22. Hukuk Dairesi 2014/9965 E. , 2014/10677 K. "" MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 16/01/2014 NUMARASI : 2013/393-2014/13 Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alac…
**22. Hukuk Dairesi 2014/9965 E. , 2014/10677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 16/01/2014 NUMARASI : 2013/393-2014/13 Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, çalıştığı sürelerin usulüne uygun şekilde resmi kayıtlarda gösterildiğini, davacının iş sözleşmesinin müvekkilince feshedilmediğini, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplamasında nazara alınması gerekli kanuni kesintilerin belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." Hükümet tasarısında yer almayan bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından, esasen baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili hak arama durumunda olan kişinin, hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilerek hak arama özgürlüğü çerçevesinde mümkün olduğunca en geniş şekilde korunmasının sağlanması gerekçesi üzerinde durularak ihdas edilmiş ve nihayetinde kanunlaşmıştır.