Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Üçüncü başvurucunun annesi, ikinci başvurucunun ise eşi olan birinci başvurucu 27/6/2011 tarihinde doğum sancılarının sıklaşması üzerine Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmuş, hastane görevlilerince doğumun henüz gerçekleşmeyeceği söylenerek müdahalede bulunulmamış ve hastaneden gönderilmiştir. Aynı tarihte sancıların yeniden sıklaşması üzerine birinci başvurucu; Özel E. Hastanesine gitmiş, doğumun gerçekleşeceği anlaşılarak önce normal doğuma alınmış, suni sancı verilmiş, belirli bir sürede normal doğumun gerçekleşmemesi üzerine 28/6/2011 tarihinde sezaryenle doğuma alınmış ve doğum sırasında oksijensiz kalan üçüncü başvurucu % 99 oranında engelli olarak dünyaya gelmiştir. Doğum sonrasında SP Epilepsi tanısı konulan üçüncü başvurucu; Özel A. Hastanesine sevk edilmiş, bu hastanede yoğun bakımda kalmış, çeşitli tedaviler uygulanmış ancak sonuç olarak %99 oranında engelli olarak yaşamaya mahkûm olmuştur. Başvurucular tarafından zararlarının tazminine karar verilmesi talebiyle 28/1/2015 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yargı davası açılmıştır. Dava dilekçesinde; birinci başvurucunun 28/6/2011 tarihinde doğum sancılarının başlaması üzerine Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, hastane görevlilerince doğuma 15-20 gün kaldığı söylenilerek gönderildiği belirtilmiştir. Daha sonra doğum sancılarının artması üzerine Özel E. Hastanesine başvurduğu, burada birinci başvurucunun önce normal doğuma alındığı, normal doğumun gerçekleşmemesi üzerine sezaryenle doğumun gerçekleştirildiği, bu hastanede 3-4 gün kaldığı, bebeğin oksijensiz kalması nedeniyle hayati fonksiyonlarını yerine getiremediği ifadelerine yer verilmiştir. Özel E. Hastanesinde yoğun bakım ünitesinin olmadığı, doğumun zor gerçekleştiği, bebeğin doğum esnasında oksijensizkaldığı belirtilerek özel A. Hastanesine sevk edildiği, bebeğin adı geçen hastanenin yoğun bakımında 75 gün kaldığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak üçüncü başvurucuya SP Epilepsi tanısı konulduğu, başvurucunun beyninde kalıcı hasar oluştuğu, dava açma tarihi itibarıyla üç yaşında olan üçüncü başvurucunun konuşamadığı, beyin fonksiyonlarının hiçbirinin çalışmadığı belirtilerek maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesi talep edilmiştir. Yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/11/2017 tarihli raporda; birinci başvurucunun 27/6/2011 tarihinde saat 00'de doğum sancısı şikâyetiyle Bağcılar Devlet Hastanesine başvurduğu, burada muayenesinin yapıldığı, birinci başvurucunun 28/6/2011 tarihinde saat 00'da Özel E. Hastanesine doğum sancısı şikâyetiyle başvurduğu, normal doğumun denendiği ancak mümkün olmaması üzerine saat 10'da sezaryenle doğuma başlanıldığı ve üçüncü başvurucunun saat 45'te doğduğu ifade edilmiştir. Raporda bebeğin spontan solunumu olmadığından entübe edildiği, Özel A. Hastanesine sevkedildiği, bebeğin doğum öncesinde yapılan tetkiklerinde herhangi bir sıkıntının bulunmadığı ancak bebekte oluşan hastalığın nedeninin tam olarak bilinememesi nedeniyle idareye ve doğum eyleminde ve doğum sonrası başvurucunun tedavisi ile ilgilenen sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme 18/4/2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; doğum öncesi ve sonrası müdahalelerin bebekteki rahatsızlıkta etkisi olabileceği ve çocuğun bu rahatsızlıkla doğumunun davalı idarenin sorumlu bulunduğu hastanede gerçekleştiği bu nedenle de başvurucu ve ailesi lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular ile davalıların istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından 18/9/2018 tarihinde davalıların istinaf talebi kabul edilerek davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; birinci başvurucunun gebelik kontrollerini Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptırdığı, 27/6/2011 tarihinde saat 00 sıralarında aynı hastaneye gittiğinde doğum için bir süre daha beklenmesi gerektiğinin söylendiği, bu açıdan davalı idarenin kusurlu bir eyleminin bulunmadığı belirtilmiştir. Daha sonra birinci başvurucunun doğum sancılarının artması üzerine 28/6/2011 tarihinde saat 00 sıralarında Özel E. Hastanesine başvurduğu ve doğumun bu hastanede gerçekleştiği, özel hastane ile hasta arasındaki özel hukuk ilişkisinin var olduğu, oluşan zarar ile idarenin eylemi veya eylemsizliği arasında neden sonuç ilişkisinin bulunmadığı, özel hastaneye karşı açılacak tazminat davası açısından ise adli yargının görevli olduğu vurgulanmıştır. Nihai karar 30/10/2018 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Engin Aslan, B. No: 2017/15517, 30/6/2021, §§ 16-22; Fesih Aydar, B. No: 2015/4259, 10/1/2019, §§ 24-30; Ahmet Acartürk, B. No: 2013/2084, 15/10/2015, §§ 19-36; Elif Dandan ve İpek Melis Dandan, B. No: 2014/9973, 5/4/2018, §§ 26-