konusu hakkında karar verilmesinde zorunluluk ve fayda bulunmadığı, dosyada mevcut Açık Ceza ve İnfaz Kurumuna ayırma kararına göre de hükümlünün cezasının açık ceza infaz kurumunda infazının uygun bulunduğu ve açık cezaevine ayrıldığı, 15.11.2012 tarihinde tahliye olacağı anlaşılmakla, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma talebinde bulunulmasında zorunluluk bulunmadığı cihetle, Bursa 2. ağır Ceza Mahkemesinin 27.08.2012 gün, 2012/785 değişik iş sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmesinin temini için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.