5. Ceza Dairesi 2006/6402 E. , 2010/3387 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma, rızaen alıkoyma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan, ...’ın bu suça iştirakten mahkümiyetlerine dair, Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2005 gün ve 2004/391 Esas, 2005/323 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi san
**5. Ceza Dairesi 2006/6402 E. , 2010/3387 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma, rızaen alıkoyma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan, ...’ın bu suça iştirakten mahkümiyetlerine dair, Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2005 gün ve 2004/391 Esas, 2005/323 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında alıkoyma suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak gerekçeli kararda beraetine karar vermek gerektiği belirtilmişse de hükmün esasını teşkil eden kısa kararda sanıklar ... ve ... hakkında alıkoyma suçundan hüküm bulunmadığı anlaşılmakla zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma ve bu suça iştirakten kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, sanıkların eylemlerinin aynı Yasanın 104/1. maddesine temas ettiği ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, yasal sürede şikayetçi olan mağdurenin aşamalarda da bunu sürdürdüğü, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, .../... -2- Kabule göre de; Mağdurenin kızlık zarının bozulup bozulmadığı veya sıhhatine büyük bir nakısa irasını müstelzim olup olmadığı bilimsel şekilde saptanmadan TCK.nun 418/2. maddesinin uygulanması, Kızlık bozmanın teselsül etmeyeceği gözetilmeden TCK.nun 418/2. maddesi uyarınca artırımın temel ceza üzerinden yapılması yerine 80. maddesiyle yapılan arttırım üzerinden uygulanması sonucu fazla ceza tayini, Gerekçeli karar başlığında sanıkların ana adlarının yazılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...