5. Hukuk Dairesi 2023/10773 E. , 2024/4498 K. MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1133 Esas, 2023/2363 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/10 Esas, 2022/18 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedeli ile mülkiyet ka…
**5. Hukuk Dairesi 2023/10773 E. , 2024/4498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1133 Esas, 2023/2363 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/10 Esas, 2022/18 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedeli ile mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkı ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... Mahallesi 189 parsel (ifrazen 1272) sayılı taşınmazın 15.976,46 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin ve taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi suretiyle kamulaştırma bedelinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile tespit olunan kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar, ikinci kararı ile tespit olunan fark kamulaştırma bedeline ise ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, tespit edilen toplam kamulaştırma bedeline ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olup davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekirken, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmış olmasının doğru olmadığını, ürün birim fiyatının çok yüksek alındığını, net gelir hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınamayacağını, bilimsellikten uzak olduğunu, ürün verim miktarının düşük gösterildiğini, son 5 yıla ilişkin ürün verim ortalamasının dikkate alınması gerektiğini, üretim masraflarının kalem kalem açıklanmadığını, irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer kaybı oranının % 35 olarak fazla belirlendiğini, taşınmazın kısmî kamulaştırılması nedeniyle arta kalan kısmın değer kaybına uğrayacağını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda bu hususun tartışılmadığını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, her ne kadar kamulaştırma bedelinin davalı hak sahibine derhal ödenmesine karar verilmiş ise de işbu bedele bankaya ödeme hususunda yazılan müzekkere tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kuru tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2018 yılı Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün kuru şartlarda yetişen buğday, fiğ ve kavun ürünlerine ilişkin maliyet cetveli esas alınarak değerlendirme yapılması, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden % 5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmesinin yerinde olduğu, % 150 oranında uygulanan objektif değer artışı oranının makul olduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre değer tespitinde münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masraflarının ekonomik tarım yapmaya engel olacak kadar yüksek alınması doğru olmadığı gibi brüt gelirinin 1/3'ü oranından da az olmaması gerektiğinin gözetilmesi gerekmekte olup münavebeye esas alınan kavun ürünü için üretim giderinin, brüt gelirinin 1/3'ü oranından az olamayacağı gözetilmeksizin, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edilmesinin dava konusu 189 parsel sayılı taşınmazın ifraz görüp 1271 ve 1272 parsellere ayrıldığı, 189 parsel iken tapu kaydında yer alan TEİAŞ Genel Müdürlüğü lehine kurulu 4.049,26 m²lik irtifak hakkının da 2.011,20 m²sinin 1271 parsel, 2.038,06 m²sinin 1272 parsel üzerine aktarıldığı görüldüğü halde, taşınmazın birim metrekare değeri hesaplanırken tüm bu hususların dikkate alınmamış olmasının doğru bulunmadığı, değinilen yönler gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığında hüküm altına alınması gereken toplam kamulaştırma bedelinin 744.524,90 TL olacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararıyla, 2942 sayılı Kanun'un 7139 sayılı Kanun'la değişik 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan; “... idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere ...” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan; “... idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine ...” ibaresi iptal edilmiş olmakla; kamulaştırma bedelinin davalı hak sahibine derhal ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın kaldırıldığı gözetilip Mahkemece verilen yeni kararda, mülkiyet kamulaştırması için idare lehine tapu iptal ve tescil, irtifak kamulaştırması için de idare lehine tesis ve tescil kararı kurulması gerekirken, artık infaz kabiliyeti kalmayan kaldırılan karara atıfla bu konuda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı kamulaştırma bedelinin kıymet takdir komisyonunca belirlenen ve ilk karar ile davalıya ödenen 48.274,33 TL'lik kısmı için faizin bitiş tarihinin Mahkemenin ilk karar tarihi olan 27.03.2019 tarihi, bakiyesi için ise bu bedelin ödenmesine karar verilen son karar tarihi olan 10.01.2022 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, faizin bitiş tarihinin tüm kamulaştırma bedeli için 10.01.2022 olarak alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu 189 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1271 ve 1272 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda 07.09.2022 tarihinde pasife alınıp 26.723,54 metrekare yüzölçümlü 1271 parsel sayılı taşınmazın 233 ada 31 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, yüzölçümünün ise 27.157,14 metrekareye yükseldiği; 15.976,46 metrekare yüzölçümlü 1272 parsel sayılı taşınmazın ise 233 ada 22 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, yüzölçümünün 15.899,02 metrekareye düştüğü anlaşılmaktadır. 6. Bu durumda, mahallinde teknik bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif ile kamulaştırma krokisi uygulanmak suretiyle yeni oluşan parsellerde kamulaştırmaya konu alan ile enerji nakil hattı alanı tespit edilip, irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna uygun, taşınmazın yenileme sonrası oluşan yeni ada ve parsel numaraları üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.